Eozinofil
Eozinofil (İng. eosinophil; Yun. ēōs "şafak" + philein "sevmek"), kemik iliğinde üretilen, periferik kandaki lökositlerin %1–4'ünü oluşturan ve sitoplazması asidik boya eozinle turuncu-kırmızı boyanan iri granüllerle dolu, tipik olarak iki loblu çekirdeğe sahip granülosittir; parazitlere karşı savunmada ve alerjik inflamasyonda merkezi rol oynar.
Etimoloji
Yunanca ēōs (şafak, tan kızıllığı; boyaya adını veren şafak tanrıçası Eos'a gönderme) ve philein (sevmek) sözcüklerinden türetilmiştir; hücre, granüllerinin asidik eozin boyasına ilgisi nedeniyle Paul Ehrlich tarafından 1879'da adlandırılmıştır.
Klinik bağlam
Eozinofiller kemik iliğinde interlökin-5'in (IL-5) sürüklediği bir olgunlaşmayla üretilir; dolaşımda kısa süre kaldıktan sonra başlıca sindirim kanalı, solunum yolu ve deri gibi mukozal dokulara yerleşirler. Granülleri majör bazik protein, eozinofil katyonik protein, eozinofil peroksidaz ve nörotoksin gibi sitotoksik proteinler içerir; bu içerik helmint larvalarına karşı savunmanın temelini oluştururken, kronik salınımda doku hasarının da kaynağıdır ve astımda havayolu yeniden biçimlenmesi ile eozinofilik miyokard hasarının mekanizmasını açıklar; ayrıca lipid mediyatörler ve sitokinlerle tip 2 inflamasyonun efektör ve düzenleyici hücresidir.[1] Eozinofili (mutlak sayı >500/µL) klinikte sık karşılaşılan bir bulgudur ve nedenleri kabaca "alerji, parazit, ilaç ve neoplazi" başlıklarında toplanır: alerjik hastalıklar (astım, atopik dermatit, alerjik rinit) gelişmiş ülkelerde, helmint enfeksiyonları dünya genelinde en sık nedendir; ilaç reaksiyonları (DRESS sendromu dahil), eozinofilik granülomatozis ile polianjiit, eozinofilik özofajit ve gastroenterit, adrenal yetmezlik, atheroembolik hastalık ile primer hematolojik nedenler (klonal eozinofililer, FIP1L1-PDGFRA füzyonlu miyeloid neoplaziler, lenfomalar) diğer başlıklardır. Mutlak sayının 1.500/µL'yi aştığı ve organ hasarının eşlik ettiği tablo hipereozinofilik sendrom olarak adlandırılır; kalp tutulumu (Löffler endokarditi, endomiyokardiyal fibrozis), tromboembolik olaylar ve nörolojik tutulum en ciddi sonuçlarıdır ve PDGFRA füzyonlu formların imatinibe çarpıcı yanıtı hedefe yönelik tedavinin klasik örneğidir.[2] Eozinopeni ise akut stres, sepsis ve kortikosteroid etkisiyle görülür; kortikosteroidlerin eozinofilleri hızla baskılaması hem tanısal bir tuzak hem tedavinin temelidir. Astım yönetiminde kan ve balgam eozinofil sayısı, tip 2 inflamasyonun biyobelirteci olarak biyolojik tedavi seçimini yönlendirir: IL-5 yolağını hedefleyen monoklonal antikorlar (mepolizumab, reslizumab, benralizumab) ve anti-IL-4/13 (dupilumab), ağır eozinofilik astım ile ilişkili hastalıklarda alevlenmeleri azaltır; bu ajanlar eozinofilik granülomatozis ile polianjiit ve hipereozinofilik sendromda da kullanım alanı bulmuştur.[3] Doku eozinofilisi, kan sayımı normalken de bulunabilir; eozinofilik özofajit tanısı biyopsiyle konan bu durumun örneğidir.
Eş anlamlılar
- Eozinofil granülosit
- Eozinofil lökosit
- Asidofil (tarihsel kullanım)
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Abbas AK, Lichtman AH, Pillai S, Cellular and Molecular Immunology, 10. baskı, Elsevier, 2022.
- ↑ Loscalzo J, Fauci AS, Kasper DL ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, McGraw Hill, 2022.
- ↑ Klion AD, Ackerman SJ, Bochner BS, Contributions of Eosinophils to Human Health and Disease, Annual Review of Pathology, 2020.