Alerjik astım
Alerjik astım (İng. allergic asthma), solunan alerjenlere karşı gelişen tip 2 enflamasyon zemininde ortaya çıkan, değişken havayolu tıkanıklığı ve bronş aşırı duyarlılığıyla seyreden astım fenotipidir. Astımın en sık görülen biçimidir.
Etimoloji
Astım, Yunanca asthma (soluk soluğa kalma) sözcüğünden gelir; alerjik sıfatı hastalığın alerjen duyarlanmasıyla ilişkisini belirtir.
Klinik bağlam
Hastalığın temelinde, alerjene karşı immünoglobulin E aracılı duyarlanma bulunur. Alerjenle karşılaşma, mast hücrelerinden aracı salınımına yol açarak erken faz yanıtı — bronkokonstriksiyon — oluşturur; saatler sonra eozinofil ve T hücrelerinin katılımıyla geç faz enflamasyon gelişir. Süreç interlökin-4, interlökin-13 ve interlökin-5 tarafından yönlendirilir. Kronik enflamasyon zamanla havayolu duvarında yeniden yapılanmaya — bazal membran kalınlaşması, düz kas artışı, mukus bezlerinde büyüme — yol açar; bu değişiklikler tıkanıklığın geri dönüşünü sınırlar.[1]
Sıklıkla çocukluk ya da genç erişkinlikte başlar; kişisel ya da ailesel atopi öyküsü, alerjik rinit, atopik dermatit ve besin alerjisi eşlik eder. Tetikleyiciler arasında ev tozu akarı, polenler, küf sporları, hayvan tüyü ve mesleki alerjenler bulunur. Ayrıca alerjik olmayan tetikleyiciler — viral enfeksiyonlar, egzersiz, soğuk hava, duman, koku, stres, gastroözofageal reflü ve bazı ilaçlar — belirtileri ağırlaştırır. Nonsteroid antienflamatuvar ilaçlara duyarlılık ayrı bir alt grubu tanımlar ve sıklıkla nazal polipozisle birliktedir.
Klinik tabloda nöbetler halinde gelen nefes darlığı, hışıltı, göğüste sıkışma ve öksürük bulunur; gece ve sabaha karşı artması, tetikleyiciyle ilişkili olması ve kendiliğinden ya da tedaviyle düzelmesi tipiktir. Muayenede ekspiryumda uzama ve hışıltı duyulur; ancak ağır tıkanıklıkta hava akımı çok azaldığından hışıltı duyulmayabilir — sessiz göğüs, iyileşme değil kötüleşme belirtisidir ve acil girişim gerektirir.
Tanı, uyumlu belirtilerin değişken hava akımı kısıtlanmasıyla gösterilmesine dayanır. Spirometride bronkodilatatör sonrası belirgin düzelme, zaman içinde değişkenlik ya da bronş provokasyon testinde aşırı duyarlılık aranır. Tek bir normal spirometri astımı dışlamaz; belirtili dönemde yinelenmesi gerekir. Alerjik fenotipin gösterilmesinde deri prik testi ve alerjene özgü IgE ölçümü kullanılır; kan eozinofil sayısı ve ekshale nitrik oksit düzeyi tip 2 enflamasyonu yansıtır. Ayırıcı tanıda kronik obstrüktif akciğer hastalığı, vokal kord işlev bozukluğu, kalp yetersizliği, bronşektazi ve ilaç yan etkileri yer alır.
Tedavinin temel taşı inhaler kortikosteroidlerdir. Güncel yaklaşımda, yalnızca kısa etkili bronkodilatatörle sürdürülen tedavi terk edilmiştir; tek başına rahatlatıcı kullanımın alevlenme ve ölüm riskini artırdığı gösterilmiştir. Bunun yerine her hastada kortikosteroid içeren tedavi önerilir; hafif olgularda gerektiğinde kullanılan kortikosteroid-formoterol birleşimi, düzenli tedavi gerekenlerde ise idame ve gerektiğinde aynı birleşimin kullanıldığı şemalar benimsenmiştir. Denetim sağlanamadığında uzun etkili antikolinerjik eklenir; ağır ve tip 2 belirteçleri yüksek olgularda IgE ya da interlökin yolaklarını hedefleyen biyolojik ajanlar kullanılır.[2]
Denetimsizliğin en sık nedenleri ilaç değil, uygulama ve çevre kaynaklıdır: yanlış inhaler tekniği, tedaviye uyumsuzluk, sürmekte olan alerjen ve sigara maruziyeti, eşlik eden rinit ve obezite, yanlış tanı. Biyolojik tedaviye geçmeden önce bu etkenlerin gözden geçirilmesi zorunludur. Alerjen immünoterapisi, seçilmiş ve tek alerjene duyarlı hastalarda uzun dönemde yararlıdır.
Ağır alevlenmede tekrarlanan inhaler bronkodilatatör, sistemik kortikosteroid ve oksijen uygulanır; yanıt alınamayan olgularda ek tedaviler ve solunum desteği gündeme gelir. Entübasyon gereken astım hastasında dinamik hiperinflasyon ve buna bağlı hemodinamik bozulma önemli bir tehlikedir; bu nedenle uzun ekspiryum süresi tanıyan ventilasyon ayarları ve izin verilen hiperkapni stratejisi benimsenir. Ani kötüleşen hastada tansiyon pnömotoraks ve otomatik PEEP birikimi düşünülmelidir.
Eş anlamlılar
- Atopik astım
- Ekstrensek astım