İçeriğe atla

Hipertonik salin

DrSozluk sitesinden

Hipertonik salin (İng. hypertonic saline), plazmadan daha yüksek sodyum derişimi içeren tuzlu su çözeltisidir. Kafa içi basınç artışında ve ağır hiponatremide kullanılır.

Etimoloji

Yunanca aşırı anlamındaki hyper ile gerilim anlamındaki tonos sözcüklerinden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Çözeltinin etkisi ozmotik ilkeye dayanır: plazma ozmolalitesini yükselterek hücre içinden ve ara dokudan damar yatağına su çeker. Beyinde bu etki, sağlam kan-beyin engeli bulunan bölgelerden su çekerek doku hacmini azaltır ve kafa içi basıncı düşürür. Ayrıca damar içi hacmi artırarak kalp debisini ve serebral perfüzyon basıncını destekler; mikrodolaşımı iyileştirdiği ve iltihabi yanıtı azalttığı da bildirilmiştir.[1]

Kafa içi basınç yönetiminde mannitol ile karşılaştırıldığında önemli farklar vardır. Mannitol ozmotik diürez yaparak sıvı kaybına ve hipotansiyona yol açabilir; hipertonik salin ise hacmi artırdığından hemodinamik olarak kararsız hastalarda üstündür. Ayrıca mannitol, tekrarlayan dozlarda böbrek hasarı riski taşır ve ozmolal aralığı artırır. Bu nedenle özellikle hipotansif travma hastalarında ve hacim açığı bulunanlarda hipertonik salin tercih edilir. Bu ayrımın bilinmemesi, kritik hastada yanlış ajan seçimine yol açar.

Uygulama, farklı derişimlerde ve bolus ya da infüzyon biçiminde yapılabilir. Yüksek derişimli çözeltiler, damar duvarında hasar ve tromboflebit riski nedeniyle tercihen santral venöz yoldan verilir; ancak acil durumlarda periferik yoldan uygulanabilir. Uygulama sırasında sodyum düzeyi ve ozmolalite sık aralıklarla izlenmelidir.

İkinci temel kullanım alanı, belirti veren ağır hiponatremidir. Nöbet, bilinç bozukluğu ya da solunum durması gibi bulgular varsa, sodyumun hızla ancak sınırlı miktarda yükseltilmesi beyin ödemini geriletir. Burada en kritik güvenlik kuralı düzeltme hızıdır: kronik hiponatremide sodyumun günlük sınırın üzerinde artırılması, ozmotik demiyelinizasyon sendromuna yol açar. Bu tablo kalıcı ve yıkıcı nörolojik hasarla sonuçlanır; risk, malnütrisyon, alkol kullanım bozukluğu, karaciğer hastalığı ve hipokalemi varlığında daha yüksektir. Bu nedenle sodyum sık ölçülmeli, aşırı düzeltme durumunda serbest su ve desmopressin ile geri alınmalıdır.

Bir diğer dikkat noktası, uyaran ortadan kalktığında ortaya çıkan bol ve seyreltik idrar çıkışıdır; bu durum sodyumun beklenenden hızlı yükselmesine yol açar ve idrar çıkışının izlenmesini zorunlu kılar.

Yan etkiler arasında hipernatremi, hiperkloremik metabolik asidoz, hacim yüklenmesi ve akciğer ödemi, damar irritasyonu, hipokalemi ve böbrek işlev bozukluğu bulunur. Klor yükünün fazla olması nedeniyle bazı merkezlerde sodyum asetat içeren karışımlar tercih edilir. Kalp yetersizliği ve ileri böbrek yetmezliği bulunan hastalarda hacim yükü açısından dikkatli olunmalıdır.

Travmatik beyin hasarında sıvı seçimi açısından ek bir bilgi önemlidir: bu hastalarda albümin kullanımının kötü sonuçlarla ilişkili bulunduğu, hipotonik çözeltilerin ise beyin ödemini artırdığı gösterilmiştir. Bu nedenle izotonik ya da hipertonik sodyum içeren çözeltiler tercih edilir.

Yoğun bakımda hedef sodyum düzeyi, altta yatan duruma göre belirlenir ve tedavi hedefe göre titre edilir. Tedaviye yanıt, yalnızca laboratuvar değerine değil, kafa içi basınç ölçümlerine, nörolojik muayeneye ve görüntüleme bulgularına dayandırılmalıdır.

Eş anlamlılar

  • Hipertonik sodyum klorür

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Neurocritical Care Society, Guidelines for the Acute Treatment of Cerebral Edema in Neurocritical Care Patients, 2020.