İçeriğe atla

Baroreseptör

DrSozluk sitesinden

Baroreseptör (İng. baroreceptor; Yun. baros, ağırlık), damar duvarındaki gerilme değişikliklerini algılayarak kan basıncının kısa süreli düzenlenmesini sağlayan duyu reseptörüdür.

Etimoloji

Yunanca ağırlık, basınç anlamındaki baros ile algılayıcı anlamındaki "reseptör" sözcüğünden oluşur.

Klinik bağlam

Yüksek basınçlı reseptörler karotis sinüsü ve aort yayında bulunur; damar duvarının gerilmesine duyarlıdırlar. Basınç yükseldiğinde uyarı sıklığı artar ve beyin sapındaki merkeze — nukleus traktus solitarius — taşınır; buradan sempatik etkinlik azaltılır, parasempatik etkinlik artırılır. Sonuçta kalp hızı ve kasılma gücü düşer, damarlar genişler ve basınç normale döner. Basınç düştüğünde ise tersi gerçekleşir. Karotis sinüsünden gelen bilgi dokuzuncu, aort yayından gelen ise onuncu kraniyal sinirle taşınır.[1]

Sistem, saniyeler içinde devreye giren hızlı bir düzeneğe sahiptir; ancak uzun süreli basınç denetiminde etkisizdir. Kronik hipertansiyonda reseptörler yeni basınç düzeyine uyum sağlar; bu uyum, yüksek basıncın neden kalıcı hâle geldiğini ve reseptörlerin buna karşı koymadığını açıklar.

Klinik uygulamada bu refleks, birçok tabloyu anlamanın anahtarıdır. Ayağa kalkıldığında kan alt ekstremitelerde göllenir; sağlam refleks kalp hızını ve damar tonusunu artırarak basıncı korur. Bu yanıtın bozulması ortostatik hipotansiyona yol açar; yaşlılarda, diyabetik ve nörodejeneratif hastalıklara bağlı otonom nöropatide, hipovolemide ve bazı ilaçların kullanımında görülür. Yatarak ve ayakta kan basıncının ölçülmesi, bu bozukluğu ortaya çıkaran basit ancak sıklıkla atlanan bir muayene adımıdır.

Kanamada refleks, kan basıncının uzun süre normal görünmesini sağlar; taşikardi ve damar büzülmesi telafi eder. Bu nedenle genç hastada normal basınç, ciddi kan kaybını dışlamaz. Beta bloker kullanan hastalarda ise taşikardi yanıtı körelir ve tablo daha da gizlenir.

Karotis sinüsü aşırı duyarlılığında, boyun hareketi, sıkı yaka ya da tıraş sırasında refleks aşırı uyarılır; bradikardi, hipotansiyon ve senkop gelişir. Yaşlıda açıklanamayan bayılmaların gözden kaçan bir nedenidir. Vazovagal senkopta da benzer biçimde aşırı vagal yanıt ve damar genişlemesi rol oynar.

Anestezi ve yoğun bakımda refleks duyarlılığı azalır: anestezik ilaçlar, sedatifler ve opioidler yanıtı baskılar; bu nedenle pozisyon değişiklikleri ve kanama daha ağır hipotansiyonla sonuçlanabilir. Ayrıca kalp cerrahisi ve karotis girişimleri sırasında karotis sinüsünün doğrudan uyarılması ani bradikardi ve hipotansiyon yaratabilir; bu durumda uyaranın kesilmesi ilk adımdır.

Düşük basınçlı reseptörler ise büyük toplardamarlarda ve kalp atriyumlarında bulunur; hacim durumunu algılar ve antidiüretik hormon salgısı ile böbrek işlevlerini etkiler. Atriyumların gerilmesi natriüretik peptit salınımına yol açar; bu, hacim fazlalığında sodyum ve su atılımını artıran karşıt bir düzenektir.

Kalp hızı değişkenliği, bu refleksin bütünlüğünün dolaylı göstergesidir; azalması otonom işlev bozukluğunu yansıtır ve kalp yetersizliği ile diyabette kötü seyir göstergesi kabul edilir.

Tedavi amaçlı olarak, dirençli hipertansiyonda baroreseptör uyarım cihazları ve renal denervasyon gibi yaklaşımlar araştırılmıştır; bu yöntemler seçilmiş hastalarda değerlendirilir.

Eş anlamlılar

  • Basınç reseptörü

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2020.