Oksihemoglobin disosiyasyon eğrisi
Oksihemoglobin disosiyasyon eğrisi (İng. oxyhaemoglobin dissociation curve), hemoglobinin oksijen satürasyonu ile arteriyel oksijen basıncı arasındaki ilişkiyi gösteren S biçimli eğridir. Oksijenin akciğerde yüklenip dokuda bırakılmasının fizyolojik temelini açıklar.
Etimoloji
Ad, oksijen bağlamış hemoglobin (oksihemoglobin) ile oksijenin ayrılmasını belirten "disosiyasyon" sözcüğünden oluşur.
Klinik bağlam
Eğrinin S biçimi, hemoglobinin işbirlikçi bağlanma davranışından kaynaklanır: bir oksijen molekülünün bağlanması, molekülün yapısını değiştirerek sonrakilerin bağlanmasını kolaylaştırır. Bu davranışın iki bölgesi klinik açıdan belirleyicidir. Eğrinin üst düz bölümünde, oksijen basıncındaki büyük değişiklikler satürasyonu az etkiler — bu, akciğer hastalığı bulunan hastalarda satürasyonun uzun süre korunmasını sağlar. Dik bölümünde ise küçük basınç düşüşleri satürasyonda büyük düşüşe yol açar; bu nedenle satürasyon belirli bir eşiğin altına indiğinde durum hızla kötüleşir. Nabız oksimetresi izleminde görülen "birden düşme" olgusu, bu eğrinin geometrisiyle açıklanır.[1]
Eğrinin konumu sabit değildir ve klinik durumlarla kayar. Sağa kayma, hemoglobinin oksijene ilgisinin azalması ve dokuya daha kolay bırakılması anlamına gelir; asidoz, hiperkapni, ateş ve 2,3-difosfogliserat artışı bu yönde etki eder. Bu değişiklikler, dokunun oksijene en çok gereksinim duyduğu koşullarda — çalışan kasta, ateşli hastalıkta, asidozda — sunumu kolaylaştıran uyum sağlayıcı bir yanıttır. Sola kayma ise ilgiyi artırır ve bırakılmasını güçleştirir; alkaloz, hipokapni, hipotermi, 2,3-difosfogliserat azalması, fetal hemoglobin, karboksihemoglobin ve methemoglobin bu yönde etki eder.
Bu kaymaların klinik karşılıkları belirgindir. Karbonmonoksit zehirlenmesinde tablo iki yönlü ağırlaşır: hemoglobinin bir bölümü oksijen taşıyamaz hale gelirken, kalan hemoglobinin eğrisi sola kayarak dokuya oksijen bırakılmasını güçleştirir. Aynı ikili mekanizma methemoglobinemide de geçerlidir. Uzun süre saklanmış kan ürünlerinde 2,3-difosfogliserat azaldığından eğri sola kayar; transfüzyondan hemen sonra oksijen sunumundaki iyileşme beklenenden az olabilir. Fetal hemoglobinin sola kaymış eğrisi ise plasentadan oksijen almasını kolaylaştıran fizyolojik bir uyumdur.
Kavram, satürasyon ile oksijen basıncı arasındaki ilişkinin doğrusal olmadığını göstererek yatak başı yorumlamayı biçimlendirir. Yaklaşık olarak %90 satürasyon 60 mmHg, %75 satürasyon 40 mmHg oksijen basıncına karşılık gelir; bu bağıntı, kan gazı görülmeden önce kabaca bir tahmin yapmayı sağlar. Ancak eğri kaymışsa bu karşılıklar geçerliliğini yitirir.
Oksijen sunumunun yalnızca satürasyonla belirlenmediği de bu çerçevede anlaşılır: dokuya ulaşan oksijen miktarı, hemoglobin derişimi, satürasyon ve kardiyak debinin çarpımıyla belirlenir. Bu nedenle ağır anemide satürasyon %100 olsa bile sunum yetersiz kalabilir; benzer biçimde düşük debili durumlarda normal satürasyon güven vermez.[2]
Klinik tuzakların başında, nabız oksimetresi değerinin oksijenlenmenin tam göstergesi sayılması gelir; cihaz karboksihemoglobin ve methemoglobini ayırt edemez, ayrıca düşük perfüzyon, hareket ve koyu tırnak cilası ölçümü bozar. Bir diğeri, satürasyonun düz bölgede olduğu durumlarda solunum yetmezliğinin ilerlediğinin fark edilmemesidir; bu evrede karbondioksit birikimi ve solunum işi artışı satürasyona yansımaz. Ayrıca aşırı oksijen verilmesinin, satürasyonu yükseltmenin ötesinde yarar sağlamadığı ve bazı hastalarda zararlı olabildiği unutulmamalıdır.
Eş anlamlılar
- Oksijen disosiyasyon eğrisi
- Hemoglobin-oksijen ilgi eğrisi