Status astmatikus
Status astmatikus (İng. status asthmaticus), standart tedaviye yanıt vermeyen, yaşamı tehdit eden ağır astım atağıdır.
Etimoloji
Latince süregelen durum anlamındaki status sözcüğü ile astım hastalığının adından oluşur.
Klinik bağlam
Atakta bronş düz kası kasılır, mukoza ödemlenir ve yoğun mukus tıkaçları oluşur. Havayolları daraldığından soluk verme uzar; bir sonraki soluk alma başladığında akciğerlerde hava kalır. Bu hava hapsi, dinamik hiperinflasyona ve içsel pozitif ekspirasyon sonu basınca yol açar. Sonuçta solunum işi artar, diyafram mekanik olarak elverişsiz konuma gelir ve göğüs içi basınç yükselerek venöz dönüşü azaltır. Bu düzenek, tedavi ilkelerinin tümünü açıklar.[1]
Klinik değerlendirmede ağırlık göstergeleri bilinmelidir: konuşamama, tek sözcüklerle konuşma, oturur pozisyonda öne eğilme, yardımcı kas kullanımı, terleme, ajitasyon, taşikardi ve pulsus paradoksus. Sessiz göğüs — hışıltının kaybolması — iyileşme değil, hava akımının ileri derecede azaldığını gösteren tehlike işaretidir. Bilinç bulanıklığı ve bradikardi, yaklaşan solunum durmasını düşündürür.
Kan gazında önemli bir tuzak vardır: atak başlangıcında hasta hiperventile eder ve karbondioksit düşüktür. Karbondioksitin normale dönmesi, iyileşme değil hastanın yorulduğunun göstergesidir; yükselmesi ise acil müdahale gerektirir. Bu yorumun bilinmemesi, en tehlikeli değerlendirme hatalarındandır.
Tedavinin temeli, sık aralıklı ya da sürekli inhale kısa etkili beta-2 agonisti, ipratropium eklenmesi ve sistemik kortikosteroiddir. Kortikosteroidin erken verilmesi belirleyicidir; etkisi saatler içinde başlar ve yatış oranını azaltır. Magnezyum sülfat, ağır olgularda damar yolundan uygulanır. Oksijen, hedef satürasyon aralığına göre verilir.
Yanıt alınamayan hastalarda noninvazif ventilasyon denenebilir; ancak hipoksemik ve yorulmuş hastada entübasyon geciktirilmemelidir. Entübasyon bu hastalarda yüksek riskli bir işlemdir: pozitif basınç, hava hapsini ve göğüs içi basıncı artırarak ani hipotansiyon ve kalp durmasına yol açabilir. Bu nedenle indüksiyon öncesi hacim desteği sağlanmalı ve deneyimli ekip hazır bulunmalıdır. Ketamin, bronkodilatör etkisi nedeniyle tercih edilen indüksiyon ajanlarındandır.
Mekanik ventilasyonda temel ilke, hava hapsinin en aza indirilmesidir: düşük solunum sayısı, düşük tidal hacim, yüksek inspirasyon akımı ile uzun soluk verme süresi ayarlanır. Bu strateji karbondioksitin yükselmesine yol açar; izin verilen hiperkapni bilinçli olarak kabul edilir çünkü asıl tehlike barotravmadır. Sedasyon ve gerektiğinde nöromüsküler blokaj uygulanır; ancak kortikosteroidle birlikte uzun süreli kas gevşetici kullanımı miyopati riskini artırır ve süre sınırlanmalıdır.
Ventilasyon sırasında ani hipotansiyon geliştiğinde iki olasılık öncelikle düşünülmelidir: dinamik hiperinflasyon ve pnömotoraks. Hastanın ventilatörden geçici olarak ayrılarak göğüs kafesinin boşalmasının beklenmesi — apne denemesi — hem tanısal hem tedavi edicidir. Bu basit manevranın bilinmemesi, gereksiz canlandırma girişimlerine yol açar.
Yardımcı tedaviler arasında helyum-oksijen karışımı ve seçilmiş olgularda vücut dışı destek bulunur. Sedatiflerin ventilasyon öncesi yüksek dozda kullanılması, solunum çabasını baskılayarak zarar verir.
Atak sonrası dönemde tetikleyicinin belirlenmesi, inhaler tekniğinin gözden geçirilmesi, tedavi uyumunun değerlendirilmesi ve yazılı eylem planı verilmesi, yinelemeyi önlemede belirleyicidir. Yalnızca kısa etkili bronkodilatör kullanan hastalarda ölümcül atak riskinin arttığı gösterilmiştir; idame tedavide inhale kortikosteroid içeren rejimler önerilir.
Eş anlamlılar
- Ağır astım atağı
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Global Initiative for Asthma, Global Strategy for Asthma Management and Prevention, 2023.