Aktinomikozis
Aktinomikozis (İng. actinomycosis), Actinomyces türlerinin yol açtığı, doku sınırlarını aşarak yayılan ve fistül oluşturan süregen bakteriyel enfeksiyondur.
Etimoloji
Yunanca aktis (ışın) ve mykes (mantar) sözcüklerinden türetilmiştir; etkenin dokudaki ışınsal görünümü ve mantarı andıran dallanmış yapısı nedeniyle bu adı almıştır.
Klinik bağlam
Etken, adının çağrıştırdığının aksine mantar değil, dallanan yapıda gram pozitif anaerop bir bakteridir.[1] Ağız boşluğu, sindirim kanalı ve kadın üreme organlarında normal flora üyesi olarak bulunur; hastalık ancak mukoza engeli bozulduğunda ortaya çıkar. Bu nedenle diş çekimi, çene travması, kötü ağız hijyeni, apandisit ve divertikülit gibi durumlar öncü etkenlerdir. Enfeksiyon kişiden kişiye bulaşmaz.
Klinik tablonun ayırt edici özelliği, enfeksiyonun anatomik sınırlara uymamasıdır. Fasya planlarını, kas tabakalarını ve hatta kemik ile göğüs duvarını aşarak yayılır; bu davranış, bakteriyel enfeksiyonlar arasında olağandışıdır ve tümörü taklit eder. Bu nedenle hastalar sıklıkla kanser ön tanısıyla değerlendirilir. Sert, ağrısız kitle oluşumu ve zamanla deriye açılan fistüllerden gelen akıntı tipiktir; akıntıda görülen sarımsı kükürt granülleri, etkenin oluşturduğu kolonilerdir ve tanısal değeri yüksektir.
Yerleşim yerine göre üç ana biçimi vardır. Servikofasiyal biçim en sıktır; çene köşesinde şişlik ile ortaya çıkar ve genellikle diş kaynaklıdır. Torasik biçim, ağız içeriğinin aspirasyonu sonucu gelişir; inatçı öksürük, kilo kaybı ve akciğer grafisinde kitle görünümüyle akciğer kanseri ya da tüberkülozu taklit eder. Abdominopelvik biçim çoğunlukla apandisit ya da bağırsak perforasyonu sonrasında görülür. Kadınlarda uzun süreli rahim içi araç kullanımı, pelvik yerleşimli hastalık için bilinen bir risk etkenidir ve bu ilişkinin bilinmesi tanıya yönlendiricidir.
Tanı güçtür ve çoğu kez cerrahi örneklerde konur; etken yavaş üreyen anaerop olduğundan kültürün uzun süre bekletilmesi ve laboratuvarın önceden bilgilendirilmesi gerekir. Antibiyotik başlandıktan sonra alınan örneklerde üreme sağlanamaz. Tedavinin temeli uzun süreli penisilin kullanımıdır; süre haftalar değil aylarla ölçülür ve genellikle altı ile on iki ay sürdürülür. Bu uzun süre, dokudaki yoğun fibrozisin ilaç geçişini kısıtlamasından kaynaklanır. Penisilin alerjisinde doksisiklin ve klindamisin seçenektir. Apse ve geniş fistül varlığında cerrahi drenaj eklenir; ancak yeterli süreli antibiyotik tedavisi verilmediğinde nüks kaçınılmazdır.
Eş anlamlılar
- Aktinomikoz
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.