Yoksunluk sendromu
Yoksunluk sendromu (İng. withdrawal syndrome), bağımlılık yapan bir maddenin kesilmesi ya da azaltılması sonucu ortaya çıkan belirtiler bütünüdür.
Etimoloji
Türkçe tanımlayıcı bir terimdir; tıp dilinde abstinens sendromu olarak da anılır.
Klinik bağlam
Tablonun temelinde nöroadaptasyon yer alır; sürekli madde kullanımı karşısında sinir sistemi karşıt yönde uyum geliştirir.[1] Madde kesildiğinde bu uyum açığa çıkar ve belirtiler, maddenin etkilerinin tersi yönde ortaya çıkar. Bu ilke, farklı maddelerin yoksunluk tablolarının niçin öngörülebilir olduğunu açıklar: baskılayıcı maddelerin kesilmesinde aşırı uyarılma, uyarıcı maddelerin kesilmesinde ise çökkünlük ve aşırı uyku görülür.
Klinik açıdan en kritik ayrım, hangi yoksunluğun yaşamı tehdit ettiğidir. Alkol ve benzodiazepin yoksunluğu ölümcül seyredebilir; nöbet, deliryum tremens ve dolaşım kararsızlığı gelişir. Alkol yoksunluğunda titreme ve terleme ilk saatlerde başlar, nöbetler genellikle ilk gün içinde, deliryum tremens ise iki ile dört gün sonra ortaya çıkar. Buna karşın opioid yoksunluğu son derece rahatsız edici olmasına karşın tek başına ölümcül değildir; bulantı, kusma, ishal, kas ağrıları, burun akıntısı, göz bebeklerinde büyüme ve tüylerin dikilmesi görülür. Bu ayrım, izlem yoğunluğunu ve tedavi aciliyetini belirler.
Hastanede yatan hastada bu tablonun tanınması, en sık atlanan klinik durumlardandır. Başka bir nedenle yatırılan hastada ikinci ya da üçüncü günde ortaya çıkan huzursuzluk, konfüzyon ve taşikardi, çoğu kez ameliyat sonrası deliryum ya da enfeksiyon sanılır. Bu nedenle her hastada alkol, ilaç ve madde kullanımının yatış sırasında sorgulanması zorunludur; sigara yoksunluğu da huzursuzluğun sık ve kolay çözülebilen bir nedenidir. Erken tanı, ağır tabloların önlenmesini sağlar.
Yaklaşımda temel ilke, hangi maddenin kesildiğine göre uygun tedavinin seçilmesidir. Alkol ve benzodiazepin yoksunluğunda benzodiazepinler kullanılır ve doz belirtilere göre ayarlanır; tiamin, glukoz verilmeden önce uygulanmalıdır. Opioid yoksunluğunda metadon ya da buprenorfin ile destek verilir; buprenorfin kısmi agonist olduğundan erken verildiğinde ani yoksunluk oluşturur, bu nedenle zamanlaması belirleyicidir. Uzun süreli kullanılan ilaçların aniden kesilmemesi genel bir kuraldır; antidepresanlar ve kortikosteroidler de kademeli azaltılmalıdır.
Eş anlamlılar
- Abstinens sendromu
- Ani yoksunluk
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Sadock BJ ve ark., Kaplan and Sadock's Synopsis of Psychiatry, 12. baskı, 2021.