Epiglottit
Epiglottit (İng. epiglottitis), epiglot ve çevresindeki supraglottik yapıların hızla ilerleyen enfeksiyöz iltihabıdır. Üst havayolunu tıkayarak kısa sürede yaşamı tehdit edebilir ve havayolu acili olarak ele alınır.
Etimoloji
Ad, larenks girişini örten yaprak biçimli kıkırdağı belirten Yunanca epiglottis ile iltihabı gösteren -itis ekinin birleşimidir. Tutulumun yalnızca epiglotla sınırlı kalmaması nedeniyle günümüzde "supraglottit" adlandırması da kullanılır.
Klinik bağlam
Hastalığın epidemiyolojisi aşılamayla köklü biçimde değişmiştir. Bir zamanlar çocukluk çağının tipik hastalığı olan ve Haemophilus influenzae tip b'ye bağlı gelişen tablo, konjuge aşının yaygınlaşmasıyla çocuklarda büyük ölçüde seyrekleşmiş; günümüzde daha çok erişkinlerde görülür hale gelmiştir. Erişkin olgularda streptokoklar, Staphylococcus aureus ve diğer etkenler öne çıkar; ayrıca termal yaralanma, kostik madde ve travma da benzer tablo yaratabilir.[1]
Klinik tablo, saatler içinde hızla ilerleyen boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, salya akması, boğuk "sıcak patates" sesi ve ateşle tanımlanır. Hastanın ağrısının şiddeti, boğaz muayenesindeki bulgularla orantısız biçimde fazladır — bu uyumsuzluk önemli bir ipucudur. Hastalar tipik olarak öne eğilmiş, çenesi ileride ve dilini çıkarmış biçimde oturur (üçayak pozisyonu); bu duruş havayolunu açık tutma çabasını yansıtır. Stridor, yardımcı solunum kası kullanımı, ajitasyon ve konuşamama, tıkanmanın ilerlediğini gösteren geç ve tehlikeli bulgulardır.
Değerlendirmedeki temel ilke, hastanın huzurunun bozulmamasıdır. Özellikle çocuklarda ağlama, zorla muayene, dil basacağıyla boğaz bakılması ve yatırılma, tam tıkanmayı tetikleyebilir. Bu nedenle hasta rahat pozisyonda bırakılır, girişimler en aza indirilir ve tanısal işlemler ancak havayolunu güvence altına alabilecek deneyimli ekip hazır olduğunda yapılır. Tanı, esnek endoskopi ile epiglotun doğrudan görülmesiyle kesinleşir; kararsız hastada bu işlem ameliyathane koşullarında yürütülür. Yan boyun grafisinde "başparmak bulgusu" destekleyicidir, ancak duyarlılığı sınırlıdır ve hastanın görüntüleme için tek başına gönderilmesi tehlikelidir.
Yönetimin önceliği havayolu güvenliğidir. Girişim, zor havayolu donanımı hazır durumdayken, deneyimli ekiple ve cerrahi havayolu için hazırlık yapılmış olarak planlanmalıdır. Ödemli ve kanamaya eğilimli dokularda görüş sınırlı olabileceğinden, spontan solunumu koruyan teknikler yeğlenir; kas gevşetici uygulanması, solunumun kaybıyla "ne entübe edilebilir ne ventile edilebilir" tablosuna yol açabilir. Videolaringoskopi ve fiberoptik yöntemler kullanılır; krikotiroid membranın önceden belirlenmesi ve cerrahi ekibin hazır bulundurulması standart hazırlık adımlarıdır. Trakeal tüpün beklenenden küçük çapta seçilmesi gerekebilir.[2]
Havayolu güvence altına alındıktan sonra damar yolundan geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi başlanır ve kültür sonuçlarına göre daraltılır. Kortikosteroid ve nebülize adrenalinin yararı kesin biçimde gösterilmemiştir; kullanımları merkezden merkeze değişir. Hastalar yoğun bakımda izlenir; ödemin gerilemesiyle birlikte ekstübasyon planlanır ve öncesinde kaf kaçağı testi ile endoskopik değerlendirme yapılır. Komplikasyonlar arasında epiglot apsesi, derin boyun enfeksiyonları, mediastinit ve sepsis bulunur.
Klinik tuzakların başında, boğaz ağrısı ve normal görünen orofarenks nedeniyle tanının atlanması gelir; muayene bulgusu olmaksızın şiddetli ağrı ve yutamama tablosu supraglottik bir sorunu düşündürmelidir. Bir diğeri, hastanın görüntüleme ya da tetkik için havayolu ekibi olmadan başka bir birime gönderilmesidir. Ayrıca stridorun azalmasının iyileşme sanılması tehlikelidir; hava akımı azaldıkça ses zayıflar ve sessizleşme yaklaşan tam tıkanmanın işaretidir.
Eş anlamlılar
- Supraglottit
- Akut epiglottit