Krikotiroid membran
Krikotiroid membran (İng. cricothyroid membrane; Lat. membrana cricothyroidea), tiroit kıkırdağı ile krikoit kıkırdak arasında uzanan ince bağ dokusu zarıdır. Acil cerrahi havayolu girişimlerinin yapıldığı anatomik noktadır.
Etimoloji
Ad, zarın bağladığı iki kıkırdaktan gelir: yüzük biçimli krikoit (Yun. krikos "halka") ve kalkan biçimli tiroit (Yun. thyreos "kalkan") kıkırdakları.
Klinik bağlam
Zarın cerrahi havayolu için seçilmesinin nedeni anatomiktir: yüzeyeldir, üzerinde yalnızca ince bir doku katmanı bulunur, damardan görece fakirdir ve altında doğrudan hava yolu yer alır. Ayrıca vokal kordların hemen altında bulunduğundan, üst havayolundaki tıkanıklıkların çoğunun distaline erişim sağlar. Buna karşılık trakeostomiden farklı olarak kalıcı bir çözüm değildir; acil koşullarda hayat kurtarmak amacıyla açılır ve hasta stabilize edildikten sonra kesin havayoluna dönüştürülür.[1]
Girişim, zor havayolu algoritmalarının son basamağını oluşturur. "Ne entübe edilebilir ne ventile edilebilir" durumu ortaya çıktığında, oksijenlenmenin sağlanabileceği tek yol budur. Bu noktada en sık ve en ölümcül hata, girişimin geciktirilmesidir: yinelenen entübasyon denemeleri doku travmasını ve ödemi artırarak durumu ağırlaştırır. Bu nedenle güncel kılavuzlar, kararın önceden belirlenmiş bir eşikte verilmesini ve tüm ekibin bu geçişi sesli olarak ilan etmesini önerir.
Zarın yerinin önceden belirlenmesi, hazırlığın temel adımıdır. Boyun anatomisi belirgin olan hastalarda palpasyonla bulunabilir; ancak obez, kısa boyunlu, ödemli, boyun cerrahisi ya da radyoterapi öyküsü olan hastalarda güvenilirliği belirgin biçimde düşer. Ultrason, bu güç olgularda zarın yerini doğru biçimde gösterir ve zor havayolu öngörülen hastalarda önceden işaretlenmesi önerilir. Bu basit hazırlık, acil anda geçen süreyi kısaltır.
Teknik açıdan iki temel yaklaşım vardır. Cerrahi krikotiroidotomide bisturi ile deri ve zar geçilir, açıklık genişletilir ve kaflı bir tüp yerleştirilir; "bisturi-bougie-tüp" olarak adlandırılan yöntem, kılavuzlarda önerilen standart hale gelmiştir ve yüksek başarı oranı sağlar. İğne krikotiroidotomide ise kanül yerleştirilir ve yüksek basınçlı kaynakla oksijenlenme sağlanır; bu yöntem yalnızca oksijenlenme sunar, karbondioksit atılımı sınırlıdır ve barotravma riski taşır. Erişkinlerde cerrahi yöntem yeğlenir; çocuklarda ise anatomik farklılıklar nedeniyle yaklaşım yaşa göre değişir ve küçük çocuklarda genellikle iğne yöntemi önerilir.
Komplikasyonlar arasında kanama, yanlış yol oluşturma, özofagus ve komşu yapıların yaralanması, subkütan amfizem, ses değişikliği ve geç dönemde subglottik darlık bulunur. Bu risklere karşın, tam tıkanmış bir havayolunda girişimin yapılmamasının sonucu ölümdür; bu nedenle karar verilmesi gerektiğinde tereddüt edilmemesi vurgulanır.
Girişimin başarısını belirleyen etkenlerin başında hazırlık ve eğitim gelir. Nadir uygulanan bir işlem olduğundan, düzenli beceri eğitimi ve ekip tatbikatları önerilir; ayrıca zor havayolu arabasında gerekli malzemenin bulunması ve herkesin yerini bilmesi gerekir. Girişim sonrası tüp yerinin kapnografi ile doğrulanması zorunludur.[2]
Klinik tuzakların başında, girişimin "başarısızlık" olarak algılanması ve bu psikolojik engelin gecikmeye yol açması gelir; oysa zamanında yapılmış bir krikotiroidotomi başarılı bir havayolu yönetiminin parçasıdır. Bir diğeri, zarın acil anda aranmaya başlanmasıdır; yer belirleme, hasta henüz kararlıyken yapılmalıdır. Ayrıca laringeal patoloji — tümör, trakeal stenoz, travma — bulunan hastalarda zarın altındaki bölgenin de tıkalı olabileceği ve bu durumda girişimin yeterli olmayacağı öngörülmelidir.
Eş anlamlılar
- Krikotiroid zar
- Konik ligaman