İçeriğe atla

Prostat kanseri

DrSozluk sitesinden

Prostat kanseri (İng. prostate cancer), prostat bezinden köken alan kötü huylu tümördür.

Etimoloji

Yunanca prostates (önde duran) sözcüğünden gelen prostat terimi ile kanser sözcüğünün birleşimidir.

Klinik bağlam

Tümörlerin büyük bölümü adenokarsinomdur ve bezin dış bölgesinden köken alır.[1]

Bu yerleşim, hastalığın en önemli klinik özelliğini açıklar.

Dış bölge, idrar kanalından uzaktadır; bu nedenle erken evrede idrar yakınması oluşmaz.

Buna karşın iyi huylu prostat büyümesi iç bölgeden kaynaklanır ve erken yakınma verir.

Bu ayrım, idrar yakınmasının bulunmamasının kanseri dışlamadığını gösterir.

Bu tuzak, hasta ve hekim düzeyinde en yaygın yanılgılardan biridir.

Risk etkenleri ileri yaş, aile öyküsü ve etnik köken olarak sıralanır.

BRCA gen değişiklikleri, hem riski hem hastalığın saldırganlığını artırır.

Bu ilişki, genetik değerlendirmenin giderek daha çok önerilmesine yol açmıştır.

Tanıda prostat özgül antijeni ölçümü ve makat yoluyla muayene kullanılır.

Bu belirteç, tümöre değil dokuya özgüldür; bu ayrım son derece önemlidir.

Bu nedenle iyi huylu büyüme, prostat iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu ve girişimler düzeyi yükseltir.

Bisiklete binmek ve boşalma da geçici artışa yol açar.

Buna karşın 5-alfa redüktaz engelleyicileri düzeyi yaklaşık yarıya düşürür.

Bu bilinmediğinde, ölçülen değer yanlış biçimde güven verici sanılır ve tanı gecikir.

Bu tuzak, ilaç kullanan hastada özellikle önemlidir.

Kesin tanı biyopsiyle konur; günümüzde biyopsi öncesi manyetik rezonans görüntüleme önerilmektedir.

Bu yaklaşım, önemsiz tümörlerin saptanmasını azaltır ve gereksiz biyopsiyi önler.

Gleason skorlaması, tümörün mikroskobik derecesini gösterir ve seyri öngörür.

Hastalığın en özgün yanı, birçok olgunun yavaş seyretmesidir.

Bu nedenle aşırı tanı ve aşırı tedavi, alanın temel sorunudur.

Nitekim birçok erkek, bu hastalıkla değil bu hastalıktan bağımsız nedenlerle yaşamını yitirir.

Bu kavrayış, aktif izlem seçeneğinin geliştirilmesine yol açmıştır.

Düşük riskli hastalarda tedavi ertelenir; düzenli izlemle ilerleme araştırılır.

Bu yaklaşım, cinsel işlev ve idrar tutma sorunlarının önlenmesini sağlar.

Tedavi seçenekleri cerrahi, radyoterapi ve hormon baskılayıcı tedavilerdir.

Hormon tedavisi kemik kaybı, metabolik bozukluk ve kalp-damar riski artışına yol açar.

Kemiğe yayılım tipiktir; ağrı ve omurilik basısı gelişebilir.

Eş anlamlılar

  • Prostat karsinomu

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Partin AW ve ark. (ed.), Campbell-Walsh-Wein Urology, 12. baskı, 2021.