İçeriğe atla

Hipopituitarizm

DrSozluk sitesinden

Hipopituitarizm (İng. hypopituitarism), hipofiz bezinin bir ya da birden çok hormonunu yeterli düzeyde salgılayamamasıdır. Eksiklik kısmi ya da tam olabilir.

Etimoloji

Yunanca az anlamındaki hypo ile hipofizin Latince adı glandula pituitaria sözcüklerinden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Nedenler hipofizin kendisinden ya da hipotalamustan kaynaklanabilir. En sık neden hipofiz adenomlarıdır; kitle etkisiyle ya da tedavi süreçleri — cerrahi ve radyoterapi — sonucunda işlev kaybı gelişir. Diğer nedenler travmatik beyin hasarı, subaraknoid kanama, hipofizer apopleksi, doğum sonrası ağır kanamaya bağlı Sheehan sendromu, infiltratif hastalıklar, enfeksiyonlar, otoimmün hipofizit ve bağışıklık denetim noktası inhibitörleri gibi ilaçlardır.[1]

Kitleye bağlı basıda hormonlar genellikle belirli bir sırayla etkilenir: önce büyüme hormonu ve gonadotropinler, ardından tiroit uyarıcı hormon ve adrenokortikotropik hormon. Prolaktin ise farklı davranır; sap basısı dopamin baskısını ortadan kaldırdığından düzeyi yükselebilir. Orta düzeyde prolaktin yüksekliği bulunan bir hastada bunun tümörün kendisinden mi yoksa sap etkisinden mi kaynaklandığının ayırt edilmesi, tedavi seçimini doğrudan değiştirir.

Klinik bulgular eksik olan hormona göre değişir. Kortizol ekseninin yetersizliği halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, düşük kan basıncı ve hiponatremi yapar; birincil adrenal yetmezlikten farklı olarak deride koyulaşma ve belirgin hiperkalemi beklenmez, çünkü aldosteron salgısı büyük ölçüde korunur. Tiroit ekseninde yorgunluk, üşüme ve kabızlık görülür; burada kritik nokta, tanının tiroit uyarıcı hormona bakılarak konulamayacağıdır — bu hormon normal ya da düşük olabilir; serbest T4 ölçülmelidir. Gonadotropin eksikliğinde adet düzensizliği, cinsel istek azalması, kısırlık ve kemik yoğunluğunda azalma; büyüme hormonu eksikliğinde çocukta boy kısalığı, erişkinde vücut bileşiminde değişiklik ve yaşam niteliğinde bozulma görülür. Arka hipofiz tutulumunda diabetes insipidus gelişir.

Tanıda bazal hormon ölçümleri ve gerektiğinde uyarı testleri kullanılır; hipofiz görüntülemesi ve görme alanı değerlendirmesi tamamlayıcıdır. Ölçümlerin sabah erken saatte yapılması, kortizol değerlendirmesinde önemlidir.

Tedavi, eksik hormonların yerine konulmasıdır. Burada uygulamadaki en kritik kural sıralamadır: glukokortikoid replasmanı, tiroit hormonundan önce başlatılmalıdır. Tersi sıra, metabolizmayı hızlandırarak adrenal krizi tetikleyebilir. Glukokortikoid dozu en düşük etkin düzeyde tutulur; hastalık, ateş, kusma ve cerrahi gibi stres durumlarında artırılır. Hastanın bu konuda eğitilmesi, taşınabilir bilgi kartı ve acil enjeksiyon hazırlığı bulundurması yaşam kurtarıcıdır — bu adımların atlanması, ölümcül sonuçların en sık nedenidir.

Diğer replasmanlar tiroit hormonu, cinsiyet hormonları ve seçilmiş hastalarda büyüme hormonudur. Diabetes insipidusta desmopressin kullanılır; bu hastalarda susama duyusu da bozulmuşsa sıvı dengesinin izlenmesi zorunludur.

Kritik hastada tanı güçleşir: ağır hastalık sırasında hormon düzeyleri değişir ve tabloyu taklit eder. Açıklanamayan hipotansiyon, sıvı ve vazopressöre dirençli şok, hiponatremi ile hipoglisemi birlikteliğinde adrenal yetmezlik düşünülmeli ve kuşku varsa tedavi, doğrulama beklenmeden başlatılmalıdır.

İzlemde klinik yanıt, laboratuvar değerleri, kemik sağlığı ve kardiyovasküler risk değerlendirilir. Hipofiz cerrahisi ya da radyoterapi geçirmiş hastalarda eksikliklerin yıllar sonra da gelişebileceği unutulmamalı, düzenli aralıklarla eksen değerlendirmesi yinelenmelidir.

Eş anlamlılar

  • Hipofiz yetmezliği

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.