Akut akciğer ödemi
Akut akciğer ödemi (İng. acute pulmonary edema), akciğerin ara dokusunda ve alveollerde hızla sıvı birikmesiyle gaz değişiminin bozulduğu, yaşamı tehdit eden acil tablodur.
Etimoloji
Yunanca şişme anlamındaki oidema sözcüğünden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Sıvı birikimi iki ana düzenekle gelişir. Kardiyojenik biçimde sol kalp dolum basıncı yükselir; akciğer kılcallarındaki hidrostatik basınç artar ve sıvı damar dışına sızar. Kardiyojenik olmayan biçimde ise basınç normalken kılcal geçirgenlik bozulmuştur; akut solunum sıkıntısı sendromu bu grubun tipik örneğidir. Ayrım tedaviyi belirler: birincisinde konjesyonun giderilmesi, ikincisinde altta yatan nedenin tedavisi ve akciğer koruyucu ventilasyon önceliklidir.[1]
Kardiyojenik biçimin nedenleri arasında kalp yetersizliği alevlenmesi, akut miyokard iskemisi, ağır hipertansiyon, kapak hastalıkları — özellikle akut mitral yetersizliği — , atriyal fibrilasyon gibi ritim bozuklukları, aşırı tuz ve sıvı alımı ile ilaç uyumsuzluğu bulunur. Önemli bir alt grup, kan basıncının çok yüksek olduğu ve tablonun dakikalar içinde geliştiği hipertansif akciğer ödemidir; burada asıl sorun hacim fazlalığı değil, sıvının damar yatağı içinde akciğere kaymasıdır. Bu ayrımın anlaşılması tedaviyi doğrudan değiştirir: bu hastalarda öncelik yüksek doz diüretik değil, damar genişletici tedavi ve pozitif basınçlı ventilasyondur.
Klinik tabloda ani başlayan şiddetli nefes darlığı, yatamama, ortopne, huzursuzluk, terleme ve solukluk vardır. Köpüklü, kimi zaman pembe renkli balgam görülebilir. Muayenede yaygın raller, boyun venlerinde dolgunluk ve üçüncü kalp sesi saptanır; hastanın konuşamayacak kadar solunum sıkıntısı içinde olması ağır tabloyu gösterir.
Tanı klinik olarak konur ve tedavi gecikmeden başlatılır. Elektrokardiyogram iskemi ve ritim bozukluğunu, natriüretik peptit ölçümü kalp kaynaklı nedeni destekler. Akciğer ultrasonu, yatak başında yüksek duyarlılıkla B çizgilerini göstererek hızlı tanı sağlar; grafiden daha erken bilgi verir. Ekokardiyografi, sol ventrikül işlevi ve kapak sorunları hakkında belirleyici bilgi sunar.
Tedavinin temel bileşenleri şunlardır: hastanın oturur pozisyona getirilmesi, oksijen desteği ve erken dönemde noninvazif pozitif basınçlı ventilasyon. Pozitif basınç hem oksijenlenmeyi düzeltir hem sol ventrikülün ardyükünü azaltarak debiyi iyileştirir; entübasyon gereksinimini azalttığı gösterilmiştir. Kan basıncı yeterliyse damar yolundan nitrat verilmesi, önyükü ve ardyükü hızla düşürerek belirgin rahatlama sağlar. Kıvrım diüretikleri, hacim fazlalığı bulunan hastalarda kullanılır; ancak hacim fazlalığı olmayan hipertansif tabloda yüksek dozda uygulanması hipotansiyon ve böbrek hasarına yol açabilir.
Morfin, eskiden yaygın kullanılırken günümüzde önerilmez; solunum baskılanması ve kötü sonuçlarla ilişkili bulunmuştur. Bu, uygulamada değişen önemli noktalardan biridir.
Altta yatan tetikleyicinin bulunması zorunludur. Akut koroner sendrom saptanırsa girişimsel tedavi planlanır; hızlı ritim bozukluğunda hız denetimi ya da kardiyoversiyon uygulanır. Akut kapak yetersizliğinde cerrahi değerlendirme gecikmemelidir. Hipotansiyonun eşlik ettiği ve doku perfüzyonunun bozulduğu hastalarda tablo kardiyojenik şoka dönüşmüştür; bu durumda inotrop, vazopressör ve mekanik destek seçenekleri gündeme gelir.
Kardiyojenik olmayan nedenler arasında sepsis, aspirasyon, pankreatit, transfüzyon ilişkili akut akciğer hasarı, yüksek irtifa ve negatif basınçlı akciğer ödemi bulunur. Sonuncusu, tıkalı havayoluna karşı güçlü soluk alma çabasıyla gelişir ve çoğunlukla destek tedavisiyle hızla düzelir.
Eş anlamlılar
- Akciğer ödemi
- Pulmoner ödem
İlgili terimler
- Kalp yetersizliği
- Noninvazif mekanik ventilasyon
- Kardiyojenik şok
- Akut solunum sıkıntısı sendromu
- Natriüretik peptit
Kaynaklar
- ↑ European Society of Cardiology, Guidelines for the Diagnosis and Treatment of Acute and Chronic Heart Failure, 2021.