İçeriğe atla

Huzursuz bacak sendromu

DrSozluk sitesinden
12.15, 29 Ağustos 2026 tarihinde Serkan (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 2659 numaralı sürüm (Bot: yeni madde)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Huzursuz bacak sendromu (İng. restless legs syndrome), bacaklarda hoş olmayan duyumlarla birlikte karşı konulamaz hareket ettirme isteğiyle giden nörolojik bozukluktur.

Etimoloji

Türkçe tanımlayıcı bir terimdir; Willis-Ekbom hastalığı olarak da anılır.

Klinik bağlam

Tanı, klinik ölçütlere dayanır ve dört özelliğin bir arada bulunması gerekir: bacakları hareket ettirme isteği, bu isteğin dinlenmeyle ortaya çıkması ya da artması, hareketle kısmen ya da tümüyle geçmesi ve akşam ile gece saatlerinde belirginleşmesi.[1] Bu dört ölçütün birlikte bulunması, tabloyu diğer bacak yakınmalarından ayırır. Hastalar duyumu karıncalanma, gerilme, içten gelen huzursuzluk ya da tanımlanamayan bir rahatsızlık olarak anlatır; ağrı her zaman bulunmaz.

Ayırıcı tanı klinik açıdan önemlidir. Akatizide huzursuzluk tüm vücudu ilgilendirir, gece ağırlaşması yoktur ve antipsikotik ya da antiemetik kullanımıyla ilişkilidir. Periferik nöropatide duyumlar süreklidir ve hareketle geçmez; damar yetmezliğinde ise yakınmalar yürümekle artar, dinlenmeyle azalır ki bu tam tersi bir örüntüdür. Gece krampları ani ve ağrılı kas kasılmalarıdır. Bu ayrımlar öykü ile yapılabilir ve gereksiz incelemeleri önler.

İkincil nedenlerin araştırılması, tedavinin en yüksek getirili adımıdır. Demir eksikliği en önemli düzeltilebilir nedendir; beyindeki demir düzeyinin dopamin sentezinde rol oynaması nedeniyle, kansızlık bulunmasa bile ferritin düzeyi belirli bir eşiğin altındaysa demir desteği verilmesi belirtileri belirgin biçimde azaltır. Bu nedenle her hastada ferritin ölçülmelidir. Gebelik, kronik böbrek yetmezliği ve periferik nöropati diğer nedenlerdir; antidepresanlar, antihistaminikler ve dopamin bloke eden antiemetikler tabloyu tetikleyebilir.

Tedavide en kritik bilgi, dopamin agonistlerinin uzun süreli kullanımıyla ortaya çıkan artırma olgusudur; belirtiler daha erken saatlerde başlar, şiddetlenir ve kollara yayılır. Bu durum ilaç yetersizliği sanılarak doz artırıldığında tablo daha da kötüleşir. Bu nedenle güncel yaklaşımda ilk seçenek olarak alfa-2-delta ligandları yeğlenmektedir. Demir düzeltilmesi, uyku hijyeni, kafein ve alkolün azaltılması ile düzenli egzersiz temel önlemlerdir; ilaç tedavisi belirtilerin yaşam kalitesini bozduğu olgulara ayrılır.

Eş anlamlılar

  • Willis-Ekbom hastalığı

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Ropper AH ve ark., Adams and Victor's Principles of Neurology, 11. baskı, 2019.