İçeriğe atla

Minimum alveolar konsantrasyon

DrSozluk sitesinden

Minimum alveolar konsantrasyon (MAK; İng. minimum alveolar concentration, MAC), bir atmosfer basınçta uygulanan uçucu anesteziğin, hastaların yarısında cerrahi kesiye motor yanıtı önleyen alveol içi derişimidir. Uçucu ajanların gücünü karşılaştırmak için kullanılan standart ölçüttür.

Etimoloji

Terim, ölçütün tanımını doğrudan betimler: etkinin sağlandığı en düşük ("minimum") derişimin, kan ile dengeye ulaştığı varsayılan alveol havasında ("alveolar") ölçülmesi. Kavram 1960'larda tanımlanmış ve anestezik güç karşılaştırmasının ortak dili haline gelmiştir.

Klinik bağlam

Ölçütün dayandığı varsayım, yeterli süre geçtiğinde alveol içi derişimin kan ve dolayısıyla beyin dokusundaki kısmi basıncı yansıtmasıdır. Bu sayede, farklı çözünürlük ve güce sahip ajanlar ortak bir ölçekte karşılaştırılabilir: düşük MAK değeri yüksek gücü gösterir. Değerin popülasyon ortalaması olduğu ve "yarısında" tanımına dayandığı unutulmamalıdır — 1 MAK, hastaların yarısının hareket edeceği anlamına gelir. Bu nedenle klinik uygulamada genellikle 1,2-1,3 MAK dolayında derişimler hedeflenir. Motor yanıtın omurilik düzeyinde baskılanmasıyla ilişkili olması, ölçütün bilinç kaybını değil hareketsizliği ölçtüğü anlamına gelir.[1]

Kavramın türevleri farklı klinik son noktaları tanımlar. MAK-uyanma, hastaların yarısının sözlü uyarana yanıt verdiği derişimdir ve genellikle MAK'ın üçte biri dolayındadır; bu değer, uyandırma döneminin planlanmasında kullanılır. MAK-BAR ise cerrahi uyarana verilen otonom yanıtı (kan basıncı ve kalp hızı artışını) önleyen derişimi belirtir ve MAK'ın belirgin biçimde üzerindedir. Bu sıralama, bilinç kaybı, hareketsizlik ve otonom stabilite için gereken derinliklerin birbirinden farklı olduğunu gösterir.

MAK değeri sabit değildir; çok sayıda etken onu değiştirir. Yaşla birlikte düzenli biçimde azalır — en yüksek değerler süt çocukluğunda görülür, erişkinlikten sonra her on yılda yaklaşık %6 düşer. Azaltan diğer etkenler arasında hipotermi, gebelik, ağır anemi, hipoksi, hipotansiyon, hiponatremi, akut alkol alımı, opioidler, benzodiazepinler, alfa-2 agonistleri ve nitröz oksit ile birlikte kullanım sayılır. Artıran etkenler ise hipertermi, kronik alkol kullanımı, uyarıcı madde kullanımı ve hipernatremidir. Buna karşılık cinsiyet, tiroit işlevi, kan basıncındaki hafif değişiklikler ve anestezi süresi MAK'ı belirgin biçimde etkilemez.

Klinik uygulamada MAK, gaz analizörü ile ölçülen soluk sonu derişimden hesaplanır ve cihazlar bunu yaşa göre düzeltilmiş biçimde gösterir. Farklı ajanların MAK katkıları toplanabilir; örneğin nitröz oksit ile birlikte kullanım, uçucu ajanın gereken derişimini düşürür. Bu toplanabilirlik, dengeli anestezinin farmakolojik temelini oluşturur.

Kavramın sınırları da klinik açıdan önemlidir. MAK, hareketsizliği ölçtüğü için nondepolarizan nöromüsküler bloker kullanılan hastalarda anestezi derinliğinin göstergesi olarak güvenilirliğini yitirir; hareket zaten engellenmiştir. Bu durumda derinliği değerlendirmek için soluk sonu derişimin izlenmesi ve gerektiğinde işlenmiş elektroensefalografi temelli anestezik derinlik izlemleri kullanılır. İntraoperatif farkındalık riski, blokerlerin kullanıldığı ve anestezik derişimin düşük tutulduğu durumlarda — kardiyak cerrahi, ağır travma, sezaryen — belirgin biçimde artar.

Klinik tuzakların başında, vaporizatör ayarının hastanın gerçek derinliğiyle eşitlenmesi gelir; asıl anlamlı değer soluk sonu derişimdir ve ikisi arasındaki fark, taze gaz akımı düşükken belirgin olur. Düşük akım anestezide dengeye ulaşma süresinin uzadığı, bu nedenle indüksiyon ve derinlik değişikliklerinde geçici olarak yüksek akım gerekebileceği unutulmamalıdır. Bir diğeri, yaşlı ve kırılgan hastalarda standart derişimlerin uygulanması sonucu gereğinden derin anestezi ve buna bağlı hipotansiyon gelişmesidir; MAK'ın yaşla azaldığı göz önüne alınarak doz bireyselleştirilmelidir.

Eş anlamlılar

  • MAK
  • MAC

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Gropper MA ve ark. (ed.), Miller's Anesthesia, 9. baskı, 2020.