İçeriğe atla

Kontraktür

DrSozluk sitesinden

Kontraktür (İng. contracture), yumuşak dokuların kısalması ve esnekliğini yitirmesi sonucu eklem hareketinin kalıcı biçimde kısıtlanmasıdır.

Etimoloji

Latince birlikte çekmek anlamındaki contrahere eyleminden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Oluşum, hareketsiz kalan dokularda kollajen liflerin yeniden düzenlenmesi, su içeriğinin azalması ve çapraz bağların artmasıyla açıklanır. Kas, tendon, eklem kapsülü, bağlar ve deri sürece katılabilir. Süreç hareketsizlikle başlar ve zamanla geri dönüşü güçleşir; bu nedenle önleme, tedaviden çok daha etkilidir.[1]

Başlıca nedenler uzun süreli hareketsizlik, nörolojik hastalıklara bağlı spastisite — inme, omurilik yaralanması, serebral palsi, motor nöron hastalığı — , yanık ve derin yaraların iyileşmesi, travma ve cerrahi sonrası uzun süreli tespit, iltihabi eklem hastalıkları ile Dupuytren hastalığı gibi fibrotik süreçlerdir.

Yoğun bakımda kontraktür gelişimi sıklıkla göz ardı edilir. Derin sedasyon, kas gevşetici kullanımı, ağrı, ödem ve hareketsizlik birlikte hızlı bir sürece yol açar; günler içinde eklem hareket açıklığı azalabilir. Ayak bileğinde düşük ayak deformitesi ve omuzda hareket kısıtlılığı en sık görülen sorunlardır. Bu nedenle pasif eklem hareket egzersizleri, uygun pozisyonlama ve gerektiğinde atel kullanımı bakım planının rutin parçası olmalıdır.

Yanık hastalarında kontraktür, işlevsel sonucu belirleyen en önemli etkendir; boyun, koltuk altı, dirsek, el ve diz gibi eklem çevresi bölgelerde iyileşen derinin kısalmasıyla gelişir. Korunmada erken pozisyonlama, basınçlı giysiler, atelleme ve düzenli germe uygulanır; ağır olgularda cerrahi gevşetme ve greft gerekir.

Spastisiteye bağlı biçimlerde, kas tonusunun artması eklemi belirli bir konumda tutar ve zamanla yapısal kısalma gelişir. Burada önemli bir ayrım vardır: spastisite geri döndürülebilir bir tonus artışıyken, yerleşmiş kontraktür yapısal bir değişikliktir. İkisinin ayırt edilmesi tedavi seçimini belirler; spastisiteye yönelik ilaçlar, botulinum toksini ve intratekal baklofen erken dönemde etkiliyken, yerleşmiş kontraktürde cerrahi gerekir.

Klinik değerlendirmede eklem hareket açıklığı ölçülür ve kısıtlılığın kas kaynaklı mı yoksa eklem kaynaklı mı olduğu belirlenir. Ağrı, ödem ve heterotopik ossifikasyon ayırıcı tanıda düşünülmelidir; özellikle omurilik yaralanması ve travmatik beyin hasarı sonrası gelişen heterotopik ossifikasyon, hareket kısıtlılığının gözden kaçan bir nedenidir.

Önlemede temel ilkeler şunlardır: erken mobilizasyon, düzenli pasif ve aktif eklem hareket egzersizleri, uygun pozisyonlama ve yastıkla destekleme, ayak bileğinin nötr konumda tutulması, ağrının yeterli biçimde denetlenmesi ve gereksiz sedasyondan kaçınılması. Ödemin azaltılması ve beslenme desteği de sürece katkıda bulunur.

Yerleşmiş kontraktürde tedavi seçenekleri germe programları, seri alçılama, dinamik ateller, spastisiteye yönelik ilaç uygulamaları ve cerrahi gevşetmedir. Uzun süreli ve düşük yüklü germenin, kısa süreli güçlü germeden daha etkili olduğu bildirilmiştir.

Kontraktürler yalnızca hareket kaybına yol açmaz; hijyeni güçleştirir, bası yarası riskini artırır, ağrıya neden olur, giyinme ve transfer güçlüğü yaratır ve bakım yükünü belirgin biçimde artırır. Bu nedenle önlenmesi, bakım niteliğinin göstergelerinden biri kabul edilir.

Eş anlamlılar

  • Eklem sertliği

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Dünya Sağlık Örgütü, Rehabilitation in Health Systems, 2017.