İçeriğe atla

Otoinflamatuar

DrSozluk sitesinden

Otoinflamatuar (İng. autoinflammatory), otoantikor ve antijene özgü T hücre yanıtı olmaksızın, doğal bağışıklık sisteminin aşırı etkinleşmesiyle ortaya çıkan iltihabi hastalıkları tanımlayan terimdir.

Etimoloji

Yunanca autos (kendi) ön eki ile Latince inflammare (tutuşturmak) fiilinden türeyen iltihap teriminin birleşimidir.

Klinik bağlam

Kavram, otoimmün hastalıklardan kesin biçimde ayrılır. Otoimmün hastalıklarda edinsel bağışıklık — otoantikorlar ve antijene özgü T hücreleri — hedefe yönelik saldırı gerçekleştirir. Otoinflamatuar hastalıklarda ise doğal bağışıklık sistemi, belirli bir hedef olmaksızın denetimsiz biçimde etkinleşir; otoantikor bulunmaz. Bu ayrım, hem tanısal testlerin yorumunu hem tedavi seçimini belirler.[1]

Merkezinde inflamazom adı verilen hücre içi protein topluluğu bulunur. Bu düzenek, interlökin-1 üretimini denetler; ilgili genlerdeki bozukluklar sürekli etkinleşmeye ve yinelenen iltihap ataklarına yol açar.

Prototip hastalık ailevi Akdeniz ateşidir. Yinelenen ateş atakları, karın ağrısı, göğüs ağrısı, eklem tutulumu ve deri döküntüsüyle seyreder; ataklar kendiliğinden geçer ve arada hasta tümüyle iyidir. Karın ağrısı atakları sıklıkla apandisit sanılarak gereksiz ameliyatlara yol açar; bu, alanın en bilinen tuzağıdır.

Tedavi edilmeyen olgularda en ciddi komplikasyon amiloidozdur; böbrek yetmezliğine ilerler. Kolşisin tedavisi hem atakları önler hem amiloidoz gelişimini engeller; bu nedenle atakları seyrek olan hastalarda bile tedavi sürdürülür. Bu ilke sıklıkla yanlış anlaşılır ve hastalar ilacı keser.

Kolşisine yanıt vermeyen olgularda interlökin-1 yolağını engelleyen ilaçlar etkilidir.

Diğer hastalıklar arasında kriyopirin ilişkili sendromlar, tümör nekroz faktörü almacı ilişkili sendrom, hiperimmünoglobulin D sendromu, erişkin Still hastalığı, sistemik başlangıçlı çocukluk çağı artriti, Behçet hastalığı ve gut sayılır. Gut, kristallerin inflamazomu etkinleştirmesiyle geliştiğinden bu çerçevede değerlendirilir.

Laboratuvarda ataklar sırasında C-reaktif protein, serum amiloid A ve sedimentasyon yükselir; otoantikorlar negatiftir. Otoantikorların bulunmaması, hastalığın dışlanması için değil, tam tersine bu grubun düşünülmesi için bir ipucudur. Bu, klinikte sık yapılan bir yorum hatasıdır.

Ataklar arasında belirteçlerin normale dönmemesi, süregen iltihabı ve amiloidoz riskini gösterir; bu nedenle atak dışı dönemde de ölçüm yapılır.

Tanıda klinik ölçütler ve genetik inceleme kullanılır; ancak genetik sonucun negatif olması tanıyı dışlamaz, çünkü tüm bozukluklar tanımlanmış değildir. Tanı klinik temellidir.

Ayırıcı tanıda yinelenen enfeksiyonlar, otoimmün hastalıklar ve kanserler değerlendirilir; açıklanamayan yinelenen ateş tablolarında bu grup akla getirilmelidir.

Eş anlamlılar

  • Otoinflamatuar hastalıklar
  • Periyodik ateş sendromları

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Firestein GS ve ark. (ed.), Firestein & Kelley's Textbook of Rheumatology, 11. baskı, 2021.