Ampiyem
Ampiyem (İng. empyema; Yun. empyema "irin toplanması"), bir vücut boşluğunda irin birikmesidir. Dar ve en sık kullanılan anlamıyla plevra boşluğundaki irinli sıvı toplanmasını belirtir.
Etimoloji
Yunanca en (içinde) ve pyon (irin) sözcüklerinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Plevral ampiyem, çoğunlukla pnömoninin komplikasyonu olarak gelişir. Süreç üç evrede ilerler. Eksüdatif evrede enflamasyona bağlı olarak plevraya berrak, akışkan sıvı geçer. Fibrinopürülan evrede bakteriyel istila ile sıvı bulanıklaşır, fibrin birikerek bölmelenmeler oluşur ve sıvı serbestçe hareket etmez hale gelir. Organize evrede ise akciğeri saran kalın bir kabuk gelişir ve akciğerin genişlemesini engeller. Bu evreleme tedavi seçimini doğrudan belirler: erken dönemde basit drenaj yeterliyken, ilerlemiş evrede girişimsel ya da cerrahi yaklaşım gerekir.[1]
Pnömoni dışındaki nedenler arasında göğüs cerrahisi ve travma, özofagus yırtılması, subfrenik apse yayılımı, torasentez sonrası enfeksiyon ve tüberküloz bulunur. Risk etkenleri arasında alkol kullanımı, diabetes mellitus, malnütrisyon, kötü ağız-diş sağlığı, aspirasyon eğilimi, bağışıklık baskılanması ve intravenöz madde kullanımı sayılır. Etkenler, toplum kökenli olgularda streptokoklar — özellikle Streptococcus anginosus grubu —, Staphylococcus aureus ve anaeroplar; hastane kökenli olgularda dirençli gram-negatif bakteriler ve metisiline dirençli stafilokoklardır. Anaerop enfeksiyonlarda tablo sinsi seyreder ve haftalar süren halsizlik, kilo kaybı, gece terlemesiyle ortaya çıkabilir.
Klinik bulgular ateş, plöretik göğüs ağrısı, öksürük, nefes darlığı ve genel durumda bozulmadır; tedaviye karşın düzelmeyen ya da yeniden kötüleşen pnömoni hastasında ampiyem akla gelmelidir. Muayenede matite, solunum seslerinde azalma ve vokal fremitusta düşme saptanır. Laboratuvarda lökositoz ve akut faz yanıtında yükselme görülür.
Görüntülemede akciğer grafisi sıvıyı gösterir ancak niteliğini ayırt edemez. Yatak başı ultrasonografi bölmelenmeleri, sıvının yoğunluğunu ve uygun ponksiyon yerini göstermede üstündür; kontrastlı bilgisayarlı tomografi plevral kalınlaşmayı, bölmelenmeyi, akciğer parankimindeki değişiklikleri ve altta yatan nedeni ortaya koyar.
Tanı, plevral sıvının incelenmesiyle konur. Ponksiyonda irin görülmesi tanı koydurucudur; makroskopik olarak berrak görünen sıvıda ise pH düşüklüğü, glukoz düşüklüğü ve laktat dehidrogenaz yüksekliği komplike parapnömonik efüzyonu gösterir ve drenaj endikasyonu oluşturur. Sıvı örneği hem standart kaplara hem kan kültürü şişelerine ekilerek kültür duyarlılığı artırılır; boyama ve moleküler yöntemler tanıya katkı sağlar. Sıvı pH ölçümünün kan gazı cihazında ve gecikmeden yapılması gerekir.[2]
Tedavinin iki ayağı vardır: uygun antibiyotik ve etkin drenaj. Antibiyotik seçimi enfeksiyonun kökenine ve anaerop kapsamına göre yapılır, tedavi süresi çoğu olguda haftalar düzeyindedir. Drenaj, göğüs tüpüyle sağlanır; bölmelenmiş olgularda intraplevral fibrinolitik ve mukolitik ajanların birlikte uygulanmasının drenaj başarısını artırdığı ve cerrahi gereksinimini azalttığı gösterilmiştir. Yanıt alınamayan, çok bölmeli ya da organize evredeki olgularda video yardımlı torakoskopik cerrahi ile debridman, ileri olgularda dekortikasyon uygulanır. Cerrahiye geçişte gecikmenin sonucu kötüleştirdiği bilinmektedir.
Destekleyici tedavide beslenme desteği, ağrı denetimi, erken mobilizasyon ve solunum fizyoterapisi yer alır. Uzun süren enfeksiyon nedeniyle beslenme bozukluğu ve kas kaybı sıktır. Komplikasyonlar arasında bronkoplevral fistül, akciğerin genişleyememesi, kalıcı boşluk oluşumu, sepsis ve göğüs duvarına açılan fistüller bulunur.
Ampiyem terimi plevra dışında da kullanılır: safra kesesi ampiyemi, subdural ampiyem ve eklem ampiyemi bunların başlıcalarıdır. Subdural ampiyem, hızla ilerleyen ve acil cerrahi boşaltma gerektiren nöroşirürjik bir acildir; sinüzit ve otitin komplikasyonu olarak gelişebilir.
Eş anlamlılar
- Plevral ampiyem
- Göğüs boşluğunda irin toplanması