Komplikasyon
Komplikasyon (İng. complication; Lat. complicare, karmaşıklaştırmak), bir hastalığın, tedavinin ya da girişimin seyri sırasında ortaya çıkan istenmeyen ek durumdur.
Etimoloji
Latince complicare (katlamak, karmaşıklaştırmak) fiilinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Kavram, üç kaynağa göre değerlendirilir: hastalığın kendi seyrinden doğanlar, uygulanan tedaviden kaynaklananlar ve girişimlere bağlı olanlar. Sağlık hizmeti sırasında ortaya çıkanlar iyatrojenik olarak adlandırılır. Bu ayrım, hem klinik yönetimi hem de önleme çalışmalarını yönlendirir.[1]
Zamanlamaya göre erken ve geç biçimde sınıflandırılır. Erken dönemde kanama, dolaşım ve solunum sorunları, teknik aksaklıklar; geç dönemde enfeksiyon, darlık, yapışıklık, kaçak ve işlev kaybı öne çıkar. Bu zaman çizelgesi, ayırıcı tanının en pratik aracıdır.
Cerrahide ağırlık derecelendirmesi için standart sınıflandırmalar kullanılır; bu sistemler, gerektirdiği girişime göre sıralama yaparak kurumlar arası karşılaştırmaya olanak verir.
Önlenebilirlik açısından ayrım önemlidir. Bazı durumlar, işlemin doğasında bulunan bilinen risklerdir; bazıları ise hatalardan kaynaklanır. Bu ayrım, aydınlatılmış onam sürecinin ve olay incelemelerinin temelini oluşturur. Bilinen bir riskin gerçekleşmesi tek başına hata anlamına gelmez; buna karşılık her istenmeyen sonucun kaçınılmaz sayılması da yanlıştır.
Günümüzde en önemli kavramlardan biri kurtarma başarısızlığıdır. Cerrahi sonuçlar arasındaki farkın, komplikasyon sıklığından çok, ortaya çıkan sorunun zamanında tanınıp yönetilmesinden kaynaklandığı gösterilmiştir. Bu nedenle iyi merkezleri ayıran özellik, sorun yaşamamaları değil, sorunu erken fark etmeleridir. Bu bakış açısı, izlem sistemlerinin ve erken uyarı skorlarının yaygınlaşmasını sağlamıştır.
Erken tanıda en sık atlanan bulgular, solunum sayısındaki artış, idrar çıkışında azalma, taşikardi ve huzursuzluktur. Bunların ameliyat sonrası olağan değişiklikler sanılması, tanı gecikmesinin başlıca nedenidir. Muayene bulgularıyla orantısız ağrı da her zaman ciddiye alınmalıdır.
Önlemede kanıta dayalı uygulamalar etkilidir: güvenli cerrahi kontrol listesi, uygun antibiyotik profilaksisi, tromboz korunması, el hijyeni, gereksiz kateterlerin çıkarılması, erken hareketlenme, ilaç uyumlaması ve yapılandırılmış devir teslim.
İletişim de tedavinin parçasıdır. İstenmeyen bir sonuç ortaya çıktığında hastaya açık biçimde bilgi verilmesi, ne olduğunun anlatılması ve gerektiğinde özür dilenmesi, hem etik bir yükümlülük hem de güvenin korunmasının yoludur. Açıklık kültürünün, hukuki süreçleri azalttığı gösterilmiştir.
Olayların bildirimi ve kök neden analizi, aynı sorunun yinelenmesini önler. Kişileri suçlamak yerine sistemi düzeltmeye odaklanan yaklaşım, hasta güvenliğinin temel ilkesidir.
Ayrıca komplikasyon gelişen hastalarda uzun dönem işlevsel sonuçların ve yaşam niteliğinin izlenmesi giderek daha çok önemsenmektedir.
Eş anlamlılar
- Yan olay
- İstenmeyen sonuç
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Brunicardi FC ve ark. (ed.), Schwartz's Principles of Surgery, 11. baskı, 2019.