Temporal kemik
Temporal kemik (İng. temporal bone; Lat. os temporale), kafatasının yan-alt bölümünü oluşturan, işitme ve denge organlarını barındıran çift kemiktir. İçinden geçen sinir ve damar yapılarının yoğunluğu nedeniyle kafa tabanı cerrahisinin en karmaşık bölgelerinden biridir.
Etimoloji
Latince tempus (zaman) sözcüğünden türeyen ad, şakak bölgesinde saçların erken ağarmasıyla ilişkilendirilen ve zamanın geçişini simgeleyen eski bir anlayışa dayanır. Türkçede "şakak kemiği" karşılığı da kullanılır.
Klinik bağlam
Kemik, gelişimsel olarak farklı kökenlerden gelen dört bölümün kaynaşmasıyla oluşur: pullu (skuamöz), timpanik, mastoid ve petröz bölümler. Petröz bölüm, adını sertliğinden alır ve iç kulak yapılarını — koklea ile yarım daire kanallarını — barındırır. Mastoid bölüm, orta kulakla bağlantılı hava hücreleri içerir; bu bağlantı, orta kulak enfeksiyonlarının mastoidite ilerlemesinin anatomik temelidir. Kemiğin içinden fasiyal sinir uzun ve kıvrımlı bir kanal boyunca geçer; internal karotis arter ve juguler ven de bu kemik içinde seyreder.[1]
Klinik önemi büyük ölçüde bu komşuluklardan doğar. Temporal kemik kırıkları, ağır kafa travmalarında görülür ve geleneksel olarak kırık hattının petröz piramide göre yönüne bakılarak sınıflandırılır: uzunlamasına kırıklar daha sık olup orta kulak yapılarını ve kulak zarını etkiler, iletim tipi işitme kaybı yapar; enine kırıklar daha seyrektir ancak iç kulağı ve fasiyal siniri tutma olasılığı yüksektir, sensörinöral işitme kaybı ve yüz felciyle seyreder. Günümüzde sınıflandırma, otik kapsülün korunup korunmadığına göre yapıldığında klinik sonuçları daha iyi öngörmektedir.
Kırık bulguları arasında kulak arkasında ekimoz (Battle bulgusu), kulaktan kanama ya da berrak sıvı gelmesi, hemotimpanum ve baş dönmesi sayılır. Kulaktan gelen berrak akıntı, beyin omurilik sıvısı kaçağını düşündürür ve menenjit riski taşır; bu nedenle ivedilikle değerlendirilmelidir. Fasiyal sinir felcinin travma anında mı yoksa sonradan mı geliştiği önemlidir: ani başlayan felç sinir kesintisini düşündürür ve cerrahi değerlendirme gerektirirken, gecikmeli başlayanlar genellikle ödeme bağlıdır ve kendiliğinden düzelir.
Enfeksiyöz komplikasyonlar da bu bölgeye özgüdür. Orta kulak iltihabının mastoid hücrelere yayılmasıyla gelişen akut mastoidit, kulak arkasında şişlik, kızarıklık ve kulak kepçesinin öne-dışa itilmesiyle kendini gösterir; ilerlediğinde kemik erozyonu, kavernöz sinüs ve sigmoid sinüs trombozu, epidural apse ve menenjit gibi kafa içi komplikasyonlara yol açabilir. Bağışıklığı baskılanmış ve diyabetli hastalarda görülen nekrotizan dış kulak yolu iltihabı, kemiğe ilerleyen ağır bir enfeksiyondur.
Görüntülemede yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografi kemik ayrıntılarını, kırık hatlarını ve kemik erozyonunu göstermede seçkin yöntemdir; manyetik rezonans görüntüleme ise iç kulak sıvıları, sinir yapıları ve kafa içi yayılımın değerlendirilmesinde üstündür. Cerrahi planlamada, kemik içinden geçen yapıların üç boyutlu ilişkileri belirleyicidir.
Bölge, işitme cerrahisinin de merkezidir: koklear implant, kemikçik onarımı, kolesteatom cerrahisi ve akustik nörinom yaklaşımları bu kemik üzerinden gerçekleştirilir. Bu ameliyatlarda fasiyal sinirin korunması temel amaçtır ve sinir izlemi standart uygulamadır. Anestezi açısından, sinir izlemi yapılan girişimlerde nondepolarizan nöromüsküler blokerlerden kaçınılması ya da bloğun izleme izin verecek düzeyde tutulması gerekir — bu, cerrahi ekiple önceden görüşülmesi gereken bir noktadır.[2]
Klinik tuzakların başında, kafa travmalı hastada işitme ve denge değerlendirmesinin atlanması gelir; bilinci kapalı hastada bu bulgular ancak sonradan fark edilir. Bir diğeri, kulaktan gelen akıntının dış kulak yolu enfeksiyonuna bağlanarak beyin omurilik sıvısı kaçağının gözden kaçmasıdır. Ayrıca kırık varlığında havayolu basıncını artıran uygulamaların — burun tamponu, nazogastrik sonda yerleştirilmesi, noninvazif ventilasyon — kafa tabanı kırığı kuşkusunda dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
Eş anlamlılar
- Şakak kemiği
- Os temporale