İçeriğe atla

Kafa tabanı

DrSozluk sitesinden

Kafa tabanı (İng. skull base; Lat. basis cranii), kafatasının beyni alttan destekleyen, yüz ve boyun yapılarıyla komşuluk kuran kemik zeminidir. İç yüzeyi ön, orta ve arka kraniyal fossalara ayrılır; içinden geçen çok sayıda foramen ve kanal aracılığıyla kranial sinirlerin ve büyük damarların kafa içi ile kafa dışı arasındaki geçişini sağlar.

Etimoloji

Latince basis ("temel, taban") ve cranium ("kafatası", Yun. kranion) sözcüklerinin birleşimidir. İç yüzey için basis cranii interna, dış yüzey için basis cranii externa terimleri kullanılır. Bölgeleri tanımlayan fossa sözcüğü Latince "çukur" anlamındadır; sella turcica ("Türk eyeri") adlandırması ise sfenoid kemikteki çukurun eyer biçimindeki görünümünden gelir.

Klinik bağlam

Yapısal olarak kafa tabanı frontal, etmoid, sfenoid, temporal ve oksipital kemiklerin birleşiminden oluşur. Ön kraniyal fossa frontal lobları taşır; kribriform plaka aracılığıyla koku lifleri geçer ve burun boşluğu ile yalnızca ince bir kemik lameli üzerinden komşudur. Orta kraniyal fossa temporal lobları barındırır; sella turcica içinde hipofiz bezi yer alır ve yanlarında kavernöz sinüs bulunur — bu boşluk içinden internal karotis arter ile III, IV, VI ve trigeminal sinirin oftalmik-maksiller dalları geçtiğinden buradaki patolojiler karakteristik bir sinir kümesini birlikte etkiler. Arka kraniyal fossa serebellum ve beyin sapını içerir; foramen magnum, jugular foramen ve internal akustik kanal bu bölgededir. Başlıca geçitler arasında optik kanal (II ve oftalmik arter), superior orbital fissür (III, IV, V1, VI), foramen rotundum (V2), foramen ovale (V3), foramen spinozum (orta meningeal arter), karotis kanalı, internal akustik kanal (VII, VIII), jugular foramen (IX, X, XI ve internal juguler ven) ve hipoglossal kanal (XII) sayılabilir.[1]

Klinik patolojiler travmatik, neoplastik, enfeksiyöz ve konjenital başlıklarda toplanır. Kafa tabanı kırıkları yüksek enerjili travmanın göstergesidir; periorbital ekimoz ("rakun gözü"), mastoid üzerinde ekimoz (Battle bulgusu), hemotimpanum, beyin omurilik sıvısı rinoresi veya otoresi ve kranial sinir defisitleri düşündürücüdür. Temporal kemik kırıklarında fasiyal sinir felci ve işitme kaybı, kribriform plaka kırıklarında anosmi ve BOS kaçağı öne çıkar; karotis kanalını içeren kırıklar vasküler yaralanma riski taşır. Neoplastik grupta meningiom, hipofiz adenomu, vestibüler schwannom, kordoma, kondrosarkom, juvenil nazofarengeal anjiyofibrom, glomus tümörleri ve nazofarenks kanserinin taban invazyonu yer alır. Enfeksiyöz nedenler arasında malign eksternal otit ve invazif fungal sinüzit, özellikle diyabetik ve immünsupresif hastalarda hızlı ilerleyen tablolar oluşturur.

Değerlendirmede kemik ayrıntısı için ince kesit bilgisayarlı tomografi, yumuşak doku, sinir ve dura tutulumu için kontrastlı manyetik rezonans görüntüleme tamamlayıcıdır; vasküler tutulum şüphesinde anjiyografik incelemeler eklenir. BOS kaçağı düşünülen sıvıda beta-2 transferrin analizi yüksek özgüllüğe sahiptir. Yönetim çok disiplinli olup nöroşirürji, kulak burun boğaz, oftalmoloji ve radyasyon onkolojisinin ortak kararına dayanır; endoskopik endonazal yaklaşımların gelişmesi, seçilmiş orta hat lezyonlarında açık transkraniyal cerrahiye alternatif oluşturmuştur. Cerrahi sırasında kranial sinir işlevlerinin intraoperatif nöromonitörizasyonla izlenmesi ve dural onarımın güvenli biçimde yapılması temel ilkelerdir.[2]

Anesteziyoloji ve yoğun bakım açısından en kritik nokta, kafa tabanı kırığı olan ya da şüphelenilen hastada nazogastrik sonda ve nazotrakeal entübasyonun intrakraniyal yerleşim riski nedeniyle kaçınılması gereken girişimler olmasıdır; bu olgularda orogastrik ve orotrakeal yol tercih edilir. Ayrıca kafa tabanı cerrahisinde hava embolisi, kanama ve kranial sinir hasarı başlıca perioperatif riskleri oluşturur.

Klinik tuzaklar arasında, kırık bulgularının ilk saatlerde henüz belirgin olmaması ve Battle bulgusunun geç ortaya çıkması; BOS rinoresinin burun akıntısı sanılarak atlanması; ilerleyici çoklu kranial nöropatinin sinsi seyreden taban tümörünün tek işareti olabilmesi; ve normal görünen ilk bilgisayarlı tomografinin ince kırıkları ya da erken invazif enfeksiyonu dışlamaması sayılabilir. Diyabetik hastada dirençli kulak ağrısı ve granülasyon dokusu malign eksternal otit açısından uyarıcıdır. Son olarak, kafa tabanı kırığında profilaktik antibiyotik kullanımının menenjiti önlemede yararı gösterilememiştir ve rutin uygulanması önerilmez.

Eş anlamlılar

  • Basis cranii
  • Kafatası tabanı

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Standring S (ed.), Gray's Anatomy: The Anatomical Basis of Clinical Practice, 42. baskı, 2020.
  2. Ropper AH, Klein JP, Samuels MA, Adams and Victor's Principles of Neurology, 12. baskı, 2023.