Vestibülokoklear sinir
Vestibülokoklear sinir (İng. vestibulocochlear nerve; Lat. nervus vestibulocochlearis), işitme ve denge bilgisini iç kulaktan beyin sapına taşıyan sekizinci kraniyal sinirdir.
Etimoloji
Denge organını belirten vestibulum ile işitme organını belirten cochlea sözcüklerinin birleşiminden oluşur.
Klinik bağlam
Sinir iki bölümden oluşur: koklear bölüm işitmeyi, vestibüler bölüm ise denge ve baş konumu bilgisini taşır. İç kulaktan çıkarak iç kulak yolunda ilerler, köprü-beyincik köşesinde beyin sapına girer. Bu anatomik yol, klinikte iki bölümün birlikte ya da ayrı ayrı tutulabilmesini açıklar.[1]
İç kulak yolunda yüz siniriyle birlikte seyreder; bu komşuluk, bu bölgedeki lezyonlarda işitme kaybı, denge bozukluğu ve yüz felcinin bir arada görülmesini açıklar.
Vestibüler schwannoma — akustik nörinom — en sık tümörüdür. Tek taraflı ve ilerleyici işitme kaybı, kulak çınlaması ve dengesizlikle ortaya çıkar. Önemli bir klinik uyarı vardır: tek taraflı sensörinöral işitme kaybı, aksi gösterilene dek bu tümör açısından değerlendirilmelidir; manyetik rezonans görüntüleme gerekir. Tümör büyüdükçe trigeminal sinir tutulumuyla yüzde uyuşma, ardından beyincik bulguları ve kafa içi basınç artışı gelişir. İlginç biçimde yüz felci geç dönemde ortaya çıkar. İki taraflı tümör, nörofibromatozis tip 2'yi düşündürür.
Ani sensörinöral işitme kaybı, acil değerlendirme gerektiren bir tablodur. Saatler-günler içinde gelişen tek taraflı işitme kaybında, kulak kiri ve orta kulak sorunları gibi iletim tipi nedenler dışlanmalıdır. Bu ayrımda Weber ve Rinne testleri yatak başında kullanılır: sensörinöral kayıpta Weber testi sağlam kulağa, iletim tipi kayıpta ise hasta kulağa lateralize olur. Bu basit muayenenin yapılmaması, ani kaybın orta kulak sorunu sanılarak tedavinin gecikmesine yol açar. Erken kortikosteroid tedavisi, işitmenin geri kazanılma olasılığını artırır.
Sinir, ilaç toksisitesine duyarlıdır. Aminoglikozidler, sisplatin, kıvrım diüretikleri ve yüksek doz salisilatlar hem işitme hem denge bölümünü etkileyebilir. Gentamisin ağırlıklı olarak vestibüler bölümü etkiler; bu hastalarda işitme kaybı bulunmadığından yakınma denge kaybı ve görüntü titremesi biçiminde olur ve tanı gecikir. Mitokondriyal genetik yatkınlık taşıyanlarda tek doz aminoglikozid bile kalıcı sağırlığa yol açabilir; aile öyküsünün sorgulanması bu nedenle önemlidir.
Enfeksiyonlar da siniri ve iç kulağı etkiler: menenjit sonrası işitme kaybı, çocuklarda edinsel sağırlığın önemli nedenidir ve bakteriyel menenjitte kortikosteroid uygulanmasının gerekçelerinden biridir. Ayrıca kabakulak, konjenital sitomegalovirüs enfeksiyonu ve zonaya bağlı Ramsay Hunt sendromu sayılabilir.
Değerlendirmede odyometri, timpanometri, işitsel beyin sapı yanıtları ve manyetik rezonans görüntüleme kullanılır.
Yoğun bakımda işitme kaybı sıklıkla gözden kaçar; hastanın iletişim kuramaması bilinç bozukluğu ya da deliryum sanılabilir. İşitme cihazı kullanan hastaların cihazlarına erişiminin sağlanması, hem iletişimi hem deliryum riskini doğrudan etkileyen basit bir önlemdir.
Kalıcı ve ağır işitme kaybında koklear implant, sinirin işlevsel olduğu durumlarda seçenek oluşturur; sinirin kendisinin bulunmadığı ya da tümörle harap olduğu olgularda ise beyin sapı düzeyinde uyarım seçenekleri değerlendirilir.
Eş anlamlılar
- Sekizinci kraniyal sinir
- İşitme-denge siniri
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Standring S (ed.), Gray's Anatomy: The Anatomical Basis of Clinical Practice, 42. baskı, 2020.