Optik kiazma
Optik kiazma (İng. optic chiasm; Yun. chiasma "çapraz"), iki optik sinirin birleşerek liflerin kısmen çaprazlaştığı yapıdır. Sella turcicanın hemen üzerinde yer alır ve görme alanı bozukluklarının anatomik temelini oluşturur.
Etimoloji
Ad, Yunanca chiasma (çapraz, X biçimi) sözcüğünden gelir; yapının çapraz görünümünü betimler ve Yunan alfabesindeki khi harfine gönderme yapar.
Klinik bağlam
Kiazmanın klinik önemi, çaprazlaşmanın kısmi olmasından kaynaklanır: her iki gözün burun tarafındaki (nazal) retina liflerinin karşı tarafa geçmesi, dış (temporal) liflerin ise aynı tarafta kalmasıdır. Nazal retina, görme alanının dış yarısını algılar. Dolayısıyla kiazmanın ortasına yapılan bir bası, her iki gözün nazal liflerini keser ve görme alanının dış yarılarının kaybına — bitemporal hemianopsi — yol açar. Bu bulgu, lezyonu kesin biçimde kiazmaya yerleştirir ve nörolojik muayenenin yerleştirme gücünü gösteren klasik örneklerdendir.[1]
Görme yolunun farklı düzeylerindeki lezyonlar, farklı örüntüler yaratır: kiazmadan önceki lezyon tek gözde görme kaybı, kiazma sonrası lezyonlar ise her iki gözde aynı taraftaki alanın kaybı (homonim hemianopsi) yapar. Bu ayrım, tek bir muayeneyle lezyonun kiazmaya göre yerinin belirlenmesini sağlar.
En sık neden hipofiz adenomudur; tümör sella içinden yukarı doğru büyüyerek kiazmaya bastırır. Diğer nedenler arasında kraniyofarenjiyoma, meningiom, hipofiz bezi apopleksisi, anevrizmalar, glioma, inflamatuvar ve demiyelinizan hastalıklar ile travma bulunur.
Klinik açıdan kritik bir nokta, bitemporal görme alanı kaybının hastalar tarafından çoğunlukla fark edilmemesidir. Kayıp yavaş geliştiğinden ve merkezi görme uzun süre korunduğundan, hastalar sıklıkla yakınma bildirmez; kayıp ancak alan muayenesiyle ortaya çıkar. Bazı hastalar yandan gelen nesneleri fark edememeyle ilişkili kazalar ya da sakarlık tanımlar. Bu nedenle sella bölgesi patolojisi bulunan ya da bundan kuşkulanılan her hastada görme alanı muayenesi zorunludur; kaba konfrontasyon testi yetersiz kalabileceğinden, formal perimetri istenir.
Değerlendirmede görme keskinliği, renkli görme, pupil yanıtları ve göz dibi muayenesi de yapılır; uzun süreli basıda optik atrofi gelişebilir. Görüntülemede seçkin yöntem manyetik rezonans görüntülemedir.
Tedavi nedene yöneliktir. Prolaktin salgılayan adenomlarda dopamin agonistleri tümörü küçülterek görme alanını düzeltebilir — bu, cerrahiye gerek kalmadan bulguların gerilediği önemli bir istisnadır. Diğer kitlelerde transsfenoidal ya da uygun cerrahi yaklaşımla dekompresyon uygulanır. Basının süresi ve derecesi, görme işlevinin geri kazanılma olasılığını belirler; erken girişim daha iyi sonuç verir. Hipofiz apopleksisi, ani görme kaybı ve baş ağrısıyla ortaya çıkan acil bir tablodur ve eşlik eden adrenal yetmezlik nedeniyle gecikmeden kortikosteroid desteği gerektirir.[2]
Ameliyat çevresi dönemde, cerrahinin başarısı görme alanının düzelmesiyle değerlendirilir; bu nedenle girişim öncesi ve sonrası formal alan ölçümü kayda geçirilir. Ayrıca transsfenoidal cerrahi sonrası diabetes insipidus ve beyin omurilik sıvısı kaçağı açısından izlem yapılır.
Klinik tuzakların başında, görme alanı muayenesinin atlanması gelir; hasta yakınmadığı için bulgu aranmazsa tanı yalnızca ileri evrede konur. Bir diğeri, tek gözle yapılan kaba muayenenin bitemporal kaybı gösteremeyebilmesidir — her göz ayrı ayrı ve tüm kadranlar taranarak değerlendirilmelidir.
Eş anlamlılar
- Chiasma opticum
- Görme siniri çaprazı