Ketoasidoz
Ketoasidoz (İng. ketoacidosis), keton cisimlerinin aşırı birikmesiyle oluşan yüksek anyon açıklı metabolik asidozdur.
Etimoloji
Keton sözcüğü ile asidoz teriminin birleşimidir.
Klinik bağlam
Keton cisimleri, insülin etkisinin yetersiz kaldığı ya da şeker kaynağının tükendiği durumlarda yağ asitlerinden üretilir.[1]
Bu üretim başlangıçta uyum sağlayıcıdır; beyin için alternatif yakıt oluşturur. Ancak denetimsiz sürdüğünde asidoza yol açar.
Üç ana biçim ayırt edilir: diyabetik, alkolik ve açlık ketoasidozu. Ayrım, kan şekeri düzeyi ve öykü ile yapılır.
Diyabetik ketoasidozda kan şekeri belirgin biçimde yüksektir; insülin eksikliği ve karşıt hormonların artışı tabloyu oluşturur.
Alkolik ketoasidozda ise kan şekeri normal ya da düşüktür; bu ayrım, tablonun atlanmasının başlıca nedenidir.
Bu hastalarda uzun süreli alkol alımı, ardından kusma ve beslenememe öyküsü vardır; asidoz belirgin, şeker düşüktür.
Tedavisi insülin değil, şeker ve tiyamin içeren sıvı desteğidir. Bu ayrımın bilinmemesi ciddi bir hatadır.
Tiyaminin şekerden önce verilmesi, Wernicke ensefalopatisini önlemek için zorunludur.
Açlık ketoasidozu genellikle hafiftir; ancak gebelik ve emzirme döneminde belirginleşebilir.
Şeker düşürücü belirli ilaç grubunu kullanan hastalarda, kan şekeri normale yakınken ketoasidoz gelişebilir.
Bu tablo, ölçülen şeker yüksek olmadığı için sıklıkla gözden kaçar; cerrahi, açlık ve enfeksiyon dönemlerinde ortaya çıkar.
Bu nedenle asidozu olan her hastada, şeker düzeyinden bağımsız olarak keton bakılmalıdır. Bu, güncel uygulamanın önemli bir değişikliğidir.
Klinik tabloda derin ve hızlı solunum, karın ağrısı, bulantı, kusma ve bilinç değişikliği görülür; nefeste aseton kokusu tipiktir.
Karın ağrısı, cerrahi karın tablosunu taklit edebilir; gereksiz ameliyattan kaçınmak için metabolik değerlendirme önce yapılmalıdır.
Laboratuvarda yüksek anyon açığı, düşük bikarbonat ve keton pozitifliği bulunur.
İdrar keton çubuğu yalnızca asetoasetatı ölçer; ağır olgularda baskın olan beta-hidroksibutirat saptanmaz.
Bu nedenle tedavi sırasında idrar ketonunun artıyor görünmesi kötüleşme anlamına gelmez; kan beta-hidroksibutirat ölçümü tercih edilmelidir.
Yönetimin temeli sıvı desteği, elektrolit düzeltmesi ve nedene yönelik tedavidir.
Diyabetik biçimde insülin verilmeden önce potasyum düzeyi görülmelidir; düşükse önce yerine konur.
Bikarbonat verilmesi çoğu olguda gerekmez ve zararlı olabilir; yalnızca ağır asidozda düşünülür.
Tetikleyici nedenin bulunması zorunludur; enfeksiyon en sık nedendir.
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.