İçeriğe atla

Palyatif bakım

DrSozluk sitesinden

Palyatif bakım (İng. palliative care), yaşamı tehdit eden hastalığı olan kişilerde acıyı önlemeyi ve hafifletmeyi, yaşam niteliğini iyileştirmeyi amaçlayan çok disiplinli bakım yaklaşımıdır.

Etimoloji

Latince örtmek, hafifletmek anlamındaki palliare eyleminden gelir.

Klinik bağlam

Alanın en yaygın yanlış anlaşılan yönü, palyatif bakımın yalnızca yaşamın son günlerine ait olduğu düşüncesidir. Güncel yaklaşımda bakım, tanı anından itibaren hastalığa yönelik tedaviyle eş zamanlı yürütülür; küratif tedavi sürerken de uygulanır. Yaşam sonu bakımı, palyatif bakımın yalnızca bir bölümüdür. Bu ayrımın kavranmaması, hastaların geç yönlendirilmesine ve yararın kaçırılmasına yol açar.[1]

Erken palyatif bakımın yaşam niteliğini ve ruhsal durumu iyileştirdiği, seçilmiş hasta gruplarında sağkalımı da uzattığı gösterilmiştir; bu bulgu, yaklaşımı "tedaviden vazgeçme" olarak gören anlayışın yanlışlığını ortaya koyar.

Bakım dört boyutu birlikte ele alır: bedensel belirtiler, ruhsal durum, toplumsal gereksinimler ve manevi boyut. Ekip hekim, hemşire, sosyal hizmet uzmanı, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist ve manevi destek görevlisinden oluşur.

Belirti yönetiminde ağrı öncelikli yer tutar. Kanser ağrısında basamaklı yaklaşım kullanılır; opioidler bu alanda temel ilaçtır ve doğru kullanıldığında güvenlidir. Yaygın bir korku olan bağımlılık kaygısı, ağrının yetersiz tedavi edilmesinin başlıca nedenidir; oysa ağrı tedavisi amacıyla kullanılan opioidlerde bu risk düşüktür. Opioid başlanan her hastada kabızlık profilaksisi eş zamanlı verilmelidir — bu, en sık atlanan adımdır. Ayrıca nöropatik ağrıda gabapentinoidler ve antidepresanlar, kemik ağrısında radyoterapi ve bifosfonatlar kullanılır.

Nefes darlığı, özellikle ileri kanser, kalp yetersizliği ve kronik obstrüktif akciğer hastalığında sık ve rahatsız edicidir. Düşük doz opioidler, bu belirtinin denetiminde en etkili tedavidir; hipoksemi bulunmayan hastada oksijen uygulamasının yararı sınırlıdır, oysa hava akımı sağlayan basit önlemler etkilidir. Yelpaze ya da açık pencere kullanımı, kanıta dayalı ve sıklıkla göz ardı edilen bir yaklaşımdır.

Diğer sık belirtiler bulantı, kabızlık, iştahsızlık, yorgunluk, ağız kuruluğu, deliryum ve uykusuzluktur. Bulantı tedavisinde nedene uygun ilaç seçilmesi — kimyasal, mekanik ya da vestibüler kaynaklı — etkinliği belirler.

Yaşamın son günlerinde bakım hedefleri değişir. Gereksiz ilaçlar kesilir, izlem ve tetkikler azaltılır, konfor öne alınır. Yapay beslenme ve sıvı desteğinin bu dönemde yaşam süresini uzatmadığı ve konforu bozabildiği gösterilmiştir; ailelere iştahsızlığın hastalığın doğal seyrinin bir parçası olduğunun anlatılması, zorlayıcı beslenme çabalarını ve suçluluk duygusunu azaltır.

Terminal dönemde sık görülen ölüm hırıltısı, hasta için rahatsızlık yaratmaz ancak yakınları kaygılandırır; pozisyon değişikliği ve bilgilendirme, aspirasyondan daha yararlıdır.

Bakım planlamasının önceden yapılması, sürecin en önemli bileşenidir: hastanın değerleri, tedavi tercihleri, canlandırma ve yoğun bakım konusundaki istekleri, hastalığın erken evresinde konuşulmalı ve belgelenmelidir. Bu görüşmelerin kriz anına bırakılması, güç kararların baskı altında alınmasına yol açar.

Cihaz yönetimi de ele alınmalıdır; implante kardiyoverter defibrilatör taşıyan hastalarda şok işlevinin kapatılması, huzurlu bir ölüm için gerekli olabilir ve bu konuşmanın yapılmaması sık karşılaşılan bir eksikliktir.

Yas desteği, bakımın ölümden sonra da süren bileşenidir. Ayrıca bakım verenlerin yükü ve ekip üyelerinin tükenmişliği, sürdürülebilir hizmet için gözetilmelidir.

Eş anlamlılar

  • Destek bakımı
  • Yatıştırıcı bakım

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Dünya Sağlık Örgütü, Palliative Care, 2020.