İçeriğe atla

Difteri

DrSozluk sitesinden

Difteri (İng. diphtheria), Corynebacterium diphtheriae bakterisinin toksinine bağlı olarak gelişen, üst solunum yolunu ve kalbi tutabilen bulaşıcı hastalıktır.

Etimoloji

Yunanca diphthera (deri, zar) sözcüğünden türetilmiştir; boğazda oluşan zarı anlatır.

Klinik bağlam

Hastalığın ağırlığı bakterinin kendisinden değil, ürettiği toksinden kaynaklanır. Toksin, hücrelerde protein sentezini durdurur ve doku ölümüne yol açar.[1]

Toksin üretme yeteneği, bakteriye bir bakteriyofaj tarafından kazandırılır; bu nedenle tüm suşlar hastalık yapmaz.

Bulaş damlacık yoluyla ve deri lezyonlarıyla temasla gerçekleşir.

Klasik tablo, boğazda gri-beyaz, sıkıca yapışık ve kaldırıldığında kanayan bir zarın oluşmasıdır. Bu yapışıklık, diğer farenjitlerden ayıran belirleyici özelliktir.

Zar genişleyerek havayolunu tıkayabilir; boyunda belirgin şişlik ve lenf düğümü büyümesi boğa boynu görünümü oluşturur.

Havayolu tıkanıklığı, hastalığın erken dönemdeki başlıca ölüm nedenidir.

Toksinin sistemik yayılımı, iki geç komplikasyona yol açar. Miyokardit, ileti bozuklukları ve kalp yetmezliğiyle seyreder; ikinci-üçüncü haftada ortaya çıkar.

Nörolojik tutulumda önce yumuşak damak felci görülür; hasta sıvıları burnundan geri kaçırır. Ardından göz uyum kaslarının felci ve daha geç dönemde çevresel nöropati gelişir.

Bu geç bulguların bağlantısının kurulmaması, tanının atlanmasına yol açar.

Alanın en kritik ilkesi, antitoksinin gecikmeden uygulanmasıdır. Toksin dokuya bağlandıktan sonra antitoksin etkisizdir; bu nedenle tedavi, laboratuvar doğrulaması beklenmeden klinik kuşkuyla başlatılır.

Antibiyotik tedavisi bakteriyi ortadan kaldırır ve bulaştırıcılığı sonlandırır; ancak bağlanmış toksin üzerinde etkisi yoktur. Bu ayrım, antitoksinin neden vazgeçilmez olduğunu açıklar.

Havayolu izlemi zorunludur; tıkanıklık geliştiğinde acil havayolu girişimi gerekir.

Tanıda özel besiyerinde kültür ve toksin üretiminin gösterilmesi kullanılır; laboratuvarın önceden uyarılması gerekir.

Deri difterisi, kronik ve iyileşmeyen ülserlerle seyreder; toksik komplikasyonlar daha seyrektir ancak bulaş kaynağı oluşturur.

Korunmanın temeli aşılamadır. Aşı, bakteriye değil toksine karşı bağışıklık sağlar; bu nedenle aşılı kişilerde taşıyıcılık sürebilir ancak hastalık gelişmez.

Bağışıklık zamanla azalır; erişkinlerde pekiştirme dozları önerilir.

Aşılama oranlarının düştüğü toplumlarda salgınlar yeniden görülmüştür; bu, aşı kararsızlığının somut sonuçlarındandır.

Temaslılara koruyucu antibiyotik verilir ve aşı durumu gözden geçirilir; hastalık geçirmek bağışıklık sağlamaz, bu nedenle iyileşen hasta da aşılanmalıdır.

Bildirimi zorunludur ve salgın araştırması gerektirir.

Eş anlamlılar

  • Kuşpalazı

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.