Hipoksi
Hipoksi (İng. hypoxia; Yun. hypo "altında, az" + Lat. oxygenium "oksijen"), dokulara sunulan ya da dokularca kullanılabilen oksijenin metabolik gereksinimi karşılayamayacak düzeyde azalmasıdır; arteriyel kanda oksijen parsiyel basıncının düşüklüğünü ifade eden hipoksemiden kavramsal olarak ayrılır.
Etimoloji
Yunanca hypo (altında, az) öneki ile Yunanca oxys "keskin, ekşi" ve genēs "üreten" sözcüklerinden türetilen oxygenium (oksijen; Lavoisier'nin "asit yapan" anlamında adlandırması) sözcüklerinden oluşur.
Klinik bağlam
Doku oksijen sunumu kardiyak debi, hemoglobin konsantrasyonu ve hemoglobinin oksijen satürasyonunun çarpımıyla belirlenir; bu bileşenlerden herhangi birinin bozulması hipoksiye yol açar ve klasik sınıflama dört mekanizma tanımlar: hipoksemik hipoksi (arteriyel oksijenin düşüklüğü; yüksek irtifa, hipoventilasyon, ventilasyon-perfüzyon uyumsuzluğu, şant ve difüzyon bozukluğu — akut solunum sıkıntısı sendromu, pnömoni, pulmoner emboli), anemik hipoksi (taşıma kapasitesinin azalması; anemi, karbonmonoksit zehirlenmesinde karboksihemoglobin, methemoglobinemi), dolaşımsal-stagnant hipoksi (perfüzyonun yetersizliği; kardiyojenik, hipovolemik ve obstrüktif şok, lokal iskemi) ve histotoksik hipoksi (hücresel oksijen kullanımının bozulması; siyanür zehirlenmesinde sitokrom oksidaz inhibisyonu, sepsiste mitokondriyal disfonksiyon).[1] Hücre düzeyinde oksijen yetersizliği oksidatif fosforilasyonu durdurur; ATP tükenmesi iyon pompalarının yetmezliğine, hücre şişmesine, anaerobik glikolizle laktat birikimine ve sürerse geri dönüşümsüz hasarla hücre ölümüne yol açar; laktat yüksekliği bu nedenle yoğun bakımda doku hipoperfüzyonunun ve hipoksisinin izleminde yaygın kullanılan belirteçtir. Organların duyarlılığı farklıdır: beyin ve kalp en duyarlı organlardır; küresel ağır hipoksi asfiksi, kardiyak arrest ve hipoksik-iskemik ensefalopati tablolarının ortak paydasıdır. Kronik hipoksi ise hipoksiyle indüklenen faktör (HIF) aracılığıyla eritropoetin artışı, polisitemi, anjiyogenez ve pulmoner vazokonstriksiyonla pulmoner hipertansiyon gibi uyum ve hastalık yanıtlarını tetikler; HIF yolağının aydınlatılması 2019 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'ne konu olmuştur.[2] Klinik değerlendirmede nabız oksimetresi ve arter kan gazı hipoksemiyi gösterir ancak anemik, dolaşımsal ve histotoksik hipoksiyi yansıtmayabilir; karbonmonoksit zehirlenmesinde standart oksimetrenin normal değer vermesi klasik tuzaktır ve ko-oksimetri gerektirir. Tedavinin temel ilkesi mekanizmaya yönelmektir: oksijen desteği ve gerektiğinde mekanik ventilasyon hipoksemik formda; transfüzyon anemik formda; hemodinamik destek dolaşımsal formda; antidotlar (hidroksokobalamin, sodyum tiyosülfat) histotoksik formda temel yaklaşımı oluşturur; hipoksemi düzeltilirken hiperoksiden kaçınılması da güncel bakımın parçasıdır.[3]
Eş anlamlılar
- Doku hipoksisi
- Oksijen yetersizliği