İçeriğe atla

İnsülin

DrSozluk sitesinden

İnsülin (İng. insulin; Lat. insula, ada), pankreasın Langerhans adacıklarındaki beta hücrelerinden salgılanan ve kan şekerini düşüren peptit yapılı hormondur.

Etimoloji

Latince ada anlamındaki insula sözcüğünden gelir; salgılandığı adacık yapılarına gönderme yapar.

Klinik bağlam

Hormon, kan şekerinin yükselmesiyle salgılanır ve hücre yüzeyindeki reseptörüne bağlanarak glukoz taşıyıcılarının hücre zarına yerleşmesini sağlar; böylece kas ve yağ dokusunda glukoz alımı artar. Karaciğerde glukoz üretimini ve glikojen yıkımını baskılar, glikojen depolanmasını uyarır. Ayrıca yağ dokusunda lipolizi güçlü biçimde engeller; bu etki, diyabetik ketoasidozun neden mutlak insülin eksikliğinde geliştiğini açıklar. Protein sentezini artırır ve potasyumun hücre içine geçişini sağlar.[1]

Fizyolojik salgı iki bileşenlidir: öğünler arasında süren bazal salgı ve öğünlerle ortaya çıkan hızlı yükselme. Tedavi rejimleri bu iki bileşeni taklit etmeye çalışır. Preparatlar etki başlangıcı ve süresine göre sınıflandırılır: hızlı etkili analoglar, kısa etkili regüler insülin, orta etkili NPH ve uzun etkili analoglar. Karışım preparatları da kullanılır.

Başlıca endikasyonlar tip 1 diabetes mellitus — yaşam boyu zorunludur — , ağızdan ilaçlarla denetlenemeyen tip 2 diyabet, gebelik diyabetinin bir bölümü, ağır hiperglisemi, kritik hastalık ve cerrahi süreçlerdir. Ayrıca hiperkalemi tedavisinde, potasyumu hücre içine kaydırmak amacıyla glukozla birlikte kullanılır ve kalsiyum kanal blokeri zehirlenmesinde yüksek doz insülin tedavisi uygulanır.

En önemli yan etki hipoglisemidir. Belirtileri terleme, titreme, çarpıntı, açlık hissi, huzursuzluk ve ilerleyen aşamada konfüzyon, nöbet ve bilinç kaybıdır. Yineleyen ataklar, uyarı belirtilerinin kaybolmasına yol açar; bu durum ağır atak riskini artırır. Beta bloker kullanan hastalarda adrenerjik belirtiler maskelenebilir ancak terleme korunur. Bilinci açık hastada hızlı emilen karbonhidrat, bilinci kapalı hastada damar yolundan glukoz ya da glukagon uygulanır. Böbrek yetmezliği, karaciğer hastalığı, malnütrisyon, alkol kullanımı ve adrenal yetmezlik hipoglisemi riskini artırır.

Uygulama güvenliği ayrı bir başlıktır; insülin, hastane ilaç hatalarının en sık kaynaklarından biridir. Birim kısaltmasının yanlış yazılması, farklı derişimdeki preparatların karıştırılması, yanlış kalem ucu kullanımı ve kalemlerin hastalar arasında paylaşılması bildirilmiş hatalardır. Bu nedenle çift kontrol, standart yazım kuralları ve hasta başına ayrı kalem kullanımı önerilir.

Diğer yan etkiler kilo artışı, enjeksiyon bölgesinde lipohipertrofi ve hipokalemidir. Lipohipertrofik alanlardan uygulama emilimi öngörülemez hâle getirir; bölgelerin düzenli değiştirilmesi ve enjeksiyon yerlerinin muayenesi, açıklanamayan kan şekeri dalgalanmalarının sık atlanan nedenidir.

Kritik hastada kan şekeri yönetiminde ölçülü hedefler benimsenir; çok sıkı denetim, hipoglisemi nedeniyle zarar verir. Sürekli infüzyon uygulanan hastalarda sık ölçüm ve protokole dayalı yönetim gerekir.

Araya giren hastalıklarda ve cerrahi süreçlerde bazal insülinin kesilmemesi temel kuraldır; kesilmesi, tip 1 diyabette ketoasidozun sık ve önlenebilir nedenidir. Uzun açlık gerektiren durumlarda glukoz-insülin infüzyonu planlanır.

Tip 2 diyabette insülin başlanması bir başarısızlık olarak değil, hastalığın ilerleyici doğasının bir sonucu olarak sunulmalıdır; bu yaklaşım, tedaviye başlamadaki gecikmeyi azaltır.

Eş anlamlılar

  • Pankreas hormonu

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2020.