İçeriğe atla

Boğaz ağrısı

DrSozluk sitesinden

Boğaz ağrısı (İng. sore throat), yutakta ağrı, yanma ve yutarken rahatsızlık hissiyle giden yakınmadır.

Etimoloji

Türkçe boğaz ve ağrı sözcüklerinin birleşiminden oluşur; tıp dilinde farenjit olarak da anılır.

Klinik bağlam

Nedenlerin büyük çoğunluğu viraldir; adenovirüs, rinovirüs, influenza, koronavirüsler ve Epstein-Barr virüsü başlıcalarıdır. Bakteriyel nedenler içinde en önemlisi A grubu beta-hemolitik streptokoktur. Bu ayrım klinik açıdan belirleyicidir; çünkü antibiyotik yalnızca bakteriyel enfeksiyonda gereklidir.[1]

Viral etkeni düşündüren bulgular öksürük, burun akıntısı, ses kısıklığı, konjonktivit ve ağız içi ülserlerdir. Streptokoksik enfeksiyonu düşündüren bulgular ise ateş, tonsillerde eksüda, ön boyun lenf bezlerinde hassasiyet ve öksürüğün bulunmamasıdır. Bu ölçütler puanlama sistemlerinde birleştirilir ve test ile tedavi kararını yönlendirir.

Klinik ölçütlerin tek başına yeterli olmadığı bilinmelidir; kesin ayrım için hızlı antijen testi ya da boğaz kültürü kullanılır. Yalnızca görünüme dayanarak antibiyotik başlanması, gereksiz kullanımın ve antibiyotik direncinin başlıca kaynaklarındandır.

Streptokoksik enfeksiyonun tedavi edilmesinin iki amacı vardır: belirtilerin süresini kısaltmak ve romatizmal kalp hastalığına yol açan akut romatizmal ateşi önlemek. Bu ikinci amaç, tedavinin asıl gerekçesidir. Buna karşılık poststreptokoksik glomerülonefrit, antibiyotikle önlenemez. Birinci seçenek penisilindir; direnç gelişmediğinden dar spektrumlu tedavi yeterlidir.

Klinik açıdan acil değerlendirme gerektiren tablolar bilinmelidir. Bunlar, boğaz ağrısının basit bir yakınma olmadığı durumlardır.

Epiglottit, ateş, ağır yutma güçlüğü, salya akması, öne eğilerek oturma ve stridorla seyreder; muayenede boğaz görünümü yakınmayla orantısız biçimde sakin olabilir. Bu tabloda ağız içi muayene ve girişimler, tam tıkanmayı tetikleyebileceğinden havayolu güvence altına alınmadan yapılmamalıdır.

Peritonsiller apse, tek taraflı şiddetli ağrı, patates ağzında konuşma, ağız açmada güçlük ve uvulanın karşı tarafa itilmesiyle tanınır; drenaj gerektirir. Retrofaringeal apse ve Ludwig anjini, derin boyun enfeksiyonları olarak havayolunu tehdit eder.

Lemierre sendromu, boğaz enfeksiyonunun ardından internal juguler ven trombozu ve septik embolilerle seyreden ender ancak ağır bir tablodur; iyileşmeyen boğaz ağrısı, yüksek ateş ve akciğerde çok sayıda nodül birlikteliğinde akla gelmelidir.

Enfeksiyöz mononükleozda ağır tonsillit, yaygın lenf bezi büyümesi ve dalak büyümesi görülür. Bu hastalarda ampisilin ve amoksisilin verilmesi yaygın döküntüye yol açar; bu, alerji sanılmaması gereken klasik bir durumdur. Ayrıca dalak yırtılması riski nedeniyle temaslı sporlardan kaçınılması önerilir.

Bir diğer kritik konu, agranülositozdur: karbamazepin, antitiroit ilaçlar, klozapin, metamizol ve kemoterapi alan hastalarda boğaz ağrısı ve ateş, nötropeninin ilk bulgusu olabilir. Bu hastalarda tam kan sayımı istenmelidir; yakınmanın basit farenjit sanılması ölümcül gecikmeye yol açar. Bu ilaçları kullanan hastalara, boğaz ağrısı ve ateş durumunda hemen başvurmaları öğretilmelidir.

Tedavide destekleyici yaklaşım öndedir: ağrı kesiciler, yeterli sıvı alımı ve gargara. Tek doz kortikosteroidin belirti süresini kısalttığı gösterilmiştir ancak rutin kullanımı önerilmez.

Eş anlamlılar

  • Farenjit
  • Tonsillit

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.