İçeriğe atla

Antidiüretik hormon

DrSozluk sitesinden

Antidiüretik hormon (İng. antidiuretic hormone), hipotalamusta üretilip hipofiz arka lobundan salgılanan, böbrekten su geri emilimini artırarak vücut sıvı dengesini düzenleyen peptit hormondur. Vazopressin adıyla da anılır.

Etimoloji

Adlandırma, hormonun idrar çıkışını azaltan — diürezi engelleyen — etkisinden gelir; ikinci adı olan vazopressin ise damar büzücü etkisini belirtir.

Klinik bağlam

Hormon, hipotalamustaki supraoptik ve paraventriküler çekirdeklerde sentezlenir, akson taşınımıyla hipofiz arka lobuna ulaşır ve burada depolanır. Salgısını uyaran başlıca etken plazma ozmolalitesindeki artıştır; ozmoreseptörler çok küçük değişikliklere duyarlıdır. İkinci uyarı yolu hacim ve basınç değişiklikleridir: belirgin hipovolemi ve hipotansiyon, ozmolalite düşük olsa bile salgıyı güçlü biçimde artırır. Bu ikinci yolun ozmotik denetimi baskılaması, hipovolemik hastada gelişen hiponatreminin fizyolojik açıklamasıdır. Bulantı, ağrı, stres, cerrahi girişim ve bazı ilaçlar da salgıyı uyarır.[1]

Etkisini toplayıcı kanal hücrelerindeki V2 reseptörleri üzerinden gösterir; hücre zarına su kanallarının — akuaporin-2 — yerleşmesini sağlayarak suyun geri emilimini artırır ve idrarı yoğunlaştırır. Damar düz kasındaki V1 reseptörleri üzerinden ise damar büzülmesi yapar; bu etki fizyolojik derişimlerde sınırlıdır ancak ağır hipotansiyonda önem kazanır. Ayrıca faktör VIII ve von Willebrand faktörünün salınımını artırır; bu özellik, sentetik türevinin bazı kanama bozukluklarında kullanılmasının temelidir.

Yetersizliği santral diabetes insipidus tablosuna yol açar: çok miktarda seyreltik idrar çıkışı, aşırı susama ve yeterli su alınamadığında hipernatremi görülür. Nedenleri arasında hipofiz cerrahisi, travmatik beyin hasarı, tümörler, infiltratif hastalıklar ve hipofizer apopleksi bulunur. Böbreğin hormona yanıtsız kaldığı biçim nefrojenik diabetes insipidustur; lityum kullanımı, hiperkalsemi, hipokalemi ve kalıtsal bozukluklar başlıca nedenlerdir. Ayrım, sentetik hormon uygulandığında idrarın yoğunlaşıp yoğunlaşmadığına bakılarak yapılır; günümüzde kopeptin ölçümü tanısal doğruluğu artırmıştır.

Aşırı ya da uygunsuz salgılanması, uygunsuz antidiüretik hormon salgılanması sendromunu oluşturur. Bu tabloda su tutulur, plazma seyrelir ve ozmolalite düşükken idrar uygunsuz biçimde yoğun kalır; sonuç hipoozmolar hiponatremidir. Nedenleri akciğer kanseri başta olmak üzere kötü huylu hastalıklar, santral sinir sistemi hastalıkları, akciğer enfeksiyonları ve ilaçlardır — özellikle seçici serotonin geri alım inhibitörleri, karbamazepin, antipsikotikler ve bazı kemoterapötikler. Tanı, hastanın hacim durumunun normal olması, böbrek-tiroit-adrenal işlevlerinin sağlam bulunması ve diüretik kullanımının dışlanmasıyla desteklenir.[2]

Hiponatreminin düzeltilmesinde temel güvenlik kuralı, serum sodyumunun günlük belirlenmiş sınırların üzerinde hızlı yükseltilmemesidir; aşırı hızlı düzeltme ozmotik demiyelinizasyon sendromuna yol açar ve kalıcı nörolojik hasar bırakır. Risk, kronik hiponatremisi olan, malnütrisyonlu, alkol kullanan ve karaciğer hastalığı bulunan hastalarda yüksektir. Buna karşılık ağır nörolojik bulgusu olan akut hiponatremide hipertonik salinle hızlı ve ölçülü ilk düzeltme yaşam kurtarıcıdır.

Klinik kullanım açısından vazopressin ve türevleri birkaç alanda yer alır. Vazopressin, septik şokta noradrenaline eklenerek katekolamin gereksinimini azaltmak için kullanılır. Sentetik türevi desmopressin, santral diabetes insipidusta replasman, hafif hemofili A ve von Willebrand hastalığında kanama profilaksisi, üremik trombosit işlev bozukluğunda ve çocuklarda gece idrar kaçırmasında kullanılır. Terlipressin, karaciğer sirozunda hepatorenal sendrom ve varis kanamalarında yer bulur. Vaptanlar ise V2 reseptörünü bloke ederek serbest su atılımını artırır ve seçilmiş hiponatremi olgularında kullanılır.

Perioperatif ve yoğun bakım uygulamasında hormonun stresle artan salgısı, ameliyat sonrası dönemde su tutulmasına ve hiponatremiye yatkınlık yaratır; bu nedenle hipotonik sıvıların rutin kullanımından kaçınılması önerilir. Nöroşirürji sonrası gelişen sıvı-elektrolit bozukluklarında diabetes insipidus, uygunsuz salgılanma sendromu ve serebral tuz kaybı ayrımı dikkat gerektirir; hacim durumu bu ayrımın anahtarıdır.

Eş anlamlılar

  • Vazopressin
  • ADH

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2020.
  2. Spasovski G ve ark., Clinical Practice Guideline on Diagnosis and Treatment of Hyponatraemia, 2014.