Hipofizer apopleksi
Hipofizer apopleksi (İng. pituitary apoplexy), hipofiz bezine — çoğunlukla var olan bir adenoma — ani kanama ya da infarkt gelişmesiyle ortaya çıkan acil tablodur. Şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu ve hormon yetmezliğiyle seyreder.
Etimoloji
Yunanca ani darbe anlamındaki apoplexia sözcüğünden gelir.
Klinik bağlam
Olguların büyük bölümünde altta bilinmeyen bir hipofiz adenomu bulunur; tablo, hastanın tümörden haberdar olmadığı bir dönemde ilk bulgu olarak ortaya çıkabilir. Tetikleyici etkenler arasında kan basıncındaki ani değişiklikler, antikoagülan kullanımı, kalp cerrahisi ve kardiyopulmoner baypas, anjiyografi, dinamik hipofiz testleri, dopamin agonistleri, gebelik ve kafa travması sayılır. Sheehan sendromu, doğum sonrası ağır kanamaya bağlı hipofiz infarktı olarak ayrı bir başlık oluşturur.[1]
Klinik tabloda ani ve şiddetli baş ağrısı öndedir; bulantı, kusma ve ense sertliği eşlik edebilir. Bu görünüm subaraknoid kanama ve menenjiti taklit eder; bu üç tablonun ayırt edilmesi acil değerlendirmenin merkezindedir. Optik kiazma basısıyla görme alanı kaybı, kavernöz sinüs tutulumuyla göz hareket kısıtlılığı, çift görme ve göz kapağı düşüklüğü gelişir; en sık tutulan sinir okülomotor sinirdir.
En tehlikeli bileşen akut adrenal yetmezliktir. Adrenokortikotropik hormon salgısının aniden kesilmesi, kortizol eksikliğine ve dolayısıyla hipotansiyon, hiponatremi, hipoglisemi ile şok tablosuna yol açar. Bu, tablonun en sık ölüm nedenidir ve tanı gecikmesinde belirleyici rol oynar. Bu nedenle kuşkulanılan hastada glukokortikoid tedavisi, laboratuvar sonuçları beklenmeden başlatılmalıdır — beklemek, en sık yapılan ölümcül hatadır.
Tanıda tercih edilen yöntem manyetik rezonans görüntülemedir; sella bölgesindeki kitle içinde kanama ya da infarkt gösterilir. Bilgisayarlı tomografi ilk saatlerde kanamayı gösterebilir ancak duyarlılığı sınırlıdır ve normal olması tanıyı dışlamaz. Tüm hipofiz eksenlerinin değerlendirilmesi için kan örnekleri alınır; ancak tedavi bu sonuçlara bağlanmaz.
Yönetim çok disiplinlidir: endokrinoloji, beyin cerrahisi ve göz hekimliği birlikte değerlendirir. İlk adım hemodinamik dengeleme, sıvı ve elektrolit düzeltilmesi ile stres dozunda glukokortikoid uygulanmasıdır. Görme kaybı ilerleyen, görme alanı belirgin biçimde bozulan, bilinç durumu kötüleşen ve göz hareket bozukluğu ağırlaşan hastalarda erken cerrahi dekompresyon — çoğunlukla transsfenoidal cerrahi — uygulanır. Buna karşılık görme tehdit altında olmayan, bilinci açık ve durumu kararlı hastalarda koruyucu izlem uygun olabilir; bu hastaların önemli bir bölümü cerrahi olmadan düzelir. Karar, klinik seyrin yakın izlenmesine dayanır.
Ameliyat sonrası ve izlem döneminde sıvı-elektrolit dengesi yakından takip edilir; diabetes insipidus ve ardından uygunsuz ADH sendromu gelişebilir. Hormon replasmanında sıralama kuralı geçerlidir: glukokortikoid, tiroit hormonundan önce başlatılır.
Uzun dönemde hastaların önemli bir bölümünde kalıcı hipopituitarizm gelişir; bu nedenle eksenler düzenli aralıklarla yeniden değerlendirilir ve replasman gereksinimi ömür boyu sürebilir. Hastanın stres durumlarında doz artırımı konusunda eğitilmesi, bilgi kartı taşıması ve acil enjeksiyon hazırlığı bulundurması önerilir.
Görme bulguları, erken girişim yapılan hastalarda büyük ölçüde düzelir; gecikme kalıcı görme kaybına yol açar. Bu nedenle ani şiddetli baş ağrısı ile görme bozukluğu birlikteliği, bu tanının akla getirilmesini gerektiren temel örüntüdür.
Eş anlamlılar
- Hipofiz apopleksisi
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.