İçeriğe atla

Bası yarası

DrSozluk sitesinden

Bası yarası (İng. pressure ulcer, pressure injury), deri ve altındaki dokularda sürekli basınç ya da basınçla birlikte makaslama kuvvetinin yol açtığı yerel hasardır. Genellikle kemik çıkıntıların üzerinde gelişir ve büyük ölçüde önlenebilir bir komplikasyondur.

Etimoloji

Türkçe adlandırma, oluşum mekanizmasını doğrudan belirtir. Eskiden kullanılan "dekübitüs ülseri" terimi, Latince decumbere (yatmak) fiilinden gelir; ancak yaralar yalnızca yatan hastalarda değil oturur pozisyonda da geliştiğinden bu adlandırma günümüzde yeğlenmemektedir.

Klinik bağlam

Hasarın temel mekanizması, dokuya uygulanan basıncın kılcal perfüzyon basıncını aşarak kan akımını kesmesidir. İskemi, hücresel enerji üretimini bozar; basınç kalktığında ortaya çıkan reperfüzyon ise serbest radikal hasarı ve inflamasyonla süreci ağırlaştırır. Belirleyici olan yalnızca basıncın şiddeti değil, süresi ile birlikte etkisidir: yüksek basınç kısa sürede, düşük basınç uzun sürede aynı hasarı yaratabilir. Makaslama kuvveti — hastanın yatakta kayması sırasında deri sabit kalırken derin dokuların yer değiştirmesi — besleyici damarları gerdiği için basınca göre daha zararlıdır. Nem, sürtünme ve idrar-dışkı teması deri bütünlüğünü bozarak katkıda bulunur.[1]

Önemli bir kavram, hasarın çoğu zaman derinden yüzeye doğru gelişmesidir. Kas dokusu iskemiye deriden daha duyarlıdır; bu nedenle kemik üzerindeki derin dokularda yıkım başlarken deri uzun süre sağlam görünebilir. Derin doku hasarı olarak adlandırılan bu tabloda, deride mor-bordo renk değişikliği ya da kan dolu bir kabarcık, altta çok daha geniş bir yıkımın habercisidir.

Evrelendirme, doku kaybının derinliğine göre yapılır: solmayan kızarıklıkla sınırlı yüzeysel evreden, kısmi kalınlıkta deri kaybına, tam kalınlıkta kayba ve kas, tendon ya da kemiğin açığa çıktığı ileri evreye uzanır. Yara tabanı nekrotik dokuyla örtülüyse evrelendirme yapılamaz; bu durumda önce temizlenmesi gerekir. Evreler geriye doğru numaralandırılmaz — iyileşen bir yara "daha düşük evreye dönmüş" olarak tanımlanmaz.

Risk etkenleri arasında hareketsizlik, bilinç bozukluğu, duyu kaybı, malnütrisyon, ileri yaş, dolaşım bozukluğu, diabetes mellitus, idrar-dışkı kaçırma, kırılganlık ve dokuyu perfüzyon açısından savunmasız kılan hipotansiyon ile vazopresör kullanımı sayılır. Yoğun bakım hastaları bu etkenlerin çoğunu bir arada taşır; ayrıca sedasyon, nöromüsküler bloker kullanımı ve pron pozisyon gibi uygulamalar riski belirgin biçimde artırır. Tıbbi cihazların — oksijen maskesi, trakeal tüp sabitleyicileri, servikal boyunluk, nabız oksimetre probu — bası altında bıraktığı bölgeler, sıkça gözden kaçan bir yara kaynağıdır.

Korunma, tedaviden çok daha etkilidir ve birkaç bileşene dayanır: yatışta ve düzenli aralıklarla risk değerlendirmesi, günlük deri muayenesi, düzenli pozisyon değişimi, basıncı yeniden dağıtan yüzeylerin kullanımı, derinin nemden korunması, yeterli beslenme desteği ve erken mobilizasyon. Topuklar, kalça ve sakrum en sık tutulan bölgelerdir; topukların yataktan tümüyle kaldırılması basit ve etkili bir önlemdir.

Tedavide temel ilkeler, basıncın kaldırılması, nekrotik dokunun uzaklaştırılması, yaranın nemli ancak çevre derinin kuru tutulması ve uygun örtü seçimidir. Enfeksiyon belirtileri — çevrede kızarıklık, kötü koku, ilerleyen doku kaybı, sistemik bulgular — varlığında değerlendirme yapılır; ancak her yarada bakteri bulunacağından, yüzeyel sürüntü kültürüne dayanarak antibiyotik başlanması yaygın bir hatadır. Derin enfeksiyon, apse ve osteomiyelit kuşkusunda görüntüleme ve doku örneklemesi gerekir. İleri evre yaralarda cerrahi kapama seçenekleri değerlendirilir.[2]

Klinik tuzakların başında, kızarıklığın parmakla bastırıldığında solup solmadığının değerlendirilmemesi gelir; solmayan kızarıklık, geri dönüşü olmayan hasarın başlangıcıdır. Bir diğeri, hemodinamik olarak kararsız hastada pozisyon değişiminin tümüyle terk edilmesidir; küçük açı değişiklikleri bile basınç dağılımını değiştirir.

Eş anlamlılar

  • Dekübitüs ülseri
  • Yatak yarası

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. European Pressure Ulcer Advisory Panel, National Pressure Injury Advisory Panel ve Pan Pacific Pressure Injury Alliance, Prevention and Treatment of Pressure Ulcers/Injuries: Clinical Practice Guideline, 2019.
  2. Marino PL, Marino's The ICU Book, 4. baskı, 2014.