Glomerüler filtrasyon hızı
Glomerüler filtrasyon hızı (İng. glomerular filtration rate), böbrek glomerüllerinden birim zamanda süzülen plazma hacmidir. Böbrek işlevinin en iyi genel göstergesidir.
Etimoloji
Böbrek süzme birimini belirten "glomerül" sözcüğü ile süzme hızını anlatan ifadeden oluşur.
Klinik bağlam
Süzme, glomerül kılcallarındaki hidrostatik basınç ile Bowman aralığındaki basınç ve plazma onkotik basıncı arasındaki dengeye bağlıdır. Afferent ve efferent arteriyollerin tonusu bu dengeyi düzenler; otoregülasyon sayesinde geniş bir kan basıncı aralığında süzme hızı korunur. Bu düzenek, klinikte iki önemli sonucu açıklar: steroid dışı antiinflamatuar ilaçlar afferent arteriyolü daraltarak, renin-anjiyotensin sistemi blokerleri ise efferent arteriyolü genişleterek süzme hızını düşürebilir. Her ikisinin birlikte ve hacim açığıyla kullanılması, akut böbrek hasarının klasik üçlüsünü oluşturur.[1]
Ölçüm doğrudan yapılabilir ancak günlük pratikte kreatinine dayalı denklemlerle tahmin edilir. Kreatinin kas kütlesinden kaynaklandığından, kas kütlesi düşük olan yaşlılarda, kadınlarda, malnütrisyonlu ve ampütasyonlu hastalarda değer yanıltıcı biçimde normal görünür; buna karşılık kas kütlesi yüksek kişilerde yanlış düşük hesaplanabilir. Bu nedenle normal kreatinin, normal böbrek işlevi anlamına gelmez — bu, klinikte en sık yapılan ve doz ayarı atlanmasına yol açan hatadır.
Sistatin C, kas kütlesinden bağımsız bir belirteçtir ve kuşkulu durumlarda kreatininle birlikte kullanıldığında daha doğru tahmin sağlar.
Güncel yaklaşımda tahmin denklemlerinde ırk katsayısının kullanılmasından vazgeçilmiştir; bu değişiklik, tanı ve nakil listelerine erişimdeki eşitsizliği azaltmak amacıyla benimsenmiştir.
Bazı ilaçlar kreatinin salgılanmasını engelleyerek değeri yükseltir ancak gerçek süzme hızını değiştirmez: trimetoprim, simetidin ve dolutegravir bu grupta yer alır. Bu durumun bilinmemesi, gereksiz ilaç kesilmesine yol açar.
Akut değişikliklerde denklemler geçerli değildir; çünkü kararlı durum varsayımına dayanırlar. Hızla kötüleşen bir hastada kreatinin, gerçek kaybın gerisinden gelir ve hasar olduğundan hafif görünür. Bu nedenle akut böbrek hasarında tanı, kreatinin artışının hızına ve idrar çıkışına göre yapılır.
Kronik böbrek hastalığında evreleme, süzme hızı ve albüminüri birlikte değerlendirilerek yapılır; bu iki değişken, hem böbrek hem kardiyovasküler riski öngörür. Yalnızca süzme hızına bakılması, albüminürisi yüksek hastalardaki riski gizler.
Klinik kararlarda en pratik kullanım alanı ilaç doz ayarıdır. Antibiyotikler, antikoagülanlar, digoksin, metformin, opioidler ve birçok ilacın dozu böbrek işlevine göre düzenlenir. Doğrudan oral antikoagülanlarda doz ayarı için çoğunlukla kreatinin klirensi kullanılır; farklı denklemlerin farklı sonuç verebileceği bilinmelidir.
Kontrast madde uygulaması, cerrahi ve kritik hastalık öncesinde süzme hızının bilinmesi, koruyucu önlemlerin planlanmasını sağlar. Süzme hızı düşük hastalarda yeterli hidrasyon, kontrast miktarının sınırlanması ve nefrotoksik ilaçların gözden geçirilmesi önerilir.
Sodyum-glukoz kotransporter 2 inhibitörleri ve renin-anjiyotensin blokerleri başlandığında görülen küçük ve geçici düşüş beklenen bir etkidir; ilacın kesilmesini gerektirmez ve uzun dönemde böbrek koruyucudur. Bu bilginin bilinmemesi, yararlı tedavilerin gereksiz bırakılmasına yol açar.
Eş anlamlılar
- GFH
- eGFR
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ KDIGO, Clinical Practice Guideline for the Evaluation and Management of Chronic Kidney Disease, 2024.