İç kulak
İç kulak (İng. inner ear; Lat. auris interna), işitme ve denge duyularının algılandığı, temporal kemik içine gömülü labirent yapısıdır.
Etimoloji
Kulağın en derin bölümünü tanımlayan betimleyici bir terimdir; tıp dilinde labirent olarak da anılır.
Klinik bağlam
Yapı, kemik labirent ve içindeki zar labirentten oluşur. Kemik labirent perilenf, zar labirent ise endolenf içerir. Bu iki sıvının iyon bileşimi farklıdır: endolenf potasyumdan zengindir ve bu fark, duyu hücrelerinin uyarılabilmesi için gereken elektriksel potansiyeli sağlar. Sıvı dengesinin bozulması, iç kulak hastalıklarının önemli bir bölümünün temelini oluşturur.[1]
Koklea işitmeden sorumludur; ses dalgaları baziler membranı titreştirir ve tüy hücrelerini uyarır. Frekans ayrımı, membranın tonotopik düzenlenmesine dayanır: yüksek frekanslar tabana yakın bölgede algılanır. Bu düzenleme, gürültüye ve ilaç toksisitesine bağlı hasarın neden önce yüksek frekanslarda ortaya çıktığını açıklar; bu nedenle standart konuşma odyometrisi erken kaybı göstermez ve yüksek frekans testleri gerekir.
Vestibüler bölüm üç yarım daire kanalı ile utrikulus ve sakkulustan oluşur; kanallar dönme hareketini, keseler ise doğrusal ivme ve yer çekimine göre baş konumunu algılar.
Klinik açıdan iç kulak hastalıkları, işitme kaybı ve denge bozukluğunun bir arada ya da ayrı ayrı görülmesiyle ortaya çıkar. Ménière hastalığında endolenf basıncının artması sorumlu tutulur; saatler süren vertigo atakları, dalgalanan işitme kaybı, kulak çınlaması ve dolgunluk hissiyle seyreder. Benign paroksismal pozisyonel vertigoda ise utrikulustan ayrılan kalsiyum karbonat parçacıkları yarım daire kanalına düşer; baş konumu değiştiğinde saniyeler süren şiddetli vertigo yaratır ve tedavisi repozisyon manevralarıdır.
Labirentit ve vestibüler nörit, enfeksiyon ya da enfeksiyon sonrası iltihaba bağlıdır; labirentitte işitme de etkilenir. Bakteriyel menenjit sonrası gelişen işitme kaybı, çocuklarda edinsel sağırlığın önemli nedenidir ve labirentin kemikleşmesine yol açabileceğinden koklear implant kararının gecikmemesi gerekir.
Toksik hasar önemli bir başlıktır. Aminoglikozidler, sisplatin, kıvrım diüretikleri ve yüksek doz salisilatlar tüy hücrelerini zedeler. İnsanda bu hücreler yenilenemediğinden hasar kalıcıdır; bu nedenle korunma ve erken saptama, tedaviden çok daha değerlidir.
Gürültüye bağlı işitme kaybı, dünyada önlenebilir işitme kaybının en sık nedenlerindendir; koruyucu kullanımı ve maruziyet sınırlarına uyulması etkilidir.
Perilenf fistülü, iç kulak ile orta kulak arasında bağlantı oluşmasıdır; travma, barotravma ve ıkınma sonrası ani işitme kaybı ve vertigo ile ortaya çıkar. Superior semisirküler kanal dehisansında ise kanalın kemik örtüsü inceldiğinden, yüksek ses ya da basınçla vertigo tetiklenir ve hasta kendi iç seslerini olağandışı biçimde duyar; bu tablo sıklıkla gözden kaçar ve psikiyatrik hastalık sanılabilir.
Ani sensörinöral işitme kaybı, acil değerlendirme gerektirir. Yatak başında Weber ve Rinne testleriyle iletim ve sensörinöral kayıp ayırt edilmelidir; sensörinöral kayıpta erken kortikosteroid tedavisi işitmenin geri kazanılma olasılığını artırır.
Barotravma, dalış ve uçuşta orta kulak basıncının dengelenememesiyle iç kulağı da etkileyebilir; ani işitme kaybı ve vertigo gelişmesi acil değerlendirme gerektirir.
Eş anlamlılar
- Labirent
- Auris interna
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Standring S (ed.), Gray's Anatomy: The Anatomical Basis of Clinical Practice, 42. baskı, 2020.