İçeriğe atla

Etmoid kemik

DrSozluk sitesinden

Etmoid kemik (İng. ethmoid bone; Lat. os ethmoidale; Yun. ethmos "kalbur, süzgeç" + eidos "biçim"), burun boşluğunun tavanını, yan duvarlarının üst bölümünü ve orbitaların iç duvarlarını oluşturan, hafif ve çok gözenekli tek kemiktir. Kribriform plakası aracılığıyla koku liflerinin ön kraniyal fossaya geçişini sağlar ve etmoid hava hücrelerini barındırır.

Etimoloji

Terim Yunanca "kalbur, süzgeç" anlamındaki ethmos ile "biçim, görünüm" anlamındaki eidos sözcüklerinin birleşiminden gelir; kribriform plakanın koku lifleri için delik delik, elek benzeri görünümüne gönderme yapar. Lamina cribrosa adlandırmasındaki Latince cribrum da yine "kalbur" demektir. Türkçede "kalbursu kemik" karşılığı kullanılmışsa da güncel literatürde Latince kökenli biçim yerleşiktir.

Klinik bağlam

Etmoid kemik dört bölümden oluşur: yatay kribriform plaka, orta hatta yukarı doğru uzanan crista galli, aşağı doğru inen ve nazal septumun kemik bölümünün üst yarısını yapan perpendiküler plaka ile iki yanda yer alan etmoid labirentler. Kribriform plaka, koku epitelinden gelen olfaktör liflerin geçtiği çok sayıda delik taşır ve olfaktör bulbusu destekler; crista galli'ye falx cerebri tutunur. Labirentler içinde ön, orta ve arka gruplara ayrılan etmoid hava hücreleri bulunur; bunların iç duvarından üst ve orta konkalar sarkar, dış duvarını ise kağıt inceliğindeki lamina papyracea oluşturur ve bu lamel orbitayı etmoid hücrelerden ayırır. Orta meatustaki ostiomeatal kompleks, maksiller ve frontal sinüslerin ortak drenaj bölgesi olduğundan paranazal sinüs patolojilerinin merkezinde yer alır. Kribriform plaka ile lateral lamellanın derinlik farkı Keros sınıflamasıyla derecelendirilir; derin olfaktör fossa varyantı endoskopik cerrahide kafa içine girme riskini artırır.[1]

Klinik açıdan en sık karşılaşılan patoloji etmoidittir. Çocuklarda etmoid hücrelerden lamina papyracea yoluyla orbitaya yayılım, orbital selülit ve subperiosteal apsenin en sık nedenidir; proptozis, oftalmopleji, görme azalması ve göz hareketleriyle ağrı acil değerlendirme gerektirir. Yukarı doğru yayılım ise menenjit, epidural veya subdural ampiyem ve kavernöz sinüs trombozu ile sonuçlanabilir. Kronik rinosinüzit ve nazal polipozis, ostiomeatal kompleks tıkanıklığıyla yakından ilişkilidir. Diyabetik ketoasidoz ve immünsupresyon zemininde gelişen invazif fungal sinüzit, hızlı doku nekroziyle kafa tabanına ilerleyen ölümcül bir tablodur. Travmatik patolojiler arasında kribriform plaka kırığına bağlı anosmi ve beyin omurilik sıvısı rinoresi, nazoorbitoetmoidal kırıklar ve lamina papyracea kırığıyla oluşan orbital "blow-in/blow-out" yaralanmaları yer alır. Neoplastik grupta osteom, inverted papillom, olfaktör nöroblastom (esthesioneuroblastom) ve sinonazal karsinomlar sayılabilir.

Değerlendirmede kemik ayrıntısı ve sinüs anatomisi için ince kesit bilgisayarlı tomografi temel yöntemdir; intrakraniyal ve orbital uzanım, apse ile tümör ayrımı için kontrastlı manyetik rezonans görüntüleme eklenir. BOS kaçağı şüphesinde beta-2 transferrin analizi yüksek özgüllük sunar. Yönetimde ilkeler, enfeksiyöz komplikasyonlarda uygun antimikrobiyal tedavi ve gerektiğinde cerrahi drenaj; kronik hastalıkta havalanma yollarının açılmasına yönelik fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi; kaçak olgularında dural onarım biçiminde özetlenebilir. Cerrahi planlamada Keros derinliği, lamina papyracea bütünlüğü ve Onodi hücresi gibi varyasyonların preoperatif tanınması komplikasyonların önlenmesinde belirleyicidir.[2]

Anesteziyoloji ve yoğun bakım açısından en kritik nokta, ön kafa tabanı veya kribriform plaka kırığı şüphesi bulunan hastalarda nazogastrik sonda ve nazotrakeal entübasyondan kaçınılmasıdır; bu girişimler kranial boşluğa yanlış yerleşim riski taşır ve orogastrik ile orotrakeal yol tercih edilir.

Klinik tuzaklar arasında, periorbital ödemin basit preseptal selülit sanılarak orbital tutulumun atlanması; BOS rinoresinin sıradan burun akıntısı olarak değerlendirilmesi ve kaçağın haftalar sonra ortaya çıkabilmesi; anosminin hasta tarafından bildirilmedikçe muayenede sorgulanmaması sayılabilir. İmmünsupresif hastada sinüs mukozasında soluk veya siyah alanların görülmesi, ağrının fizik bulgularla orantısız olması invazif fungal enfeksiyon açısından uyarıcıdır ve normal görünen erken dönem görüntüleme tanıyı dışlamaz. Endoskopik cerrahide lamina papyracea ihlali retrobulber hematoma, kribriform plaka yaralanması ise BOS kaçağı ve intrakraniyal hasara yol açabilir. Son olarak, radyolojik mukozal kalınlaşma sıklıkla asemptomatik bireylerde de bulunur ve tek başına tedavi endikasyonu oluşturmaz.

Eş anlamlılar

  • Kalbursu kemik
  • Os ethmoidale

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Standring S (ed.), Gray's Anatomy: The Anatomical Basis of Clinical Practice, 42. baskı, 2020.
  2. Fokkens WJ ve ark., European Position Paper on Rhinosinusitis and Nasal Polyps (EPOS 2020), Rhinology, 2020.