Perkütan endoskopik gastrostomi
Perkütan endoskopik gastrostomi (İng. percutaneous endoscopic gastrostomy), endoskopi eşliğinde karın duvarından mideye beslenme tüpü yerleştirilmesi işlemidir.
Etimoloji
Deri yoluyla, endoskopi eşliğinde mideye açılan yolu tanımlayan betimleyici bir terimdir.
Klinik bağlam
İşlem, uzun süreli enteral beslenme gereken ve ağızdan güvenli beslenemeyen hastalarda uygulanır. Başlıca endikasyonlar inme sonrası kalıcı yutma güçlüğü, motor nöron hastalığı ve diğer nörodejeneratif hastalıklar, kafa-boyun kanserleri, ağır travmatik beyin hasarı ve uzun süreli bilinç bozukluğudur.[1]
Zamanlama önemlidir. Kısa süreli beslenme gereksiniminde nazogastrik tüp yeterlidir; kalıcı yöntem, gereksinimin belirli bir süreyi aşacağı öngörüldüğünde düşünülür. İnme sonrası, iyileşme olasılığı nedeniyle karar için bir süre beklenmesi önerilir. Buna karşılık motor nöron hastalığında işlemin, solunum kapasitesi belirgin biçimde düşmeden önce planlanması güvenliği artırır; geciktirilmesi, işlemin riskli hâle gelmesine yol açar.
Klinik ve etik açıdan en önemli konu, ileri demans hastalarıdır. Yapılan çalışmalar, bu grupta tüple beslenmenin yaşam süresini uzatmadığını, aspirasyon pnömonisini önlemediğini, bası yarası gelişimini azaltmadığını ve yaşam niteliğini iyileştirmediğini göstermiştir. Buna karşılık kısıtlama gereksinimi, ajitasyon ve komplikasyon riski artar. Bu nedenle güncel öneri, ileri demansta tüple beslenme yerine dikkatli el ile beslemenin sürdürülmesidir. Bu bilginin bilinmemesi ya da ailelerle paylaşılmaması, yaygın bir uygulama sorunudur.
Bir diğer yaygın yanlış anlayış, tüple beslemenin aspirasyonu önlediğidir. Mide içeriğinin geri kaçması ve tükürük aspirasyonu sürdüğünden koruma sağlanmaz; bu nedenle aspirasyon pnömonisi öyküsü tek başına endikasyon oluşturmaz.
İşlem, endoskopla midenin şişirilmesi, karın duvarında uygun noktanın ışık ve parmak basısıyla belirlenmesi ve tüpün yerleştirilmesiyle yapılır. Alternatif olarak radyolojik ya da cerrahi yöntemler kullanılır; ileri kafa-boyun tümörlerinde radyolojik yöntem tercih edilebilir.
Kontrendikasyonlar arasında düzeltilmemiş ağır koagülopati, yaygın asit, karın duvarında enfeksiyon, mide çıkışı tıkanıklığı, araya giren organ ve yaşam beklentisinin çok kısa olması bulunur.
Komplikasyonlar erken ve geç olarak ayrılır. Erken dönemde kanama, delinme, peritonit, aspirasyon ve yara enfeksiyonu; geç dönemde giriş yerinde enfeksiyon, granülasyon dokusu, sızıntı, tüpün tıkanması ve yerinden çıkması görülür. Gömülü tampon sendromu, iç tamponun mide duvarına gömülmesiyle oluşur; tüpün döndürülememesi ve beslenirken ağrı ile fark edilir.
Klinik açıdan kritik bir durum, tüpün erken dönemde yerinden çıkmasıdır. Kanal olgunlaşmadan — ilk haftalar içinde — çıkan tüp körlemesine yeniden yerleştirilmemelidir; karın boşluğuna yerleşim peritonite yol açar. Bu durumda görüntüleme ile doğrulama gerekir. Olgunlaşmış kanalda ise tüp hızla değiştirilmelidir; aksi hâlde kanal saatler içinde kapanabilir.
İşlem sonrası beslenmeye kısa süre içinde başlanabilir; uzun süre beklenmesinin yararı gösterilmemiştir. Uzun süre aç kalmış hastalarda beslenmeye yeniden başlanırken refeeding sendromu riski göz önünde bulundurulmalı; fosfor, potasyum ve magnezyum izlenmeli ve tiamin verilmelidir.
İlaç uygulamasında dikkat gerekir: enterik kaplı ve uzatılmış salınımlı tabletler ezilmemeli, uygun sıvı biçimleri tercih edilmeli ve tüp her uygulamadan sonra yıkanmalıdır. Bazı ilaçların beslenme solüsyonlarıyla etkileşerek emiliminin bozulduğu bilinmelidir; levotiroksin ve fenitoin bu açıdan önemlidir.
Bakımda giriş yerinin temiz ve kuru tutulması, tüpün günlük döndürülmesi ve yerleşim işaretinin izlenmesi önerilir.
Eş anlamlılar
- PEG
- Beslenme tüpü
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Feldman M ve ark. (ed.), Sleisenger and Fordtran's Gastrointestinal and Liver Disease, 11. baskı, 2021.