Kanser evrelemesi
Kanser evrelemesi (İng. cancer staging), habis hastalığın yaygınlığının belirlenerek standart bir sisteme göre sınıflandırılmasıdır. Tedavi planının ve seyir öngörüsünün temelini oluşturur.
Etimoloji
Hastalığın ulaştığı aşamayı belirtmeyi anlatan betimleyici bir terimdir.
Klinik bağlam
En yaygın kullanılan sistem TNM sınıflandırmasıdır: T tümörün boyutunu ve komşu dokulara uzanımını, N bölgesel lenf bezi tutulumunu, M ise uzak metastaz varlığını tanımlar. Bu üç bileşen birleştirilerek genel evre belirlenir. Evrelemenin standart olması, farklı merkezlerin sonuçlarının karşılaştırılabilmesini ve tedavi kılavuzlarının uygulanabilmesini sağlar.[1]
Evrelemenin farklı türleri ayırt edilmelidir. Klinik evreleme, tedavi öncesinde muayene, görüntüleme ve biyopsi bulgularına dayanır. Patolojik evreleme, cerrahi çıkarım sonrası doku incelemesiyle yapılır ve daha kesindir. Neoadjuvan tedavi sonrası yapılan evreleme ayrıca belirtilir. Nüks durumunda yeniden evreleme yapılır; ancak başlangıç evresi değişmez — bu, kayıt ve karşılaştırma açısından önemli bir kuraldır.
Bazı kanserlerde TNM dışında sistemler kullanılır. Lenfomalarda Ann Arbor sınıflandırması, prostat kanserinde Gleason skoru ve risk grupları, karaciğer kanserinde karaciğer işlevini de içeren sistemler, jinekolojik kanserlerde FIGO evrelemesi, lösemilerde ise evre yerine risk sınıflandırması kullanılır. Küçük hücreli akciğer kanserinde sınırlı ve yaygın evre ayrımı, tedaviyi doğrudan belirler.
Günümüzde evreleme yalnızca anatomik değildir. Meme kanserinde hormon reseptörleri ve HER2 durumu, prostat kanserinde PSA düzeyi ve derece grubu evreye katılır. Moleküler belirteçler, tedavi seçimini belirlemesi nedeniyle evrelemenin ayrılmaz bir tamamlayıcısı hâline gelmiştir.
Görüntüleme yöntemleri evrelemenin temelini oluşturur: bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans, pozitron emisyon tomografisi ve endoskopik ultrason. Lenf bezi değerlendirmesinde boyut ölçütü yanıltıcı olabilir; küçük bezlerde metastaz bulunabilirken, büyümüş bezler iltihabi olabilir. Bu nedenle kuşkulu bulgular, tedavi kararını değiştirecekse doku örneklemesiyle doğrulanmalıdır. Sentinel lenf bezi biyopsisi, meme kanseri ve melanomda gereksiz geniş lenf bezi diseksiyonunu önleyen önemli bir gelişmedir.
Klinik açıdan en önemli ilke, evrelemenin tedaviyi değiştirecek ölçüde yapılmasıdır. Gereksiz ve kapsamlı görüntüleme, rastlantısal bulgular yoluyla ek girişimlere, gecikmeye ve kaygıya yol açar. Buna karşılık yetersiz evreleme, uygun olmayan tedaviye neden olur: örneğin metastazı atlanmış bir hastaya küratif amaçlı büyük cerrahi uygulanması hem yararsız hem zararlıdır.
Bir diğer sık hata, pozitron emisyon tomografisindeki tutulumun her zaman kanser olarak yorumlanmasıdır; iltihabi süreçler, enfeksiyonlar ve sarkoidoz da tutulum gösterir. Aynı biçimde tümör belirteçlerinin evreleme amacıyla kullanılması uygun değildir.
Evre bilgisi, hastayla iletişimde de belirleyicidir; ancak sayısal öngörülerin bireysel hastaya doğrudan uygulanamayacağı, istatistiklerin gruplara ait olduğu açıklanmalıdır.
Tedavi kararları, evrelemenin yanı sıra hastanın performans durumu, eşlik eden hastalıkları, beklenen yaşam süresi ve tercihleri gözetilerek çok disiplinli konseylerde verilir. Evre, tek başına karar verdiren bir sayı değil; bütüncül değerlendirmenin bir bileşenidir.
Eş anlamlılar
- TNM evrelemesi
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.