İçeriğe atla

Adli psikiyatri

DrSozluk sitesinden

Adli psikiyatri (İng. forensic psychiatry), ruh sağlığı bilgisinin hukuki sorunların çözümünde kullanıldığı psikiyatri alt dalıdır.

Etimoloji

Arapça kökenli "adl" (adalet) sözcüğünden gelen adli sıfatı ile psikiyatri teriminin birleşimidir.

Klinik bağlam

Alanın en belirgin özelliği, hekimin rolünün tedavi edici olmaktan çıkıp değerlendirici hâline gelmesidir; bu ayrım etik açıdan belirleyicidir.[1] Tedavi ilişkisinde hekim hastanın yararını gözetir; adli değerlendirmede ise mahkemeye tarafsız bilgi sunar. Bu nedenle değerlendirilen kişiye, görüşmenin amacının tedavi olmadığı ve söylediklerinin gizli kalmayacağı baştan açıkça bildirilmelidir. Bu bilgilendirmenin yapılmaması, hem etik ihlal hem raporun geçersizliği anlamına gelir. Aynı kişinin hem tedavi edici hem değerlendirici olması, çıkar çatışması yarattığından kaçınılması gereken bir durumdur.

Alanın başlıca konularından biri, ceza sorumluluğunun değerlendirilmesidir. Buradaki soru, kişinin eylem sırasındaki ruhsal durumudur; bugünkü durumu değil. Bu geriye dönük değerlendirme, alanın en güç yanıdır ve tanı koymakla eşdeğer değildir. Bir ruhsal hastalık tanısı bulunması, tek başına sorumluluğun kalktığı anlamına gelmez; belirtilerin eylemle doğrudan ilişkili olup olmadığı incelenir. Bu ayrımın anlaşılmaması, kamuoyunda yaygın bir yanılgıya yol açar.

İkinci temel konu, karar verme yetisinin ve ehliyetin değerlendirilmesidir. Yeti tanıya değil işleve dayanır ve karara özgüdür; demans ya da şizofreni tanısı bulunan bir kişi belirli bir karar için yeti sahibi olabilir. Vasi atanması, vasiyet ehliyeti ve tedaviyi reddetme hakkı bu çerçevede değerlendirilir. Bu ilkenin bilinmemesi, kişilerin gereksiz yere karar dışı bırakılmasına yol açar. Üçüncü konu, zorunlu yatış ve tedavi kararlarıdır; bu kararlar kişi özgürlüğünü sınırladığından yasal ölçütlere sıkı biçimde bağlıdır.

Şiddet riskinin öngörülmesi de alanın uğraş konularındandır; ancak bu öngörünün doğruluğu sınırlıdır ve yapılandırılmış araçlarla desteklenmesi gerekir. Ruhsal hastalığı bulunan kişilerin genel toplumdan belirgin biçimde daha şiddet eğilimli olmadığı, buna karşın şiddet mağduru olma olasılıklarının daha yüksek olduğu gösterilmiştir; bu bulgu damgalamanın önlenmesi açısından önemlidir. Üçüncü kişilere yönelik somut ve ciddi tehdit durumunda gizliliğin sınırlandırılması gerekebilir; bu istisna dar kapsamlıdır ve dikkatle uygulanmalıdır. Cezaevlerinde ruh sağlığı hizmeti sunumu da bu alanın kapsamındadır.

Eş anlamlılar

  • Forensik psikiyatri

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.