Salisilat
Salisilat (İng. salicylate; Lat. salix söğüt), salisilik asit türevi bileşiklerin ortak adıdır; en bilineni aspirindir.
Etimoloji
Latince salix (söğüt) sözcüğünden gelir; bileşik ilk kez söğüt kabuğundan elde edilmiştir.
Klinik bağlam
Bileşikler siklooksijenaz enzimini engelleyerek prostaglandin üretimini azaltır; ağrı kesici, ateş düşürücü ve iltihap giderici etki gösterir.[1]
Aspirin, enzimi geri dönüşsüz biçimde engellemesiyle diğerlerinden ayrılır; bu özellik, trombosit üzerindeki kalıcı etkisini açıklar.
Trombositler çekirdeksiz olduğundan yeni enzim üretemez; etki, hücrenin ömrü boyunca sürer.
Bu düzenek, düşük dozda kalp-damar korunmasında kullanılmasının temelidir.
Zehirlenme, hem tek seferlik yüksek alımda hem de günler içinde biriken kronik alımda görülür.
Kronik zehirlenme, özellikle yaşlılarda sinsi seyreder ve tanı sıklıkla atlanır; bu, en tehlikeli biçimdir.
Bu hastalarda bilinç bulanıklığı, ateş ve solunum hızlanması, enfeksiyon ya da sepsis sanılabilir.
Zehirlenmenin asit-baz tablosu son derece özgündür ve tanıya yol gösterir.
Bileşik önce solunum merkezini doğrudan uyarır; ortaya çıkan hiperventilasyon solunumsal alkaloz oluşturur.
Aynı zamanda hücrede oksidatif fosforilasyonu ayrıştırır; enerji üretimi bozulur ve organik asitler birikir.
Sonuçta yüksek anyon açıklı metabolik asidoz gelişir; iki bozukluk bir arada bulunur.
Bu karma tablo, tanının en değerli ipucudur ve başka zehirlenmelerde nadiren görülür.
Erişkinde başlangıçta alkaloz baskındır; çocuklarda ise asidoz daha erken öne çıkar.
Klinik bulgular kulak çınlaması, işitme azalması, bulantı, kusma, terleme, ateş ve bilinç değişikliğidir.
Kulak çınlaması, erken ve tanısal değeri yüksek bir bulgudur; özellikle sorgulanmalıdır.
Ağır olgularda akciğer ödemi, beyin ödemi ve nöbet görülür.
Tedavide en kritik ilke, kanın alkalileştirilmesidir.
Bikarbonat verilerek kan ve idrar pH'sı yükseltilir; böylece bileşik iyonize kalır ve hücrelere, özellikle beyne geçişi azalır.
Aynı zamanda idrarla atılımı hızlanır; bu iki etki tedavinin temelidir.
Potasyum eksikliği düzeltilmeden idrar alkalileştirilemez; bu bağımlılık sıklıkla gözden kaçar.
Ağır zehirlenmelerde hemodiyaliz uygulanır; asidoz, bilinç bozukluğu ve akciğer ödemi göstergelerdir.
En tehlikeli uygulama hatası, hastanın gereksiz yere entübe edilmesidir.
Hastanın kendi hızlı solunumu, asidozu dengeleyen yaşamsal bir yanıttır; yetersiz ventilasyon ani kötüleşmeye yol açar.
Çocuklarda viral enfeksiyon sırasında kullanımı, Reye sendromu riski nedeniyle önerilmez.
Eş anlamlılar
- Salisilik asit türevleri
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 14. baskı, 2023.