Granülom
Granülom (İng. granuloma), makrofajların bir araya toplanarak oluşturduğu, kronik iltihabın özel biçimini tanımlayan doku yapısıdır. Uzaklaştırılamayan bir uyaranın sınırlanmaya çalışılmasıyla gelişir.
Etimoloji
Latince tanecik anlamındaki granulum ile Yunanca oluşum anlamındaki oma sözcüklerinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Oluşumun temelinde, makrofajların ortadan kaldıramadığı bir etken ya da maddeyi kuşatarak yayılmasını engellemesi yatar. Makrofajlar epiteloid hücrelere dönüşür, bir bölümü birleşerek dev hücreler oluşturur ve çevrede T lenfositleri yer alır. Bu süreç büyük ölçüde hücresel bağışıklığa ve interferon gama ile tümör nekroz faktörü alfa gibi sitokinlere bağımlıdır. Bu bağımlılığın klinik sonucu önemlidir: tümör nekroz faktörünü engelleyen biyolojik ilaçlar, var olan granülomların dağılmasına ve latent tüberkülozun yeniden etkinleşmesine yol açar. Bu nedenle bu ilaçlar başlanmadan önce tarama zorunludur.[1]
Yapılar, merkezlerinde nekroz bulunup bulunmamasına göre ayrılır. Kazeifiye — peynirimsi nekroz içeren — granülomlar tüberkülozun tipik bulgusudur; mantar enfeksiyonlarında da görülebilir. Nekroz içermeyen granülomlar ise sarkoidoz, Crohn hastalığı, berilyozis, yabancı cisim tepkimeleri ve bazı ilaç tepkimelerinde bulunur. Bu ayrım tanıya yön verir ancak tek başına kesin değildir; boyama ve kültür ile etkenin gösterilmesi gerekir.
Başlıca nedenler enfeksiyonlar — tüberküloz, atipik mikobakteriler, mantar enfeksiyonları, kedi tırmığı hastalığı, bruselloz, sifiliz — ; otoimmün ve otoinflamatuar hastalıklar — sarkoidoz, Crohn hastalığı, granülomatöz polianjiit, primer biliyer kolanjit — ; mesleki maruziyetler; yabancı cisimler ve bazı ilaçlardır. Ayrıca habis hastalıkların çevresinde ve doğuştan bağışıklık yetmezliklerinde — özellikle kronik granülomatöz hastalıkta — görülür.
Klinik önem, granülomun nerede oluştuğuna bağlıdır. Akciğerde yaygın granülom oluşumu nefes darlığı ve öksürüğe yol açar; sarkoidozda iki taraflı hiler lenfadenopati tipiktir. Karaciğerde granülomlar kolestaza; beyinde kitle etkisine; kalpte iletim bozukluğu ve ritim sorunlarına neden olabilir. Kardiyak sarkoidoz, ani ölüm riski taşıyan ve sıklıkla gözden kaçan bir tablodur; açıklanamayan iletim bozukluğu bulunan genç hastada akla gelmelidir.
Sarkoidozda hiperkalsemi görülebilir; granülomdaki makrofajlar D vitaminini etkin biçimine dönüştürdüğünden kalsiyum emilimi artar. Bu hastalarda D vitamini desteğinin dikkatsizce verilmesi tabloyu ağırlaştırır.
Tanıda doku örneklemesi belirleyicidir; ancak histolojik görünüm etkeni göstermez. Bu nedenle asit-fast boyama, mantar boyaları, kültürler ve moleküler testler birlikte istenir. Sarkoidoz tanısı, enfeksiyon ve diğer nedenlerin dışlanmasına dayanır — dışlama yapılmadan tedaviye başlanması, tüberkülozlu bir hastaya kortikosteroid verilmesi gibi ağır sonuçlar doğurabilir. Bu, alandaki en tehlikeli hatadır.
Tedavi nedene yöneliktir. Enfeksiyonlarda uygun antimikrobiyal tedavi uygulanır. Sarkoidozun birçok olgusu kendiliğinden geriler ve izlem yeterlidir; organ işlevini tehdit eden tutulumlarda kortikosteroid ve bağışıklık baskılayıcı ilaçlar kullanılır. Crohn hastalığında hastalığa özgü tedavi yürütülür. Yabancı cisim tepkimelerinde etkenin uzaklaştırılması çözüm sağlar.
İzlemde granülomların gerileyebileceği gibi kalsifiye olarak da kalabileceği ve görüntülemede yıllarca izlenebileceği bilinmelidir; eski, kalsifiye lezyonların etkin hastalık sanılması gereksiz tedaviye yol açar.
Eş anlamlılar
- Granülomatöz iltihap
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Kumar V ve ark., Robbins and Cotran Pathologic Basis of Disease, 10. baskı, 2021.