Rehabilitasyon
Rehabilitasyon (İng. rehabilitation; Lat. rehabilitare, yeniden yeterli kılmak), hastalık, yaralanma ya da cerrahi sonrası kaybedilen işlevlerin geri kazandırılmasını ve kişinin günlük yaşama katılımının artırılmasını amaçlayan çok disiplinli süreçtir.
Etimoloji
Latince yeniden anlamındaki re ile yeterli kılmak anlamındaki habilitare sözcüklerinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Yaklaşımın temelinde, hastalığın kendisinden çok işlevsel sonuçlarının ele alınması yatar. Değerlendirmede vücut yapı ve işlevleri, etkinlik düzeyi ve toplumsal katılım birlikte incelenir; hedefler hastayla birlikte, ölçülebilir ve gerçekçi biçimde belirlenir. Ekip hekim, fizyoterapist, ergoterapist, dil ve konuşma terapisti, hemşire, diyetisyen, psikolog ve sosyal hizmet uzmanından oluşur.[1]
Sinir sistemi hastalıklarında rehabilitasyonun etkinliği, beyin plastisitesine dayanır. İnme sonrası erken dönemde başlatılan, yoğun ve göreve özgü çalışmanın işlevsel kazanımı artırdığı gösterilmiştir. Zamanlama önemlidir: hasta tıbbi olarak dengelendikten sonra gecikmeden başlanmalıdır, ancak çok erken ve aşırı yoğun mobilizasyonun yarar sağlamadığı da bildirilmiştir. İnme rehabilitasyonunda yutma değerlendirmesi öncelikli adımdır; güvenli yutma gösterilmeden ağızdan beslemeye başlanması aspirasyon pnömonisine yol açar.
Omurilik yaralanmasında hedefler lezyon düzeyine göre belirlenir; mesane ve bağırsak yönetimi, bası yarası önlenmesi, spastisite tedavisi ve tekerlekli sandalye eğitimi programın parçasıdır. Otonom disrefleksi, yüksek düzey yaralanmalarda ani kan basıncı yükselmesiyle ortaya çıkan ve gecikmesi ölümcül olabilen bir acildir; en sık nedeni idrar sondasının tıkanmasıdır.
Kritik hastalık sonrası dönem ayrı bir başlıktır. Yoğun bakımda uzun süre yatan hastalarda kas kütlesi hızla azalır ve yoğun bakım kaynaklı kas güçsüzlüğü gelişir; buna bilişsel ve ruhsal sorunlar eklenir. Bu tablo yoğun bakım sonrası sendrom olarak adlandırılır. Korunmada erken mobilizasyon, hafif sedasyon, günlük uyandırma denemeleri, deliryum izlemi ve aile katılımı etkilidir. Erken mobilizasyonun ventilatörde kalış süresini kısalttığı ve işlevsel sonuçları iyileştirdiği gösterilmiştir; buna karşılık uygulamada en sık engel, hastanın "henüz uygun olmadığı" varsayımıdır — oysa ventilatöre bağlı hastalarda bile güvenle uygulanabilir.
Kardiyak rehabilitasyon, miyokard infarktüsü, kalp cerrahisi ve kalp yetersizliği sonrasında yeniden yatış ve ölüm oranlarını azaltır; egzersiz eğitimi, risk etkeni yönetimi ve eğitimden oluşur. Buna karşılık uygun hastaların büyük bölümüne önerilmemesi, kanıta karşın en yaygın eksikliklerden biridir. Pulmoner rehabilitasyon, kronik obstrüktif akciğer hastalığında nefes darlığını azaltır, egzersiz kapasitesini ve yaşam niteliğini artırır.
Kas-iskelet sisteminde eklem protezi sonrası, kırık ve sporcu yaralanmalarında erken hareket ve aşamalı yüklenme, sonuçları belirgin biçimde iyileştirir. Kronik ağrıda ise yalnızca pasif yöntemlere dayanmak yerine, etkinliği artıran ve bilişsel-davranışçı bileşen içeren programlar önerilir.
Onkolojik rehabilitasyon, tedaviye bağlı yorgunluk, kas kaybı, lenfödem ve nöropatiyi ele alır; egzersizin kanser tedavisi sırasında güvenli ve yararlı olduğu gösterilmiştir.
Rehabilitasyonun başarısını belirleyen etkenler arasında beslenme durumu, ağrı denetimi, uyku, depresyon ve bilişsel işlev bulunur. Yetersiz beslenme ve tedavi edilmemiş depresyon, programın en sık gözden kaçan engelleridir. Ayrıca yardımcı cihazların uygun seçimi, ev ortamının düzenlenmesi ve bakım verenlerin eğitimi, kazanımların sürdürülmesini sağlar.
Süreç, hastane içiyle sınırlı değildir; ayaktan programlar, evde rehabilitasyon ve teletıp uygulamaları erişimi artırır.
Eş anlamlılar
- Fizik tedavi ve rehabilitasyon
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Dünya Sağlık Örgütü, Rehabilitation in Health Systems, 2017.