İçeriğe atla

Prolaktin

DrSozluk sitesinden

Prolaktin (İng. prolactin), hipofiz ön lobundan salgılanan ve başlıca süt üretimini uyaran peptit hormondur.

Etimoloji

Latince pro (için) ve lac (süt) sözcüklerinden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Hormonun düzenlenmesi, diğer hipofiz hormonlarından farklıdır: hipotalamus tarafından baskılayıcı denetim altında tutulur ve bu baskılamayı sağlayan aracı dopamindir. Bu nedenle hipofiz sapının kesilmesi ya da baskı altında kalması, diğer hormonların eksikliğine yol açarken prolaktin düzeyini yükseltir. Aynı ilke, dopamin blokajı yapan ilaçların neden hiperprolaktinemi yarattığını da açıklar.[1]

Fizyolojik olarak gebelikte ve emzirme döneminde düzey belirgin biçimde yükselir; meme dokusunda süt üretimini sağlar. Ayrıca uyku, stres, göğüs duvarı uyarımı, cinsel ilişki ve egzersiz geçici yükselmelere yol açar. Yüksek düzeyler gonadotropin salgısını baskılar; bu, emzirme döneminde adet düzensizliğinin nedenidir ve patolojik yükselmelerde hipogonadizm tablosunu doğurur.

Hiperprolaktineminin nedenleri dört grupta toplanır. Fizyolojik nedenler gebelik ve emzirmedir. İlaçlar en sık patolojik nedendir: antipsikotikler — özellikle risperidon ve tipik ajanlar —, metoklopramid ve domperidon, bazı antidepresanlar, verapamil, opioidler ve östrojenler. Hipofiz nedenleri arasında prolaktin salgılayan adenom — prolaktinoma — ve sap basısı yaratan diğer sellar kitleler bulunur. Sistemik nedenler hipotiroidi, kronik böbrek hastalığı, siroz ve göğüs duvarı lezyonlarıdır. Bu nedenle ilk adım gebeliğin dışlanması, ilaç listesinin gözden geçirilmesi ve tiroit ile böbrek işlevinin değerlendirilmesidir.

Klinik tabloda kadınlarda adet düzensizliği, amenore, galaktore ve kısırlık; erkeklerde cinsel istek azalması, erektil işlev bozukluğu, jinekomasti ve kısırlık görülür. Erkeklerde belirtiler daha sinsi olduğundan tanı geç konur ve tümör tanı anında daha büyüktür. Büyük adenomlarda baş ağrısı ve optik kiazma basısına bağlı görme alanı kaybı eklenir. Uzun süren hipogonadizm kemik kaybına yol açar.

Ölçümde iki tuzak önemlidir. Birincisi kanca etkisidir: çok yüksek düzeylerde bazı test yöntemleri yanlış biçimde düşük sonuç verir; büyük hipofiz kitlesi bulunan hastada beklenmedik biçimde normal ölçülen değer, örneğin seyreltilerek yinelenmesini gerektirir. İkincisi makroprolaktinemidir: biyolojik olarak etkisiz büyük moleküllü biçimin ölçüme karışması, belirti olmaksızın yüksek değer verir; bu durumda çökeltme yöntemiyle doğrulama yapılır. Her iki tuzağın bilinmemesi, gereksiz görüntüleme ve tedaviye ya da tanının atlanmasına yol açar.

Belirtili ve doğrulanmış yükseklikte hipofiz manyetik rezonans görüntülemesi yapılır; kitle saptanırsa diğer hipofiz eksenleri ve görme alanı değerlendirilir.

Tedavi nedene göre belirlenir. İlaç kaynaklı yükseklikte, mümkünse sorumlu ilacın değiştirilmesi düşünülür; psikiyatrik tedavi gerekiyorsa karar ilgili uzmanla birlikte verilir. Prolaktinomada birinci basamak tedavi cerrahi değil, dopamin agonistleridir; bu ilaçlar hem hormon düzeyini normale getirir hem tümör boyutunu belirgin biçimde küçültür. Bu, hipofiz tümörleri arasında ilaçla tedavi edilen ender örnektir ve klinik açıdan önemli bir ayrıntıdır. Cerrahi, ilaca yanıtsız, tolere edilemeyen ya da acil dekompresyon gerektiren olgulara ayrılır. Dopamin agonistlerinin yan etkileri bulantı, ortostatik hipotansiyon, baş dönmesi ve ender olarak dürtü denetim bozukluklarıdır; yüksek dozlarda kapak hastalığı bildirilmiştir.

Gebelik planlayan hastada tedavi ve izlem ayrıca planlanır; gebelikte hipofiz büyüyebileceğinden büyük adenomlarda görme alanı izlemi önerilir.

Prolaktin düzeyi, nöbet ile psikojenik nöbet ayrımında yardımcı olarak da kullanılmıştır; jeneralize nöbetten kısa süre sonra yükselir. Ancak duyarlılığı sınırlıdır ve tek başına tanı koydurmaz.

Eş anlamlılar

  • Laktojenik hormon

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.