Torasentez
Torasentez (İng. thoracentesis), plevra boşluğundaki sıvının iğne ya da kateterle boşaltılması işlemidir. Tanı ve tedavi amacıyla uygulanır.
Etimoloji
Yunanca göğüs anlamındaki thorax ile delme anlamındaki kentesis sözcüklerinden oluşur.
Klinik bağlam
Tanısal amaçla, nedeni bilinmeyen plevral efüzyonların değerlendirilmesinde uygulanır. Tedavi amaçlı boşaltma ise sıvının solunum sıkıntısı yarattığı durumlarda yapılır ve hastanın hızla rahatlamasını sağlar.[1]
Elde edilen sıvı, transüda ve eksüda olarak ayrılır; bu ayrım tanısal yaklaşımı belirler. Light ölçütleri, sıvı ve serumdaki protein ile laktat dehidrogenaz oranlarına dayanır ve eksüdayı yüksek duyarlılıkla saptar. Ancak diüretik alan kalp yetersizliği hastalarında transüda niteliğindeki sıvı yanlışlıkla eksüda olarak sınıflandırılabilir; bu durumda serum-asit albümin farkına benzer biçimde protein farkı hesaplanarak yorum düzeltilir. Bu tuzağın bilinmemesi, gereksiz ileri tetkiklere yol açar.
Sıvıda ayrıca hücre sayımı ve ayrımı, pH, glukoz, sitoloji, Gram boyama ve kültür değerlendirilir. Düşük pH ve glukoz ile yüksek laktat dehidrogenaz, komplike parapnömonik efüzyonu ya da ampiyemi düşündürür; bu durumda basit boşaltma yeterli değildir ve göğüs tüpüyle drenaj gerekir. Bu ayrımın yapılmaması, tedavi başarısızlığının en sık nedenidir. Lenfosit ağırlıklı eksüdada tüberküloz ve malignite; belirgin eozinofili hava ya da kan varlığı; süt görünümlü sıvı şilotoraks düşündürür.
Uygulamada ultrason kılavuzluğu standart hâline gelmiştir; işlem başarısını artırır ve pnömotoraks riskini belirgin biçimde azaltır. Giriş yeri, kaburganın üst kenarından yapılır; alt kenarda damar-sinir demeti bulunduğundan bu bölgeden kaçınılır. Hasta çoğunlukla oturur pozisyonda ve öne eğik olarak yerleştirilir.
Komplikasyonlar arasında pnömotoraks, kanama, dalak ya da karaciğer yaralanması, enfeksiyon ve ağrı bulunur. Yaygın bir yanlış inanış, pıhtılaşma bozukluğu ve trombositopeni bulunan hastalarda işlemin yapılamayacağıdır; deneyimli ellerde ve ultrason eşliğinde, ölçülü düzeydeki bozukluklarda işlem güvenle uygulanabilir ve rutin plazma ya da trombosit verilmesi önerilmez.
Bir diğer önemli komplikasyon, yeniden genişleme akciğer ödemidir. Uzun süre kollabe kalmış akciğerin hızla genişlemesiyle ortaya çıkar; öksürük, göğüste sıkışma ve hipoksemi ile seyreder. Bu riski azaltmak için tek seferde boşaltılan sıvı miktarı sınırlandırılır ve hasta işlem sırasında göğüs ağrısı ya da öksürük tanımladığında işlem sonlandırılır. Sıvı boşaltılırken belirgin ağrı gelişmesi, plevra basıncının aşırı düştüğünü gösteren pratik bir uyarıdır.
Sıvının boşaltılmasına karşın akciğerin genişlememesi, tuzaklanmış akciğeri düşündürür; bu durumda yinelenen boşaltma yarar sağlamaz ve kalıcı kateter ya da plörodez seçenekleri değerlendirilir. Malign efüzyonlarda yineleyen boşaltma yerine kalıcı plevral kateter ya da plörodez, yaşam niteliğini daha iyi korur.
İşlem sonrası rutin akciğer grafisi artık her hastada gerekli görülmez; belirti gelişen, birden çok deneme yapılan, hava aspire edilen ve mekanik ventilasyon uygulanan hastalarda görüntüleme yapılır. Mekanik ventilasyon uygulanan hastalarda pnömotoraks riski yüksektir ve tansiyon pnömotoraksa ilerleyebileceğinden yakın izlem gerekir.
Ampiyem ve komplike efüzyonlarda erken drenaj, gecikmiş girişime göre daha iyi sonuç verir; loküle sıvılarda fibrinolitik ve deoksiribonükleaz uygulaması ya da cerrahi seçenekler gündeme gelir.
Eş anlamlılar
- Plevral ponksiyon
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Broaddus VC ve ark. (ed.), Murray & Nadel's Textbook of Respiratory Medicine, 7. baskı, 2022.