Kardiyak debi
Kardiyak debi (İng. cardiac output), kalbin bir dakikada pompaladığı kan hacmidir. Atım hacmi ile kalp hızının çarpımına eşittir ve doku oksijen sunumunun temel belirleyicisidir.
Etimoloji
Türkçe "debi" sözcüğü, birim zamanda akan hacmi belirtir ve Fransızca débitten gelir. İngilizce output karşılığı da pompanın çıkışını anlatır.
Klinik bağlam
Debiyi belirleyen dört değişken vardır: kalp hızı, ön yük, kasılma gücü ve art yük. Bu çerçeve, düşük debi durumlarının sistematik biçimde ele alınmasını sağlar — sorun hacim eksikliğinden mi, pompa yetersizliğinden mi, aşırı dirençten mi yoksa ritim bozukluğundan mı kaynaklanıyor? Kalp hızının artması debiyi belirli bir noktaya kadar yükseltir; ancak aşırı taşikardide diyastol süresi kısaldığından dolum ve koroner perfüzyon azalır, debi paradoksal biçimde düşer. Benzer biçimde sinüs ritminin kaybı, atriyal kasılmanın dolumdaki katkısını ortadan kaldırarak — özellikle diyastolik disfonksiyon bulunan hastalarda — belirgin düşüşe yol açar.[1]
Klinik değerlendirmede asıl soru, debinin dokunun gereksinimini karşılayıp karşılamadığıdır. Bu nedenle mutlak değerden çok yeterlilik göstergeleri izlenir: bilinç düzeyi, idrar çıkışı, cilt perfüzyonu, kapiller geri dolum süresi, laktat eğilimi ve santral venöz oksijen satürasyonu. Sayısal olarak "normal" görünen bir debi, sepsis gibi gereksinimin arttığı durumlarda yetersiz kalabilir; tersine kronik kalp yetmezliği olan bir hasta düşük debiyle uyum içinde yaşayabilir.
Ölçüm yöntemleri girişimsellik derecesine göre sıralanır. Klasik ölçüt, pulmoner arter kateteri ile yapılan termodilüsyondur; rutin kullanımının sonuçları iyileştirmediğinin gösterilmesi üzerine yeri belirgin biçimde daralmış, seçilmiş olgulara — ağır pulmoner hipertansiyon, sağ kalp yetmezliği, kalp nakli değerlendirmesi — sınırlanmıştır. Daha az girişimsel yöntemler arasında transpulmoner termodilüsyon, nabız dalga analizi ve özofageal Doppler bulunur. Yatak başı ekokardiyografi, sol ventrikül çıkım yolu çapı ve hız-zaman integrali kullanılarak debiyi hesaplayabilir ve aynı anda mekanizmayı da gösterdiği için giderek öne çıkmaktadır.
Bu ölçümlerin asıl değeri, tek bir değer üretmekten çok bir girişime verilen yanıtı göstermektir. Sıvı yanıtlılığı değerlendirmesinde pasif bacak kaldırma ya da küçük hacimli sıvı yükleme sonrası debideki değişim izlenir; dinamik ölçütlerin statik değerlere üstünlüğü gösterilmiştir. Benzer biçimde vazopresör ya da inotropik tedavinin etkisi, debi eğilimi üzerinden değerlendirilir.
Düşük debi tabloları mekanizmalarına göre ayrılır: hipovolemik, kardiyojenik ve obstrüktif nedenler debiyi doğrudan azaltır. Sepsis gibi distribütif tablolarda ise debi genellikle yüksektir; sorun akımın miktarında değil dağılımında ve dokunun oksijeni kullanma yeteneğindedir — bu ayrım, yüksek debiye karşın laktatın yükselmesini açıklar. Yüksek debili durumlar arasında ayrıca anemi, tirotoksikoz, gebelik, karaciğer yetmezliği, beriberi ve arteriyovenöz fistüller sayılır.[2]
Mekanik ventilasyon, debiyi doğrudan etkiler: pozitif göğüs içi basınç venöz dönüşü azaltarak ön yükü düşürür; bu etki, hipovolemik hastada entübasyon sonrası ani hipotansiyonun başlıca nedenidir. Buna karşılık sol ventrikül yetmezliğinde art yükü azaltarak yararlı olabilir.
Klinik tuzakların başında, kan basıncının debinin göstergesi sayılması gelir; damar direncindeki artış, düşük debiye karşın basıncı normal tutabilir ve bu "gizli şok" tablosunu yaratır. Bir diğeri, tek bir ölçüme dayanarak karar verilmesidir; asıl bilgi, girişim öncesi ve sonrası değerlerin karşılaştırılmasındadır. Ayrıca ekokardiyografik hesaplamada çıkım yolu çapının küçük bir ölçüm hatasının, karesi alındığı için sonuca büyük oranda yansıdığı unutulmamalıdır.
Eş anlamlılar
- Kalp debisi
- Kardiyak output