İçeriğe atla

Venöz hava embolisi

DrSozluk sitesinden

Venöz hava embolisi (İng. venous air embolism), havanın toplardamar sistemine girerek dolaşımı engellemesiyle gelişen, yaşamı tehdit edebilen komplikasyondur.

Etimoloji

Damar içine giren havanın tıkaç oluşturmasını anlatan betimleyici bir terimdir.

Klinik bağlam

Havanın damara girebilmesi için iki koşul gerekir: damarın açık olması ve damar içindeki basıncın atmosfer basıncından düşük olması. Bu nedenle risk, ameliyat sahasının kalp düzeyinin üzerinde bulunduğu durumlarda belirgin biçimde artar. Oturur pozisyonda yapılan beyin cerrahisi, boyun ve omuz girişimleri, karaciğer cerrahisi ve baş yukarı pozisyondaki işlemler klasik örneklerdir.[1]

Girişimsel nedenler arasında santral venöz kateter takılması ve çıkarılması, hemodiyaliz kateterleri, laparoskopik cerrahide gaz insüflasyonu, endoskopik işlemler ve basınçlı sıvı sistemleri bulunur. Kateter çıkarılması sırasında hava girişi, sıklıkla gözden kaçan ancak iyi belgelenmiş bir nedendir; bu nedenle işlem sırasında hastanın baş aşağı pozisyonda tutulması, ıkınması ya da soluğunu tutması ve giriş yerinin hava geçirmez örtüyle kapatılması önerilir.

Klinik sonuç, giren havanın miktarına ve hızına bağlıdır. Küçük miktarlar belirtisiz kalırken, büyük miktarlar sağ ventrikül çıkışında hava kilidi oluşturarak dolaşımı durdurabilir. Ayrıca hava, akciğer damar yatağında iltihabi yanıt ve ödem tetikler.

Belirtiler ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürük, hipotansiyon, taşikardi, hipoksemi ve bilinç değişikliğidir. Ameliyat sırasında en erken ve en duyarlı bulgu, soluk sonu karbondioksitte ani düşüştür; bu değişiklik hava girişinin ilk uyarısıdır ve kapnografi izleminin neden zorunlu olduğunu gösterir. Klasik olarak tanımlanan değirmen çarkı üfürümü geç ve ender bir bulgudur.

Tanıda transözofageal ekokardiyografi en duyarlı yöntemdir; ancak klinik kuşku ve kapnografi bulguları, tedaviye başlamak için yeterlidir.

Tedavide ilk adım hava girişinin durdurulmasıdır: cerrahi saha serum fizyolojikle örtülür, kanama noktaları kapatılır, kateter hatları kontrol edilir ve nitröz oksit kullanılıyorsa hemen kesilir. Nitröz oksit, hava boşluklarına diffüze olarak hacmi belirgin biçimde artırır; bu nedenle kuşku durumunda derhal kesilmesi temel kuraldır.

Ardından yüzde yüz oksijen verilir; bu, hem hipoksemiyi düzeltir hem nitrojenin damar içinden uzaklaştırılmasını hızlandırarak kabarcığın küçülmesini sağlar.

Pozisyon değişikliği geleneksel olarak önerilir: hasta sol yan yatar ve baş aşağı konuma getirilerek havanın sağ ventrikül çıkışından uzaklaşması amaçlanır. Bu manevranın kanıt düzeyi sınırlıdır ancak zararsızdır ve uygulanabilir durumlarda denenir. Santral kateter varsa havanın aspirasyonu denenebilir.

Hemodinamik destek, sıvı ve vazopressörlerle sağlanır; kardiyak arrest gelişirse standart canlandırma uygulanır. Göğüs basısının havayı dağıtmaya yardımcı olabileceği bildirilmiştir. Ağır olgularda hiperbarik oksijen tedavisi, özellikle serebral tutulumda değerlendirilir.

Paradoksal emboli, önemli bir tehlikedir: patent foramen ovale ya da başka bir sağdan sola şant varlığında hava sistemik dolaşıma geçerek inme ve koroner tıkanmaya yol açabilir. Bu nedenle riskli girişimlerde şant varlığının bilinmesi önem taşır. Ayrıca akciğerdeki arteriyovenöz malformasyonlar da aynı riski doğurur; bu hastalarda damar yolu setlerinde hava filtresi kullanılması önerilir.

Korunmada damar hatlarının havadan arındırılması, kapalı sistem kullanımı, kateter işlemlerinde uygun pozisyon, cerrahi sahanın uygun düzeyde tutulması ve yüksek riskli girişimlerde ileri izlem yer alır.

Eş anlamlılar

  • Hava embolisi

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Gropper MA ve ark. (ed.), Miller's Anesthesia, 9. baskı, 2020.