İzofluran
İzofluran (İng. isoflurane), genel anestezi idamesinde kullanılan halojenli uçucu anestezik ajandır. Enfluranın yapısal izomeridir.
Etimoloji
Adlandırma, molekülün flor içermesi (fluran) ve enfluranın izomeri olmasından (izo-) gelir.
Klinik bağlam
Halojenli eterler sınıfındandır ve etki mekanizması tam olarak aydınlatılmamıştır; başlıca GABA-A reseptörünün güçlendirilmesi, iki gözenekli potasyum kanallarının açılması ve uyarıcı iletimin baskılanması yoluyla bilinç kaybı, amnezi ve immobilite sağladığı kabul edilir. Etki gücü minimum alveolar konsantrasyon (MAK) ile ölçülür; izofluranın MAK değeri sevofluran ve desflurandan düşük, yani gücü daha yüksektir. MAK yaşla azalır, opioid ve sedatiflerle düşer, kronik alkol kullanımı ve hipertermide artar.[1]
Kan-gaz çözünürlük katsayısı sevofluran ve desflurandan yüksektir; bu nedenle anestezinin derinleşmesi ve uyanma daha yavaştır. Kokusu keskin ve solunum yollarını uyarıcı olduğundan inhalasyonla indüksiyona uygun değildir; öksürük, laringospazm ve nefes tutma yapabilir. Bu özellikler nedeniyle günümüzde indüksiyon intravenöz ajanlarla yapılır ve izofluran idamede kullanılır. Metabolize olan oranı çok düşüktür; büyük bölümü değişmeden akciğerlerden atılır.
Dolaşım üzerindeki etkisi ayırt edicidir: sistemik damar direncini düşürerek kan basıncını azaltır, buna karşılık kalp debisi görece korunur; refleks olarak kalp hızında hafif artış görülebilir. Miyokard üzerindeki negatif inotropik etkisi halotandan azdır. Koroner damarlarda dilatasyon yapması nedeniyle geçmişte "koroner çalma" kaygısı gündeme gelmişse de, klinik olarak anlamlı bir zarar gösterilememiştir; tersine, uçucu anesteziklerin iskemi-reperfüzyon hasarına karşı koruyucu ön koşullandırma etkisi tanımlanmıştır.
Solunumda doza bağımlı depresyon yapar; tidal hacim azalır, solunum sayısı artar, karbondioksite yanıt körelir. Bronkodilatör etkisi vardır. Kaslarda gevşeme sağlar ve nondepolarizan kas gevşeticilerin etkisini güçlendirir; bu nedenle uçucu ajan altında kas gevşetici dozları düşürülür ve nöromusküler izlem gerekir. Serebral etkileri açısından metabolizmayı azaltırken yüksek derişimlerde serebral kan akımını artırabilir ve intrakraniyal basınç yükselebilir; bu nedenle kafa içi basıncı yüksek hastalarda derişim düşük tutulur ve normokapni sağlanır. Uterus düz kasını gevşetmesi, sezaryende kanamayı artırabileceği için önemlidir.
Kullanımda dikkat edilecek noktaların başında malign hipertermi gelir: izofluran tüm halojenli uçucu ajanlar gibi duyarlı kişilerde bu tabloyu tetikler ve süksinilkolin ile birlikte başlıca tetikleyicidir. Öykü ya da kuşku varsa uçucu ajanlardan kaçınılır, cihaz uygun biçimde hazırlanır ve dantrolen erişilebilir olmalıdır.[2]
Ameliyat sonrası bulantı-kusma sıklığını artırır; bu etki intravenöz ajanlarla yapılan idameye göre belirgindir ve profilaksi gerektirir. Karbondioksit tutucularla etkileşerek karbon monoksit oluşabilir; bu risk, kuru ve uzun süre kullanılmamış tutucularda artar. Ortama kaçan anestezik gazlar için etkin bir atık gaz uzaklaştırma sistemi gereklidir.
Uçucu anesteziklerin güçlü sera gazları olduğu ve iklim etkisi bakımından farklılık gösterdiği bilinmektedir; bu nedenle düşük akımlı anestezi uygulaması ve gereksiz yüksek taze gaz akımından kaçınma önerilir. İzofluranın bu açıdan desflurandan daha düşük çevresel yük oluşturduğu, ayrıca maliyetinin düşük olduğu göz önüne alındığında birçok merkezde kullanımını sürdürmektedir.
Uygulama sırasında anestezi derinliğinin yalnızca ayarlanan derişime göre değil, soluk sonu ajan derişimi ölçümüyle izlenmesi gerekir; bu, farkındalık riskini azaltan temel önlemdir. Yaşlı hastada MAK düşüşünün göz ardı edilmesi ve aşırı derinlik, hipotansiyona ve uzamış uyanmaya yol açan sık bir tuzaktır.
Eş anlamlılar
- Halojenli uçucu anestezik (sınıf adı)
İlgili terimler
- Minimum alveolar konsantrasyon
- Sevofluran
- Malign hipertermi
- Genel anestezi
- Atık gaz uzaklaştırma sistemi