Romatoid artrit
Romatoid artrit (İng. rheumatoid arthritis), simetrik ve küçük eklemleri tutan, sinovyal zarın iltihabıyla giden kronik otoimmün hastalıktır.
Etimoloji
Yunanca akıntı anlamındaki rheuma ile eklem iltihabını belirten "artrit" sözcüğünden oluşur.
Klinik bağlam
Hastalığın temelinde, sinovyal zarda gelişen kronik iltihap ve pannus adı verilen aşındırıcı dokunun oluşması yatar. Bu doku kıkırdağı ve kemiği yıkarak kalıcı eklem hasarına yol açar. Süreçte tümör nekroz faktörü alfa, interlökin-6 ve T ile B hücreleri merkezî rol oynar; bu aracıların hedeflenmesi, tedavideki en önemli gelişmeyi sağlamıştır.[1]
Klinik tabloda bir saatten uzun süren sabah tutukluğu, el ve ayak küçük eklemlerinde simetrik şişlik, ağrı ve hassasiyet bulunur. El parmaklarının uç eklemlerinin korunması, osteoartritten ayırt edici bir bulgudur. İlerlemiş olgularda ulnar deviasyon, kuğu boynu ve düğme iliği deformiteleri gelişir. Halsizlik, hafif ateş ve kilo kaybı eşlik edebilir.
Eklem dışı tutulumlar önemlidir: romatoid nodüller, kuru göz ve ağız, plevral efüzyon, interstisyel akciğer hastalığı, perikardit, skleritit, vaskülit ve Felty sendromu. Ayrıca kardiyovasküler hastalık riski belirgin biçimde artmıştır; bu artış geleneksel risk etkenleriyle açıklanamaz ve kronik iltihaba bağlıdır. Bu nedenle kardiyovasküler risk değerlendirmesi tedavinin parçası olmalıdır; sıklıkla ihmal edilen bir noktadır.
Tanıda romatoid faktör ve anti-siklik sitrüline peptit antikorları kullanılır; ikincisi daha özgüldür ve erozif hastalığı öngörür. Ancak antikorların negatif olması tanıyı dışlamaz; seronegatif hastalık bulunmaktadır. Akut faz belirteçleri hastalık etkinliğini yansıtır. Görüntülemede ultrason ve manyetik rezonans, erken dönemde düz grafiden daha duyarlıdır.
En kritik klinik ilke, erken tanı ve erken tedavidir. Kalıcı eklem hasarı ilk aylarda başlar; bu nedenle tanı konur konmaz hastalığı değiştiren tedaviye başlanmalıdır. Bu "fırsat penceresi" kaçırıldığında sonuçlar belirgin biçimde kötüleşir. Bu nedenle iltihabi eklem bulgusu olan hastanın romatoloji değerlendirmesine gecikmeden yönlendirilmesi önerilir.
Tedavide metotreksat temel ilaçtır; folik asit desteğiyle birlikte kullanılır ve yan etki açısından kan sayımı ile karaciğer işlevleri izlenir. Yanıtsız olgularda biyolojik ilaçlar — tümör nekroz faktörü, interlökin-6 ve T hücresi hedefli ajanlar, rituksimab — ve Janus kinaz inhibitörleri kullanılır. Kortikosteroidler, tedavi etkisini beklerken köprü olarak kısa süreli verilir; uzun süreli kullanımdan kaçınılmalıdır.
Bağışıklık baskılayıcı tedavi öncesinde latent tüberküloz ve hepatit B taraması zorunludur; aşılamanın tedaviden önce tamamlanması önerilir ve canlı aşılar tedavi sırasında uygulanmaz. Bu adımların atlanması, yeniden etkinleşen enfeksiyonların en sık nedenidir.
Anestezi açısından özel bir konu, boyun omurgasındaki atlantoaksiyel instabilitedir. Uzun süreli hastalığı olanlarda görülebilir ve boynun aşırı hareketiyle omurilik hasarına yol açabilir. Ameliyat öncesi boyun bulgularının sorgulanması, gerektiğinde görüntüleme yapılması ve dikkatli havayolu yönetimi gerekir. Ayrıca temporomandibular eklem tutulumu ağız açıklığını, krikoaritenoid eklem tutulumu ise gırtlak yapılarını etkileyerek entübasyonu güçleştirebilir; ses kısıklığı ve stridor bu tutulumu düşündürür.
İzlemde hastalık etkinliği ölçekleri kullanılır ve tedavi hedefe yönelik olarak düzenlenir; amaç remisyon ya da düşük hastalık etkinliğidir. Kemik sağlığı, enfeksiyon riski ve kardiyovasküler risk yönetimi izlemin parçasıdır.
Eş anlamlılar
- RA
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.