İçeriğe atla

Kolesterol

DrSozluk sitesinden

Kolesterol (İng. cholesterol; Yun. chole safra, stereos katı), hücre zarlarının yapısına katılan ve birçok hormonun öncüsü olan bir sterol bileşiğidir.

Etimoloji

Yunanca chole (safra) ve stereos (katı) sözcüklerinden türetilmiştir; ilk kez safra taşlarında saptanmıştır.

Klinik bağlam

Bileşik, hücre zarının akışkanlığını düzenler, steroit hormonların, D vitamininin ve safra asitlerinin yapımında kullanılır.[1]

Vücuttaki miktarın büyük bölümü karaciğerde üretilir; besinlerle alınan miktarın kan düzeyine katkısı sınırlıdır.

Bu bilgi, beslenme önerilerinde önemli bir değişikliğe yol açmıştır; günlük kolesterol alımına ilişkin katı sınırlamalar terk edilmiş, doymuş yağ ve genel beslenme örüntüsü öne çıkmıştır.

Suda çözünmediğinden kanda lipoproteinlerle taşınır; klinik değerlendirme bu taşıyıcılara göre yapılır.

Düşük yoğunluklu lipoprotein, kolesterolü dokulara taşır ve damar duvarında birikerek ateroskleroz sürecini başlatır.

Yüksek yoğunluklu lipoprotein ise dokulardan karaciğere geri taşımayı sağlar.

Bu ayrım, "iyi" ve "kötü" kolesterol adlandırmasının kaynağıdır; ancak bu basitleştirme yanıltıcıdır.

Nitekim yüksek yoğunluklu lipoproteini yükselten ilaçlar kalp-damar olaylarını azaltmamıştır; bu bulgu, nedensellik ile ilişkinin farkını gösteren önemli bir örnektir.

Buna karşın düşük yoğunluklu lipoproteinin düşürülmesi, olayları tutarlı biçimde azaltır; düşürme ne kadar erken ve ne kadar fazlaysa yarar da o kadar büyüktür.

Lipoprotein(a) düzeyi kalıtsaldır ve bağımsız bir risk etkenidir; yaşam boyu en az bir kez ölçülmesi önerilmektedir.

Ölçümde açlık gerekliliği azalmıştır; çoğu hastada tokluk örneği yeterlidir.

Trigliserit düzeyi çok yüksek olduğunda, hesaplama yöntemiyle bulunan değerler yanıltıcı olur; doğrudan ölçüm ya da uygun formüller gerekir.

Ailesel hiperkolesterolemi, kalıtsal ve sık görülen bir bozukluktur; erken yaşta kalp hastalığına yol açar.

Bu tanı, aile öyküsü, çok yüksek düzeyler ve tendon kalınlaşması ile akla gelmelidir; sıklıkla atlanır ve tanı gecikir.

Aile taraması, tanı konan hastanın yakınlarında yapılmalıdır; bu adım en verimli tarama uygulamalarından biridir.

Tedavi kararı, tek başına kolesterol düzeyine değil, toplam kalp-damar riskine göre verilir.

Statinler temel tedavidir; karaciğerde kolesterol üretimini engeller ve olay riskini azaltır.

Ezetimib ve PCSK9 engelleyicileri, yetersiz yanıt alınan olgularda eklenir.

Statin kullanımına bağlı kas yakınmaları sıktır; ancak plasebo denetimli çalışmalar bu yakınmaların büyük bölümünün ilaçtan bağımsız olduğunu göstermiştir.

Düşük düzeylerin zararlı olduğu yönündeki kaygılar, kanıtlarla desteklenmemiştir.

Eş anlamlılar

  • Kolesterin

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Libby P ve ark. (ed.), Braunwald's Heart Disease, 12. baskı, 2022.