Gastroözofageal reflü
Gastroözofageal reflü (İng. gastroesophageal reflux), mide içeriğinin özofagusa geri kaçmasıdır. Belirti ya da doku hasarı oluşturduğunda gastroözofageal reflü hastalığı olarak adlandırılır.
Etimoloji
Yunanca gaster (mide) ve oisophagos (özofagus) sözcükleri ile Latince refluere (geri akmak) eyleminden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Fizyolojik olarak günde birkaç kez, özellikle yemek sonrası kısa süreli reflü olayları görülür ve belirti yaratmaz. Hastalık, bu olayların sıklaşması, uzaması ya da mukozanın savunma mekanizmalarının yetersiz kalmasıyla ortaya çıkar. Temel bozukluk alt özofagus sfinkterinin geçici ve uygunsuz gevşemeleridir; buna sfinkter basıncının düşmesi, hiyatal herni varlığı, özofagus temizleme işlevinin azalması, mide boşalmasının gecikmesi ve karın içi basıncın artması eklenir. Obezite, gebelik, sigara, alkol, bazı ilaçlar — kalsiyum kanal blokerleri, nitratlar, antikolinerjikler, bifosfonatlar — ve büyük hacimli geç öğünler kolaylaştırıcı etkenlerdir.[1]
Tipik belirtiler göğüste yanma ve ağza acı-ekşi su gelmesidir; yemek sonrası ve yatar pozisyonda artar. Atipik ve özofagus dışı bulgular arasında kronik öksürük, ses kısıklığı, boğazda takılma duygusu, larenjit, astım alevlenmeleri ve diş minesinde aşınma bulunur; bu belirtilerin reflüye bağlanmasında dikkatli olunmalı, diğer nedenler dışlanmalıdır. Göğüs ağrısı kalp kökenli ağrıyı taklit edebilir; öncelik her zaman kardiyak nedenlerin dışlanmasıdır.
Uyarıcı bulgular tanısal yaklaşımı değiştirir: yutma güçlüğü, ağrılı yutma, istem dışı kilo kaybı, kanama ya da anemi, kusma ve ailede üst sindirim sistemi kanseri öyküsü varlığında endoskopi yapılmalıdır. Bu bulguların yokluğunda tipik belirtileri olan hastada ampirik asit baskılayıcı tedavi hem tanısal hem tedavi edici yaklaşım olarak kabul edilir.
Endoskopi mukozal hasarı, özofajit derecesini, darlığı ve Barrett özofagusunu gösterir; ancak hastaların önemli bir bölümünde endoskopi normaldir — nonerozif reflü hastalığı. Tanının kesinleştirilmesi gereken, tedaviye yanıtsız ya da cerrahi planlanan olgularda ambulatuvar pH ya da pH-empedans izlemi altın standarttır; özofagus manometrisi motilite bozukluklarını dışlar ve cerrahi öncesi zorunludur.[2]
Yönetim yaşam biçimi düzenlemeleriyle başlar: kilo verme — kanıtı en güçlü öneridir —, yatağın baş tarafının yükseltilmesi, son öğün ile yatma arasında süre bırakılması, tetikleyici besinlerden kaçınılması ve sigaranın bırakılması. İlaç tedavisinde proton pompası inhibitörleri temel seçenektir; belirtiler denetlendikten sonra en düşük etkili doza inilmesi ve gereksiz süresiz kullanımdan kaçınılması önerilir. Uzun süreli kullanımın olası etkileri — B12 ve magnezyum eksikliği, kemik kırığı, enterik enfeksiyonlar — göz önüne alınmakla birlikte, endikasyonu bulunan hastada tedaviden kaçınmayı gerektirmez. Aljinatlar ve H2 reseptör blokerleri tamamlayıcı seçeneklerdir.
Cerrahi tedavi — fundoplikasyon — ilaca yanıt veren ancak sürekli tedaviyi istemeyen, büyük hiyatal hernisi bulunan ya da regürjitasyonu ön planda olan seçilmiş hastalarda uygulanır; hasta seçimi ve ameliyat öncesi manometri sonucu belirler. Obez hastalarda bariatrik cerrahi hem reflüyü hem eşlik eden sorunları düzeltebilir.
Komplikasyonlar arasında erozif özofajit, peptik darlık, kanama ve Barrett özofagusu bulunur. Barrett özofagusu, skuamöz epitelin kolumnar epitele dönüşmesidir ve özofagus adenokarsinomu için öncü lezyon kabul edilir; displazi varlığında endoskopik izlem ve ablasyon yöntemleri gündeme gelir.
Anestezi ve yoğun bakım açısından reflü, aspirasyon riski nedeniyle önemlidir. Belirgin reflüsü olan hastada indüksiyon sırasında hızlı ardışık entübasyon yeğlenir; supraglottik havayolu araçları koruma sağlamaz. Yatan hastada baş yukarı pozisyon, enteral beslenmenin uygun hızda verilmesi ve mide rezidü hacminin izlenmesi aspirasyon pnömonisinden korunmada temel önlemlerdir.
Eş anlamlılar
- Reflü hastalığı
- GÖRH