Nazogastrik sonda
Nazogastrik sonda (İng. nasogastric tube; Lat. nasus "burun" + Yun. gaster "mide"), burundan mideye ilerletilen ince tüptür. Mide içeriğinin boşaltılması, ilaç ve besin verilmesi amacıyla kullanılır.
Etimoloji
Latince burun anlamındaki nasus ile Yunanca mide anlamındaki gaster sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Kullanım amaçları iki başlıkta toplanır. Dekompresyon amacıyla kullanıldığında mide içeriği ve gaz boşaltılır; başlıca endikasyonları bağırsak tıkanıklığı, dirençli kusma, belirgin distansiyonla seyreden ileus ve üst sindirim sistemi kanamasının değerlendirilmesidir. Beslenme ve ilaç uygulaması amacıyla kullanıldığında ise ağızdan alamayan ancak sindirim sistemi çalışan hastalarda enteral beslenme sağlanır.[1]
Endikasyonların değerlendirilmesinde geçmişteki alışkanlıklar önemli ölçüde değişmiştir. Karın cerrahisinden sonra rutin sonda kullanımının yararsız olduğu, hatta ateş, atelektazi ve pnömoni sıklığını artırdığı ve bağırsak işlevinin dönüşünü geciktirdiği gösterilmiştir; bu nedenle hızlandırılmış iyileşme programlarında rutin kullanımdan kaçınılması önerilir. Sonda, seçilmiş endikasyonlarla ve gereken en kısa süre için kullanılmalıdır.
Yerleştirme sırasında hasta oturur pozisyona getirilir, tüp uzunluğu burun-kulak-ksifoid mesafesine göre belirlenir, kayganlaştırıcı uygulanır ve hasta yutkunurken tüp ilerletilir. Bilinci kapalı hastada ve öksürük refleksi zayıf olanlarda yanlış yerleşim riski artar. En tehlikeli komplikasyon, tüpün soluk borusuna ve akciğerlere ilerlemesidir; bu durumda beslenme başlatılırsa ölümcül sonuçlar doğar.
Bu nedenle konum doğrulaması standart bir güvenlik adımıdır. Aspire edilen sıvının pH ölçümü ilk basamak yöntem olarak önerilir; düşük pH mide yerleşimini destekler. Doğrulanamayan olgularda akciğer grafisi çekilir. Hava verilerek epigastriumdan dinleme yöntemi güvenilir bulunmamış ve terk edilmiştir; yalnızca bu yönteme dayanarak beslenmeye başlanması, önlenebilir ölümlerin bilinen nedenlerindendir. Asit baskılayıcı ilaç kullanan hastalarda pH ölçümünün yanıltıcı olabileceği unutulmamalıdır. Tüpün yeri, her kullanımdan önce dış uzunluk işaretiyle de kontrol edilmelidir.
Kontrendikasyonlar ve dikkat gerektiren durumlar bilinmelidir. Kafa tabanı kırığı kuşkusu ve ağır orta yüz travmasında burun yolundan yerleştirme, kafa boşluğuna girme riski nedeniyle uygun değildir; bu hastalarda oral yol yeğlenir. Özofagus varisleri, yakın dönemde özofagus cerrahisi, özofagus darlığı ve koagülopati de dikkat gerektirir. Varis varlığı mutlak engel değildir ancak dikkatli yerleştirme gerektirir.
Komplikasyonlar arasında burun ve boğazda rahatsızlık, burun kanadında bası yarası, sinüzit, epistaksis, özofajit ve darlık, tüpün tıkanması ya da yer değiştirmesi, elektrolit ve sıvı kaybına bağlı metabolik alkaloz ile hipokalemi, ayrıca aspirasyon bulunur. Sondanın varlığı alt özofagus sfinkterinin işlevini bozarak reflüyü kolaylaştırır; bu nedenle sonda varlığının aspirasyona karşı koruma sağladığı düşüncesi yanlıştır.
Enteral beslenmede aspirasyon riskini azaltmak için baş yukarı pozisyon korunur, beslenme hızı kademeli artırılır, ağız bakımı düzenli yapılır. Mide rezidü hacminin rutin ölçülmesinin gereksiz beslenme kesintilerine yol açtığı ve sonuçları iyileştirmediği gösterilmiştir; güncel yaklaşım yalnızca klinik intolerans bulgularının izlenmesi yönündedir. Uzun süreli beslenme gerekeceği öngörülen hastalarda perkütan gastrostomi gündeme gelir.
Üst sindirim sistemi kanamasında sonda ile lavaj yapılmasının tanısal ve tedavi edici değeri sınırlıdır; endoskopi öncesinde rutin uygulanması artık önerilmemektedir. İlaç verilirken tabletlerin uygun biçimde hazırlanması, birlikte verilemeyecek ilaçların ayrılması ve tüpün her uygulamadan sonra yıkanması tıkanmayı önler; bazı ilaçların enteral beslenmeyle etkileşime girdiği — örneğin fenitoin ve levotiroksin — akılda tutulmalıdır.
Eş anlamlılar
- Mide sondası
- NG sonda
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Marino PL, The ICU Book, 4. baskı, 2014.